Güney Carolina Valisi Henry McMaster (R), eyaletin kıdemli senatörü Lindsey Graham'ın (R) geçtiğimiz hafta sonu beklenmedik bir şekilde hayatını kaybetmesinin ardından, boşalan Senato koltuğu için yapacağı atamayı canlı yayınla kamuoyuna duyuruyor. Graham, 11 Haziran'da yapılan ön seçimleri rahatlıkla kazanmış ve Kasım ayındaki genel seçimlerde yeniden seçilmeye kesin gözüyle bakılıyordu. Ancak 69 yaşındaki senatör, Cumartesi günü geçirdiği aort diseksiyonu sonucu hayatını kaybetti. Ön otopsi sonuçlarına göre, ölüm doğal nedenlere bağlı olarak değerlendiriliyor. McMaster'ın yapacağı atama, Graham'ın 2027 Ocak ayına kadar sürecek olan dönemini tamamlayacak. Atama, eyaletin siyasi dengeleri ve ABD Senatosu'ndaki güç dağılımı açısından kritik öneme sahip.
Gelişmenin arka planı: Bir vekaletin beklenmedik sonu
Lindsey Graham, ABD Senatosu'nda 2003'ten bu yana görev yapıyordu ve özellikle dış politika, savunma ve yargı konularında etkili bir isimdi. Senato Yargı Komitesi'nin kıdemli üyesi olan Graham, birçok yüksek mahkeme yargıcının atanmasında kilit rol oynamış, ayrıca Savunma Bakanlığı bütçeleri ve istihbarat faaliyetleri konusunda söz sahibiydi. Ölümü, hem Cumhuriyetçi Parti içinde hem de Washington'da şok etkisi yarattı. Özellikle Senato'daki 50-50 dengesi ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris'in belirleyici oyu ile Demokratların kontrolündeki Senato'da, Graham'ın kaybı Cumhuriyetçiler için önemli bir boşluk anlamına geliyor. Vali McMaster'ın atayacağı kişi, en azından Ocak 2025'e kadar bu koltuğu koruyacak. Eğer atanan kişi genel seçimlerde yarışmaya karar verirse, Kasım ayında yapılacak özel bir seçimde koltuğu 2027'ye kadar garantileme şansı bulacak.
McMaster, daha önce de boşalan Senato koltuklarına atamalar yapmış bir vali. 2017 yılında Jeff Sessions'ın başsavcı olmasıyla boşalan koltuğa Tim Scott'ı atamış, Scott daha sonra yapılan özel seçimleri kazanarak koltuğunu korumuştu. Bu kez de benzer bir senaryo işlemesi bekleniyor. Ancak Graham'ın koltuğu, eyaletin en güvenli Cumhuriyetçi bölgelerinden biri olmasına rağmen, atanacak ismin siyasi geçmişi ve duruşu yakından takip edilecek. Özellikle eski Başkan Donald Trump'ın partideki etkisi göz önüne alındığında, McMaster'ın Trump yanlısı bir isim mi yoksa daha ılımlı bir Cumhuriyetçi mi seçeceği merak konusu.
Bölgesel veya küresel boyut: Senato'daki güç dengesine etkisi
ABD Senatosu'ndaki 50-50'lik denge, Başkan Joe Biden'ın yasama gündeminin ve yargı atamalarının kaderini belirliyor. Graham'ın ölümüyle birlikte Cumhuriyetçiler 49 sandalyeye düşerken, Demokratlar 51 sandalyeye ulaştı. Ancak bu sayı, Başkan Yardımcısı Harris'in oy kullanma hakkıyla birlikte Demokratlara geçici bir avantaj sağlasa da, asıl önemli olan Graham'ın komite başkanlıkları ve uzmanlık alanlarındaki boşluğun nasıl doldurulacağı. Graham, özellikle Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı bütçelerinin onaylanmasında kilit bir figürdü. Ayrıca Rusya ve Çin'e yönelik yaptırımlar, Kuzey Kore politikası ve NATO'nun geleceği gibi konularda etkiliydi. Onun yokluğu, özellikle savunma ve dış politika alanında Senato'nun işleyişini aksatabilir. Ayrıca, Graham'ın İsrail ve Suudi Arabistan ile yakın ilişkileri, bu ülkelerin Washington'daki lobi faaliyetlerini de etkileyebilir.
Atamanın zamanlaması da önemli. Kongre, Eylül ayında bütçe görüşmelerine başlayacak ve hükümetin kapanmasını önlemek için bir harcama yasası çıkarması gerekiyor. Graham'ın koltuğundaki boşluk, bu süreçte Cumhuriyetçilerin elini zayıflatabilir. Öte yandan, atanacak kişinin tecrübesiz olması durumunda, komite çalışmalarında aksamalar yaşanabilir. Bu nedenle McMaster'ın, eyalet temsilcileri, iş dünyası ve parti tabanından gelen talepleri değerlendirerek hızlı bir karar vermesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lindsey Graham'ın ölümü ve koltuğunun doldurulması, Türkiye-ABD ilişkilerini doğrudan etkilemese de, sembolik ve stratejik açıdan önem taşıyor. Graham, Türkiye'ye yönelik sert söylemleriyle biliniyordu; özellikle Suriye politikası, S-400 krizi ve YPG konularında Türkiye karşıtı bir tutum sergilemişti. Onun Senato'daki etkinliği, Türkiye'ye yönelik yaptırım kararlarının alınmasında rol oynamıştı. Yeni atanacak senatörün, Graham kadar Türkiye karşıtı bir çizgide olup olmayacağı, iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği açısından belirleyici olabilir. Eğer McMaster daha ılımlı bir isim atarsa, Türkiye'nin Washington'daki lobi faaliyetleri için kazançlı bir durum oluşabilir. Ancak Trump yanlısı bir ismin atanması halinde, özellikle savunma ve güvenlik konularında mevcut gerilimlerin devam etmesi muhtemel. Ayrıca, Senato'daki güç dengesindeki bu değişimin, ABD'nin genel dış politikasına etkisi yakından takip edilmeli.