Utah Valisi Spencer Cox, eyalet genelinde büyüyen orman yangınlarıyla mücadele kapsamında olağanüstü hal ilan etti ve 5 Temmuz’a kadar kişisel havai fişek kullanımını geçici olarak yasakladı. Son günlerde şiddetlenen kuraklık ve yüksek sıcaklıkların tetiklediği yangınlar, yerleşim bölgelerini tehdit ederken binlerce dönüm araziyi küle çevirdi. Yetkililer, tahliye emirlerinin yürürlükte olduğu bölgelerde can kaybı yaşanmadığını ancak maddi hasarın büyük olduğunu belirtiyor.
Yangınların Arka Planı ve Alınan Önlemler
Utah’ta geçtiğimiz hafta başlayan ve hızla yayılan “Silver Fire” ve “North Fire” adlı iki büyük yangın, eyaletin güney ve orta kesimlerinde etkili oluyor. Kuru fırtınalar ve saatte 60 kilometreye varan rüzgarlar yangınların kontrol altına alınmasını zorlaştırıyor. Utah Orman Hizmetleri verilerine göre şu ana kadar 12 bin dönümden fazla alan yandı ve yalnızca yüzde 10’u kontrol altına alınabildi. Vali Cox, düzenlediği basın toplantısında “Bu yangınlar mevsim normallerinin çok üzerinde bir hızla ilerliyor. Vatandaşlarımızın güvenliği için tüm kaynakları seferber ettik” dedi.
Yangınlarla mücadele kapsamında Ulusal Muhafız birlikleri de görevlendirilirken, itfaiye ekipleri havadan ve karadan müdahaleyi sürdürüyor. Eyalet yönetimi, özellikle Bağımsızlık Günü kutlamaları öncesinde havai fişeklerin yangın riskini artırdığına dikkat çekerek yasağın 5 Temmuz’a kadar uzatıldığını duyurdu. Yasak, eyalet genelindeki tüm kamu arazilerini ve özel mülkleri kapsıyor; ihlal edenlere 1.000 dolara kadar para cezası uygulanacağı bildirildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Utah’taki yangınlar, Batı ABD’de son yıllarda artan orman yangınlarının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. İklim değişikliğine bağlı kuraklık ve aşırı sıcaklık dalgaları, bölgeyi yangınlara karşı daha savunmasız hale getiriyor. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) verilerine göre, ülke genelinde bu yıl çıkan yangınların sayısı geçen yıla kıyasla yüzde 30 arttı. Utah özelinde ise Mart ayından bu yana 200’den fazla yangın kayıtlara geçti. Uzmanlar, yangın sezonunun daha da uzayacağını ve söndürme maliyetlerinin milyarlarca doları bulabileceğini öngörüyor.
Öte yandan, yangınların yaydığı duman bulutları komşu eyaletlere de sıçrayarak hava kalitesini olumsuz etkiliyor. Colorado ve Nevada’da da hava kalitesi uyarıları yapıldı. Federal hükümet, yangın bölgelerine ek yardım göndermeye hazırlanırken, Başkan Joe Biden yönetimi eyaletlere daha fazla fon sağlanması için Kongre’ye çağrıda bulundu. Bu durum, ABD’de afet yönetimi ve iklim değişikliği politikalarını yeniden tartışmaya açtı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Utah yangınları, iklim değişikliğinin küresel ölçekte yarattığı tehditlerin bir örneği olarak Türkiye için de dersler barındırıyor. Türkiye, özellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinde benzer kuraklık ve yangın riskleriyle karşı karşıya. 2021’de Manavgat ve Marmaris’te yaşanan büyük yangınların ardından alınan önlemlerin yetersiz kaldığı eleştirileri hatırlanırsa, Utah’taki erken uyarı ve hızlı müdahale sistemi Türkiye için model olabilir. Ayrıca, ABD’nin afet yönetimine ayırdığı kaynaklar, Türkiye’nin yangın söndürme uçakları ve ekipman kapasitesini artırma ihtiyacını bir kez daha gündeme getiriyor. Küresel sıcaklık artışlarının orman yangınlarını şiddetlendirmesi, iki ülkeyi de benzer risklerle karşı karşıya bırakan ortak bir sorun olarak öne çıkıyor.