ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Cuma günü İran ile yapılan nükleer anlaşmayı eleştiren İsrailli yetkililere yönelik olağanüstü sert bir uyarı yayımladı. Vance, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kabinesindeki üyelere hitaben yaptığı açıklamada, “dünyada kalan tek güçlü müttefikinizi” kaybetmemeleri konusunda uyardı. Bu açıklama, Washington ile Tel Aviv arasında son dönemde derinleşen görüş ayrılıklarının bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Vance'in sözleri, ABD yönetiminin İran'la varılan nükleer anlaşmanın uygulanmasına yönelik baskıları artırdığı bir döneme denk geldi. Beyaz Saray, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlandırmayı ve uluslararası denetimlere izin vermeyi öngören anlaşmanın, Ortadoğu'da istikrar için kritik olduğunu savunuyor. Ancak İsrail, anlaşmanın İran'ın nükleer silah kapasitesini tamamen ortadan kaldırmadığını, aksine rejime ekonomik rahatlama sağlayarak bölgesel tehditleri artırdığını ileri sürüyor. Netanyahu kabinesindeki bazı isimler, anlaşmayı “tarihi bir hata” olarak nitelendirmiş ve ABD'yi İran'a karşı daha sert yaptırımlar uygulamaya çağırmıştı. Vance'in bu eleştirilere yanıtı, ABD-İsrail ilişkilerinde nadir görülen bir sertlikteydi. Başkan Yardımcısı, “Müttefiklik, sadece sizin çıkarlarınıza uygun olduğunda destek almak değildir. Ortak güvenliğimiz için zor kararlar almak zorundayız” ifadelerini kullandı. Analistler, bu açıklamanın Biden yönetiminin İran politikasında geri adım atmayacağının bir işareti olduğunu belirtiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Vance'in uyarısı, sadece İsrail'le değil, aynı zamanda Körfez ülkeleri ve Avrupa müttefikleriyle de ilişkileri etkileyebilecek bir boyut taşıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran anlaşmasına temkinli yaklaşırken, anlaşmanın bölgesel dengeyi değiştireceğinden endişe ediyor. Avrupa Birliği ise anlaşmayı destekleyerek diplomasiye vurgu yapıyor. Vance'in sert tonu, ABD'nin müttefiklerinden beklentilerini net bir şekilde ortaya koyuyor: Washington, İran konusunda kendi stratejisini belirlerken, müttefiklerinin bu stratejiye uyum sağlamasını bekliyor. Öte yandan, İsrail'in olası bir askeri müdahale seçeneğini masada tuttuğu biliniyor. Netanyahu yönetimi, İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırı planlarını sürdürürken, ABD'nin bu tür bir adımı engellemeye çalıştığı belirtiliyor. Vance'in açıklamaları, iki ülke arasındaki güven bunalımının derinleştiğine işaret ediyor. Uzmanlar, tansiyonun daha da yükselmesi halinde ABD'nin İsrail'e yönelik askeri yardımları yeniden gözden geçirebileceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İsrail arasındaki bu gerilim, Türkiye'nin Ortadoğu politikasını doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Ankara, İran nükleer anlaşmasına prensipte destek verirken, bölgede İran'ın nüfuzunu dengelemek için İsrail'le ilişkilerini de belirli bir düzeyde tutuyor. Vance'in İsrail'e yönelik sert uyarısı, Türkiye'nin ABD ile olan müttefiklik ilişkisinde de benzer bir dinamik yaratabilir. Zira Washington, İran konusunda Türkiye'den de daha fazla iş birliği bekliyor. Ancak Türkiye, İran'la enerji ticareti ve sınır güvenliği gibi hassas konularda çıkar dengesini gözetmek zorunda. Bu gelişme, Türk diplomasisinin hem ABD hem de İsrail'le olan angajmanını yeniden değerlendirmesine neden olabilir.