ABD öncülüğündeki uluslararası deniz gücü, İran'a yönelik kapsamlı bir deniz ablukasını Salı günü itibarıyla uygulamaya koyacağını duyurdu. ABD Donanmasına bağlı Ortak Denizcilik Bilgi Merkezi (JMIC) tarafından Pazartesi günü yapılan açıklamada, ablukanın İran'ın petrol ihracatını ve stratejik mal ticaretini hedef aldığı belirtildi. Karar, Tahran yönetiminin nükleer programına ve bölgesel faaliyetlerine yanıt olarak alınan yaptırımların en sert adımı olarak değerlendiriliyor. Londra merkezli JMIC, abluka kapsamında Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi'ndeki ticari gemilerin denetleneceğini, İran bayraklı veya İran'a giden/yoldan gelen gemilerin durdurulup aranacağını bildirdi.
Ablukanın arka planı ve kapsamı
ABD yönetimi, İran'ın nükleer anlaşmaya uymadığı gerekçesiyle 2018'de tek taraflı olarak anlaşmadan çekilmiş, ardından 'maksimum baskı' politikası kapsamında İran'a yönelik yaptırımları sertleştirmişti. Son olarak Haziran ayında İran'ın uranyum zenginleştirme oranını yüzde 60'a çıkarması, başta ABD olmak üzere batılı ülkelerde ciddi endişeye yol açtı. ABD Dışişleri Bakanlığı, ablukanın İran'ın petrol gelirlerini keserek nükleer programına kaynak aktarmasını engellemeyi amaçladığını açıkladı. Abluka, Birleşik Krallık, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail'in de aralarında bulunduğu 12 ülkeden oluşan bir deniz koalisyonu tarafından uygulanacak. Koalisyon gemileri, İran karasuları dışında uluslararası sularda devriye gezecek ve şüpheli gördükleri ticari gemilere müdahale edecek. İran'ın askeri gemilerinin ise abluka bölgesine girmesi durumunda doğrudan çatışma riski bulunuyor.
Küresel enerji piyasalarına olası etkisi
İran, günde yaklaşık 2,5 milyon varil ham petrol üretiyor ve bunun büyük bölümünü Asya pazarlarına, özellikle Çin, Hindistan ve Güney Kore'ye ihraç ediyor. Abluka, bu ihracatın büyük ölçüde durması anlamına geliyor. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) verilerine göre, İran'ın ihracattaki kaybı küresel petrol arzını günde yaklaşık 1,5 milyon varil azaltabilir. Bu durum Brent petrolün varil fiyatının 85-90 dolar seviyesinin üzerine çıkmasına neden olabilir. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'ndan geçen toplam petrol miktarının dünya arzının yüzde 20'sine karşılık geldiğini belirterek, ablukanın boğazda bir krize yol açması halinde küresel enerji piyasalarında şok dalgası yaratacağı uyarısında bulunuyor. Çin, Rusya ve Türkiye gibi ülkeler ablukanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunurken, ABD ve Koalisyon güçleri ise kararın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı kararına dayandığını iddia ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü ithal eden bir ülke olarak, İran'a yönelik deniz ablukasından doğrudan etkilenecektir. İran, Türkiye'nin doğal gaz ve petrol tedarikinde önemli bir ortak konumunda. Abluka, Türkiye'nin İran'dan yaptığı enerji ithalatını aksatabilir ve alternatif kaynak bulma maliyetini artırabilir. Ayrıca Türkiye, İran'la 25 milyar doları bulan ticaret hacmine sahip; abluka bu ticareti daraltabilir. Bölgesel olarak bakıldığında, ablukanın Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda askeri gerilimi tırmandırması, Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle olan ekonomik ve diplomatik ilişkilerini de test edebilir. Türkiye, ablukanın uluslararası hukuka uygunluğunu sorgularken, ABD ve Koalisyon güçleriyle ittifak ilişkilerini dengelemek zorunda kalacak.