Venezuela'da iki hafta arayla meydana gelen 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki depremlerin yıkıcı etkileri sürüyor. Depremlerin üzerinden haftalar geçmesine rağmen, binlerce aile hâlâ enkaz altında kalan yakınlarına ulaşabilmek için çaresizce arama çalışmalarını sürdürüyor. Ülkenin kuzey kıyılarını vuran depremlerde resmî rakamlara göre en az 300 kişi hayatını kaybetti, 2 binden fazla kişi yaralandı. Ancak enkaz altında kalanların sayısının çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Devlet başkanı Nicolas Maduro yönetimi acil durum ilan etmiş olsa da, uluslararası yardım çağrıları yeterli yanıt bulamadı. Ülkenin içinde bulunduğu derin ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlık, felaketin ardından kurtarma çalışmalarını ciddi şekilde sekteye uğrattı. Birçok bölgede ağır iş makineleri yetersiz kalırken, enkaz altından canlı kurtarılanların sayısı her geçen gün azalıyor.
Depremlerin Arka Planı ve Siyasi Kriz
Venezuela, 10 Aralık'ta 7.2 büyüklüğündeki ilk depremle sarsıldı. Merkez üssü Karakas'ın 150 kilometre batısında olan deprem, başta Falcon ve Lara eyaletleri olmak üzere geniş bir alanda yıkıma yol açtı. İlk depremin ardından 12 Aralık'ta 7.5 büyüklüğünde ikinci bir deprem meydana geldi. Bu deprem özellikle Zulia eyaletinde binaların çökmesine neden oldu. Depremlerin ardından bölgede 300'den fazla artçı sarsıntı kaydedildi. Maduro hükümeti depremlerin ardından olağanüstü hâl ilan etti ve orduyu kurtarma çalışmalarına sevk etti. Ancak ülkede yıllardır süren ekonomik kriz, petrol gelirlerinin düşmesi ve uluslararası yaptırımlar, kurtarma ekiplerinin yeterli donanıma sahip olmasını engelliyor. Hastanelerde tıbbi malzeme ve personel yetersizliği yaşanırken, depremzedelerin çoğu geçici barınaklarda yaşam mücadelesi veriyor. Arama kurtarma çalışmalarında gönüllü ekipler görev alırken, hükümet uluslararası toplumdan daha fazla yardım talep ediyor.
Depremlerin vurduğu bölgelerde altyapı büyük ölçüde çöktü. Elektrik şebekesi çökerken, su ve haberleşme hatları da zarar gördü. Yolların yıkılması, yardım malzemelerinin bölgelere ulaştırılmasını neredeyse imkânsız hâle getiriyor. Depremzedeler, enkaz altındaki yakınlarına ulaşabilmek için baret takmış bir şekilde çıplak elle kazı yapıyor. Birçok aile haftalardır enkaz başında bekleyerek kayıplarından haber bekliyor. Kurtarma ekipleri, enkaz altında canlı kurtulma ihtimalinin her geçen gün düştüğünü belirtiyor. Ancak aileler, umudun tükenmediğini ve yetkililerin yeterli çabayı göstermediğini söylüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Venezuela'daki depremler, bölgesel jeopolitik dengeleri de etkiliyor. Kolombiya, Brezilya ve Şili gibi komşu ülkeler acil yardım gönderme sözü verdi. Ancak Maduro hükümetine yönelik uluslararası yaptırımlar, yardımların etkin bir şekilde ulaştırılmasını engelliyor. ABD ve Avrupa Birliği, yaptırımların insani yardım akışını engellemediğini savunurken, Venezuela yönetimi bu durumu eleştiriyor. Birleşmiş Milletler depremzedeler için 50 milyon dolarlık acil yardım çağrısı yaptı, ancak şu ana kadar sadece 15 milyon dolar toplanabildi. Rusya ve Çin, Maduro hükümetine destek amacıyla yardım malzemesi gönderdiklerini duyurdu. Bu durum, bölgede ABD ile Rusya arasındaki nüfuz mücadelesini yeniden gündeme taşıdı. Depremler ayrıca Venezuela'nın petrol üretimini de olumsuz etkiledi; ülkenin ana petrol rafinerilerinden biri hasar gördüğü için petrol ihracatı yüzde 20 oranında düştü. Petrol fiyatlarındaki kısa süreli yükseliş, küresel piyasalarda dengeleri değiştirdi. Latin Amerika'da artan doğal afetlerin, bölge ülkelerinin dayanıklılık kapasitelerini sorgulanmasına neden olduğu belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Venezuela'daki depremler, doğrudan Türkiye'yi etkilememekle birlikte, küresel enerji dengeleri açısından Ankara için önemli bir gelişmedir. Venezuela petrol ihracatının düşmesi, petrol fiyatlarında dalgalanmaya yol açabilir; bu durum enerji ithalatında dışa bağımlı Türkiye ekonomisini yakından ilgilendiriyor. Ayrıca Türkiye, Latin Amerika ülkeleriyle son yıllarda diplomatik ilişkilerini güçlendirmektedir. Deprem sonrası Türkiye, Venezuela'ya insani yardım gönderebilir ve bu sayede bölgedeki etkinliğini artırabilir. Ancak Maduro hükümetinin meşruiyetine yönelik uluslararası tartışmalar, yardımların siyasi bir boyut kazanmasına neden olabileceğinden Ankara'nın dengeli bir tutum izlemesi önemlidir. Felaket ayrıca afet yönetimi konusunda Türkiye'nin deneyimlerini paylaşması için bir fırsat sunmaktadır.