ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, İran ile nükleer program konusunda yapılacak ilk tur müzakereler öncesinde Cumartesi günü İsviçre'ye hareket etti. Görüşmelerin, Pazar günü İsviçre'nin ünlü Burgenstock kayak merkezinde başlaması bekleniyor. Bu, 2015 nükleer anlaşmasının bozulmasından bu yana iki ülke arasında doğrudan yapılan en kapsamlı diplomatik temas olacak.
Görüşmelerin arka planı ve önemi
Vance'in başkanlık edeceği ABD heyeti, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması ve uluslararası denetimlere izin verilmesi konularında mutabakat arayacak. Önceki ABD yönetiminin 2018'de tek taraflı olarak çekildiği Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) çerçevesinde Tahran, yaptırımların hafifletilmesi karşılığında nükleer çalışmalarını kısıtlamayı kabul etmişti. Ancak anlaşmanın çökmesinin ardından İran, zenginleştirme seviyesini yüzde 60'a kadar yükselterek uluslararası toplumun endişelerini artırdı. ABD'nin yeni yönetimi, müzakerelerin yeniden başlatılması için İran'ın yapıcı adımlar atmasını bekliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Görüşmelerin başarısı, sadece ikili ilişkileri değil, aynı zamanda Orta Doğu'daki güç dengelerini de etkileyecek. İran'ın nükleer programı, İsrail başta olmak üzere Körfez ülkeleri tarafından da yakından izleniyor. İsrail, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasını engellemek için askeri seçenekler dahil her türlü yolu kullanabileceğini defalarca sinyallemişti. Bu müzakereler, bölgede olası bir silahlanma yarışını önleme potansiyeli taşıyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler de süreci desteklediklerini açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la uzun bir sınıra sahip olması ve enerji ihtiyacının bir kısmını İran doğalgazıyla karşılaması nedeniyle bu görüşmeleri yakından takip ediyor. İran'a uygulanan yaptırımların hafifletilmesi, Türkiye'nin enerji ticaretini olumlu etkileyebilir. Ayrıca, nükleer bir İran'ın bölgesel istikrarı tehdit etmesi durumunda Türkiye'nin güvenlik politikaları da yeniden şekillenmek zorunda kalabilir. Bu nedenle Ankara, diplomatik çözümden yana bir tutum izlemekte ve süreci desteklediğini ifade etmektedir.