Rusya, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner'in Kiev ziyaretinin hemen ardından Ukrayna başkentini yeniden bombaladı. Görüşmeler sırasında hava saldırılarını geçici olarak durdurma taahhüdü veren Moskova'nın, heyetin ayrılmasından kısa süre sonra saldırılarına devam etmesi dikkat çekti. Ukrayna yetkilileri, saldırılarda en az iki kişinin yaralandığını ve çok sayıda binanın hasar gördüğünü bildirdi.
Ziyaretin Arka Planı ve Ateşkes Taahhüdü
Steve Witkoff ve Jared Kushner, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya gelmek üzere Kiev'e gitti. Görüşmelerde, ABD'nin Ukrayna'ya yönelik askeri ve mali desteğinin geleceği, olası bir ateşkes müzakeresi ve savaşın seyri ele alındı. ABD heyetinin ziyareti sırasında Rusya'nın Kiev'e yönelik saldırılarını durdurması, diplomatik bir nezaket ve güven artırıcı adım olarak yorumlandı. Ancak bu sessizlik uzun sürmedi; heyetin Ukrayna'dan ayrılmasının ardından Rus kuvvetleri, gece saatlerinde başkente yönelik füze ve İHA saldırılarını yeniden başlattı.
Ukrayna Hava Kuvvetleri, saldırıları önleme çabalarına rağmen bazı hedeflerin vurulduğunu açıkladı. Kiev Askeri İdaresi, başkentin çeşitli bölgelerinde altyapı tesislerinin ve sivil yerleşim alanlarının hasar gördüğünü, en az iki yaralının hastaneye kaldırıldığını duyurdu. Saldırılar, ABD'nin Ukrayna'ya yönelik tutumunda değişiklik sinyali verdiği bir dönemde gerçekleşti.
Witkoff ve Kushner'in ziyareti, ABD yönetiminin Ukrayna politikasında yeni bir sayfa açma çabası olarak değerlendiriliyor. Trump yönetimi, savaşı sona erdirme vaadiyle göreve gelmiş ve Rusya ile doğrudan temas kanallarını açık tutmayı hedeflemişti. Ancak Rusya'nın ziyaret sonrası saldırıları, Moskova'nın sahada askeri baskıyı sürdürme kararlılığını gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Rusya'nın Kiev'e yönelik saldırıları, Ukrayna savaşının diplomatik çözüm umutlarını yeniden zora soktu. Batılı müttefikler, Rusya'nın ateşkes taahhütlerine güvenilmemesi gerektiğini savunuyor. NATO ve AB, Ukrayna'ya desteğin süreceğini yinelerken, saldırıların savaşın tırmanma riskini artırdığı uyarısında bulunuyor. Öte yandan, ABD iç siyasetinde Ukrayna'ya yapılan yardımların denetimi ve stratejik öncelikler tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Uzmanlar, Rusya'nın ziyaret sırasında saldırıları durdurmasının taktiksel bir hamle olduğunu, asıl amacının ABD ile müzakerelerde elini güçlendirmek ve Ukrayna'nın direncini kırmak olduğunu belirtiyor. Kremlin, Batı'nın askeri desteği olmadan Ukrayna'nın uzun süre dayanamayacağını hesaplıyor. Kiev ise hava savunma sistemlerinin güçlendirilmesi çağrısını yineliyor.
Diğer yandan, savaşın enerji piyasaları ve küresel gıda güvenliği üzerindeki etkileri sürüyor. Ukrayna tahıl koridorunun akıbeti belirsizliğini korurken, Avrupa'da doğal gaz fiyatları dalgalanıyor. Rusya'nın saldırıları, Batı'nın yaptırım politikalarını yeniden masaya yatırmasına neden olabilir. ABD Hazine Bakanlığı, Rusya'ya yönelik mevcut yaptırımların etkinliğini gözden geçiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Kiev'e yönelik saldırıları, Türkiye'nin Karadeniz güvenliği ve enerji arz güvenliği açısından risk oluşturuyor. Savaşın uzaması, Montrö Boşlukları'nın uygulanması ve boğazlardan geçiş rejimi konusunda Türkiye'nin denge politikasını zorlaştırıyor. Ayrıca, Türkiye'nin Ukrayna ile yürüttüğü tahıl koridoru diplomasisi ve İstanbul'daki müzakere girişimleri, taraflar arasındaki güven eksikliği nedeniyle sekteye uğrayabilir. NATO üyesi olarak Türkiye, müttefikleriyle ilişkilerini korurken Rusya ile de ekonomik ve stratejik bağlarını sürdürmek durumunda. Bu gelişme, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü daha da kritik hale getiriyor.