6 Haziran 1967'de, Altı Gün Savaşı sırasında İsrail savaş uçakları ve torpido botları, Akdeniz'de seyreden ABD istihbarat gemisi USS Liberty'ye saldırdı. Saldırıda 34 Amerikan askeri öldü, 171 kişi yaralandı. Olay, ABD ile İsrail arasında büyük bir diplomatik krize yol açtı ancak resmi olarak 'dost ateşi' olarak kapatıldı. Al Jazeera muhabiri Ava Warriner'ın hazırladığı belgesel, saldırının ayrıntılarını ve sonrasındaki örtbas girişimini gün yüzüne çıkarıyor.
Gelişmenin Arka Planı
USS Liberty, ABD Donanması'na ait bir istihbarat toplama gemisiydi. Görevi, Altı Gün Savaşı sırasında Mısır ve İsrail arasındaki iletişimi izlemekti. Gemi, Mısır kıyılarının yaklaşık 25 kilometre açığında uluslararası sularda seyrediyordu. İsrail, geminin kendilerine ait olduğunu zannettiğini iddia etti. Ancak ABD'li yetkililer, geminin büyük bir ABD bayrağı taşıdığını ve saldırının kasıtlı olduğunu savundu.
Saldırı saat 14.00 sularında başladı. İsrail Mirage ve Mystère savaş uçakları gemiyi roket ve makineli tüfekle taradı. Ardından torpido botları gelerek geminin gövdesine üç torpido gönderdi. Saldırı yaklaşık 75 dakika sürdü. Gemi ağır hasar aldı, mürettebat can kurtaran botları indiremedi. Yardım çağrıları üzerine bölgeye gönderilen ABD savaş uçakları, İsrail'in saldırıyı durdurduğunu bildirmesi üzerine geri çağrıldı.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Olayın hemen ardından hem ABD hem İsrail hükümetleri konuyu örtbas etmeye çalıştı. ABD Başkanı Lyndon B. Johnson, İsrail ile ilişkileri zedelememek için soruşturmanın kapsamını daralttı. İsrail, saldırının yanlış kimlik tespitinden kaynaklandığını söyleyerek özür diledi ve tazminat ödedi. Ancak birçok eski istihbarat görevlisi ve asker, saldırının kasıtlı olduğunu ve geminin radyo dinleme faaliyetlerini durdurmak için yapıldığını iddia ediyor.
Belgesel, dönemin ABD Dışişleri Bakanı Dean Rusk ve Savunma Bakanı Robert McNamara'nın da dahil olduğu üst düzey yetkililerin, saldırıyı örtbas etmek için ellerinden geleni yaptığını ortaya koyuyor. ABD Kongresi'nde 2007 yılında yapılan bir oturumda, bazı milletvekilleri olayın yeniden soruşturulmasını talep etti ancak sonuç alınamadı.
USS Liberty saldırısı, ABD-İsrail ilişkilerinde hala hassas bir konu. Bazı çevreler, İsrail'in o dönemde ABD'yi de hedef alan bir saldırıyı planlayabileceğine dair komplo teorileri üretiyor. Ancak resmi tarih, olayı 'dost ateşi' olarak kaydetmiştir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
USS Liberty olayı, müttefik ülkeler arasında yaşanan örtbas edilmiş saldırıların klasik bir örneğidir. Türkiye için bu, uluslararası ilişkilerde şeffaflık ve güvenin ne kadar kırılgan olduğunu hatırlatıyor. Özellikle Doğu Akdeniz'de artan enerji gerilimleri ve NATO müttefikleri arasındaki güven sorunları göz önüne alındığında, benzeri görülmemiş bir olayın Türkiye'nin çıkarlarını da etkileyebileceği unutulmamalıdır. ABD ve İsrail'in bu olayı gizleme çabası, ittifaklar içinde hesap verebilirliğin önemini vurguluyor.