İsrail güçleri, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ardından düzenlediği saldırılarda 1.000'den fazla Filistinlinin ölümüne yol açtı. Son olarak Gazze Şehri'nde bir araca yönelik saldırıda en az üç Filistinli hayatını kaybetti. Saldırı, ateşkesin uygulanmasına yönelik müzakerelerin sürdüğü bir dönemde gerçekleşti ve taraflar arasındaki güveni daha da zedeledi. Hamas yetkilileri, İsrail'in ateşkesi ihlal ettiğini belirtirken, İsrail ordusu hedeflerin 'terörist unsurlar' olduğunu savunuyor.
Gelişmenin Arka Planı
19 Ocak'ta varılan ateşkes, 7 Ekim 2023'te başlayan ve Gazze'de büyük yıkıma yol açan savaşı sona erdirmeyi amaçlıyordu. Ateşkesin ilk aşamasında rehine takası ve insani yardım koridorlarının açılması planlanmıştı. Ancak İsrail, Hamas'ın askeri kanadını tamamen etkisiz hale getirme hedefinden vazgeçmedi. Son haftalarda özellikle kuzey Gazze'de saldırılar yoğunlaştı. Birleşmiş Milletler verilerine göre ateşkes sonrası ölenlerin yarısından fazlası kadın ve çocuk. İsrail, saldırıların 'operasyonel ihtiyaçlar' gereği olduğunu öne sürse de uluslararası toplum ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için çağrıda bulunuyor.
Gazze'deki sağlık yetkilileri, hastanelerin yetersiz kaldığını ve tıbbi malzeme sıkıntısının had safhada olduğunu bildiriyor. Yaralıların büyük kısmı, abluka nedeniyle gerekli tedaviyi alamıyor. Bu durum, insani krizi derinleştiriyor ve bölgeden göç dalgalarını tetikliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gazze'deki çatışmalar, Ortadoğu'da geniş çaplı bir istikrarsızlık tehdidi oluşturuyor. İsrail'in saldırıları, sadece Filistin topraklarını değil, aynı zamanda Lübnan, Suriye ve İran ile ilişkileri de gerginleştiriyor. Hizbullah liderleri, İsrail'in ateşkesi ihlal etmesi durumunda karşılık vereceklerini sinyalini verdi. ABD ve Avrupa Birliği, İsrail'e askeri desteği kesme tehdidinde bulunsa da Washington, Tel Aviv'e silah sevkiyatına devam ediyor. Rusya ve Çin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde ateşkes kararının uygulanmasını talep ediyor. Arap Birliği ise İsrail'in 'savaş suçu' işlediğini belirten bir rapor yayımladı. Küresel kamuoyunda artan tepkilere rağmen, İsrail'in askeri operasyonlarına devam etmesi, iki devletli çözümün uygulanabilirliğini sorgulatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krize karşı duyarlılığını sürdürmekte ve İsrail'e yönelik eleştirilerini artırmaktadır. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgede arabuluculuk rolünü zora sokabilir; zira ateşkesin kalıcı hale gelmemesi, Ankara'nın Hamas ile İsrail arasında kurmaya çalıştığı diyaloğu olumsuz etkileyecektir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji işbirliği projeleri (örneğin, İsrail doğalgazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınması) bu tür çatışmalar nedeniyle sekteye uğrayabilir. Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek, İslam dünyasında prestijini artırsa da, Batı ile ilişkilerinde gerilim yaratma potansiyeli taşımaktadır. Bu nedenle, Ankara'nın hem insani yardımları sürdürüp hem de diplomatik dengeleri koruması kritik öneme sahiptir.