Küba, yıllardır süren ekonomik ambargo ve derinleşen krizle boğuşurken, en değerli ihracat kalemi olan doktorları sayesinde ayakta kalmaya çalışıyor. Ancak bu hayati sektör, şimdi Donald Trump'ın yeniden başkanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte ciddi bir tehditle karşı karşıya. Trump yönetimi, Küba'nın yurtdışına gönderdiği sağlık çalışanlarını hedef alan yeni yaptırımlar hazırlığında. Bu adım, adanın döviz gelirlerinin omurgasını oluşturan tıbbi misyon programını çökertme potansiyeli taşıyor. Peki, Küba ekonomisi bu darbeyi kaldırabilir mi?
Küba'nın Beyin Göçü Değil, Beyin İhracı
Soğuk Savaş döneminden beri Küba, sosyalist sisteminin bir parçası olarak doktorlarını dünyanın dört bir yanına gönderiyor. Venezuela'dan Angola'ya, Brezilya'dan Katar'a kadar birçok ülke, Kübalı hekimlerin hizmetinden yararlanıyor. Karşılığında ise Havana, bu ülkelerden ciddi miktarda döviz geliri elde ediyor. Resmi rakamlara göre, Küba'nın sağlık hizmetleri ihracatı yılda yaklaşık 6 milyar doları buluyor. Bu, adanın toplam döviz gelirinin önemli bir kısmını oluşturuyor. Özellikle Venezuela'daki petrol karşılığı doktor programı, Küba için hayati önem taşıyor. Karakas, bu anlaşma kapsamında Havana'ya indirimli petrol tedarik ediyor.
Trump'ın ilk döneminde de bu programa yönelik baskılar olmuş, ancak o dönemde tam anlamıyla bir yaptırım uygulanmamıştı. Şimdi ise ekip, çok daha agresif bir yaklaşım benimsiyor. Uzmanlara göre, yeni yaptırımlar sadece Küba'nın döviz gelirlerini hedef almakla kalmayacak, aynı zamanda sağlık çalışanlarının ülkeyi terk etmesine de yol açabilir. Zaten kötü giden ekonomi, bu baskıyla daha da kırılgan hale gelebilir.
Küba Ekonomisi İçin Bir Can Simidi Daha mı Kopuyor?
Küba, pandemi sonrası turizm gelirlerinin dibe vurması, turist akışının durma noktasına gelmesi ve ABD ambargosunun ağırlaştırılmasıyla ciddi bir darboğazdan geçiyor. Gıda, ilaç ve temel ihtiyaç maddelerinde büyük kıtlıklar yaşanıyor. Bu ortamda doktor ihracatı, rejim için neredeyse tek düzenli gelir kaynağı haline gelmiş durumda. Trump'ın bu sektöre müdahalesi, Küba'da siyasi ve sosyal istikrarı tehdit edebilir. Havana'nın bu baskıya karşı koymak için alternatif arayışları ise sınırlı. Çin ve Rusya'dan gelen destek, ABD'nin bu kadar doğrudan bir hedef alması durumunda yetersiz kalabilir. Ayrıca, Küba'nın sağlık alanındaki uluslararası itibarı da bu yaptırımlarla zedelenebilir.
Trump yönetiminin bu hamlesi, sadece Küba için değil, aynı zamanda Kübalı doktorların bulunduğu ülkeler için de ciddi sonuçlar doğurabilir. Özellikle Brezilya ve Karayipler'deki birçok ülke, kırsal ve yoksul bölgelerde Kübalı doktorlara bağımlı durumda. Bu doktorların bir anda çekilmesi, bu ülkelerin sağlık sistemlerinde büyük bir boşluk yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Küba ile olan ilişkileri açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, bölgesel ve küresel dengeleri etkileyebilecek bir potansiyele sahip. Küba'nın doktor ihracatının sekteye uğraması, özellikle Latin Amerika'da sağlık hizmetlerinde aksamalara yol açabilir. Bu durum, Türkiye'nin Afrika ve Orta Doğu'daki sağlık diplomasisi hamleleriyle benzer bir alanda faaliyet gösterdiği için dolaylı rekabet veya işbirliği fırsatları doğurabilir. Ayrıca, ABD'nin bu tür yaptırımları, küresel sağlık güvenliği ve insani yardım tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Türkiye, bu konuda dengeli bir diplomatik duruş sergileyerek, hem Havana ile ilişkilerini koruma hem de ABD ile gerilimi artırmama yönünde adımlar atabilir.