Yemen'de yıllardır süren çatışmalar yeni bir boyut kazandı. İran destekli Husiler, pazartesi günü Suudi Arabistan topraklarına roket ve insansız hava aracı saldırıları düzenlerken, Yemen hükümeti de Husilerin kontrolündeki başkent Sana'da bulunan uluslararası havalimanına hava saldırısı düzenledi. Bu karşılıklı saldırılar, 2022'de imzalanan ateşkesin ardından tırmanan en ciddi gerilim olarak kayıtlara geçti. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, havalimanı saldırısını doğrularken, Husilerin sivilleri hedef aldığını iddia etti. Husiler ise saldırıyı kınayarak savaşın yeniden alevlendiğini duyurdu.
Havalimanı Saldırısı ve Tepkiler
Yemen Savunma Bakanlığı, Husileri Sana Havalimanı'nı askeri amaçlarla kullanmakla suçladı. Bakanlık açıklamasında, havalimanının Husiler tarafından insansız hava araçları fırlatma rampası olarak kullanıldığı ve saldırının bu nedenle askeri bir hedefe yönelik olduğu belirtildi. Husiler ise havalimanının tamamen sivil bir tesis olduğunu ve saldırıda en az 10 sivilin yaralandığını açıkladı. Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, her iki tarafı da itidal çağrısı yaparak, ateşkesin korunması gerektiğini vurguladı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da saldırının kendilerine yönelik Husilerin provokasyonuna bir yanıt olduğunu savundu.
Husilerin bu hamlesi, sadece Suudi Arabistan'la değil, aynı zamanda Yemen hükümeti ile de ilişkilerini gerdi. Yemen heyeti, Birleşmiş Milletler nezdinde yaptığı açıklamada, Husilerin Sana Havalimanı'nı askeri üs haline getirdiğini ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtti. Husiler ise, Yemen hükümetini 'Suudi Arabistan'ın kuklası' olmakla suçladı. Bu söylemler, taraflar arasında diplomatik bir çözümün zorlaştığını gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki çatışmalar, Orta Doğu'da İran ile Suudi Arabistan arasındaki rekabetin bir yansıması olarak görülüyor. İran'ın Husilere sağladığı askeri destek, Riyad yönetimini rahatsız ederken, Suudi Arabistan da Yemen hükümetine lojistik ve askeri yardım sağlıyor. Bu gerilim, son dönemde İran-Suudi Arabistan yakınlaşmasına rağmen devam ediyor. Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırısı, Tahran ve Riyad arasındaki güveni zedeleyebilir. Aynı zamanda, Yemen'deki insani kriz derinleşiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Yemen'de 20 milyondan fazla insan gıda güvensizliği çekiyor ve 4 milyon kişi yerinden edilmiş durumda. Bu çatışmalar, insani yardımların ulaştırılmasını da zorlaştırıyor. Husilerin limanlara ve havalimanlarına yönelik kontrolü, yardımların akışını kısıtlıyor. Suudi Arabistan'ın havalimanına düzenlediği saldırı ise, bölgede hava sahasının güvenliğini tehlikeye atıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki bu tırmanış, Türkiye'nin bölgesel istikrarına doğrudan etki edebilecek bir gelişmedir. Türkiye, Yemen'deki çatışmaların sona ermesi ve insani yardımların ulaştırılması için BM nezdinde çaba sarf ediyor. Suudi Arabistan ile ilişkilerini de gözeten Türkiye, Husilerin saldırılarının bölgede mezhepçi gerilimi körükleyebileceğini değerlendiriyor. Kızıldeniz'deki deniz ticaret yollarının güvenliği, Türkiye'nin ticari çıkarları açısından kritik öneme sahiptir. Ayrıca, Yemen'de insani krizin derinleşmesi, Türkiye'nin bölgedeki yardım faaliyetlerini olumsuz etkileyebilir. Dolayısıyla, Türkiye'nin çatışmanın tarafları arasında arabuluculuk yapması veya BM sürecine daha aktif katılması beklenebilir.