Nepal ile Çin arasındaki Himalaya sınır bölgesinde meydana gelen şiddetli ani sellerde en az 540 kişi hayatını kaybetti, 1500'den fazla kişi ise kayboldu. Yetkililer, felaketin ardından kayıpları bulmak için çalışmalarını sürdürüyor ancak artan su baskını riski, kurtarma ekiplerinin işini zorlaştırıyor. Bölgede altyapının büyük ölçüde tahrip olması, yardım çalışmalarını olumsuz etkiliyor.
Sellerin Ardından Kurtarma Çalışmaları
Himalaya bölgesindeki ani seller, geçtiğimiz hafta başlarında etkili oldu. Nepal'in Sindhupalchok ve Dolakha bölgeleri ile Çin'in Tibet Özerk Bölgesi'nin güneyindeki yerleşimler, aşırı yağışların tetiklediği sel ve toprak kaymalarıyla sarsıldı. Nepal İçişleri Bakanlığı yetkilileri, ölü sayısının artabileceğini, kayıp kişilerin çoğunun uzak dağ köylerinde yaşadığını belirtiyor.
Kurtarma ekipleri, helikopterler ve teknelerle ulaşmaya çalıştığı bölgelerde, enkaz altında kalanları arama çalışmalarını sürdürüyor. Ancak sürekli yağan yağmur, nehirlerin taşmasına ve yeni toprak kaymalarına neden olarak ulaşımı engelliyor. Nepal ordusu ve polisi, özel ekiplerle birlikte çalışıyor. Çin tarafında ise Tibet'teki yetkililer, sınır ötesi yardım koordinasyonu için Nepal ile temasa geçti.
Seller ayrıca köprüleri, yolları ve iletişim hatlarını da tahrip etti. Özellikle Araniko Karayolu'nun Çin sınırındaki bölümü, birçok noktadan kesildi. Bu durum, yardım malzemelerinin ve ekiplerin bölgeye ulaşmasını geciktiriyor. Nepal Başbakanı, felaketi 'ulusal trajedi' olarak nitelendirerek uluslararası yardım çağrısında bulundu.
İklim Değişikliğinin Etkisi ve Bölgesel Boyut
Uzmanlar, Himalaya bölgesindeki bu tür ani sellerin sıklığının ve şiddetinin artmasının iklim değişikliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguluyor. Buzulların erimesi ve değişen yağış rejimleri, dağlık bölgelerde sel ve heyelan riskini artırıyor. Nepal, dünyanın en yoksul ülkeleri arasında yer alırken, iklim değişikliğinin etkilerine karşı en kırılgan ülkelerden biri olarak kabul ediliyor.
Bu felaket, yalnızca Nepal'i değil, bölgedeki diğer ülkeleri de ilgilendiriyor. Trans-Himalaya ticaret yolları üzerindeki etkiler, Çin ile Nepal arasındaki ekonomik ilişkileri de olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, bölgedeki hidroelektrik santraller ve altyapı projeleri, sel riski nedeniyle yeniden değerlendirilmek zorunda kalabilir. Hindistan ve Çin gibi komşu ülkeler, Nepal'e yardım teklifinde bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Himalaya bölgesindeki bu doğal afetin doğrudan bir tarafı olmasa da, felaketin küresel iklim değişikliği bağlamında değerlendirilmesi önem taşıyor. Türkiye, benzer iklim kaynaklı afetlerle mücadele eden bir ülke olarak, afet yönetimi ve arama-kurtarma alanındaki deneyimlerini paylaşabilir. Ayrıca, Nepal'e insani yardım göndermek, Türkiye'nin dış politikasındaki yumuşak güç unsurlarından biri olabilir. Bölgedeki Çin etkisinin artması, Türkiye'nin Asya'daki dengeleri gözeten dış politikası açısından izlenmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye, bu tür felaketlerde uluslararası dayanışma çağrılarına destek vererek ve yardım faaliyetlerine katılarak, küresel sorumluluk bilincini gösterebilir.