Bloomberg'in 'The Asia Trade' programında duyurulan son dakika gelişmesine göre, ABD yönetimi İran'a karşı yeni bir askeri harekât başlattı. Eski Başkan Donald Trump döneminde başlayan gerginliğin dozunun arttığı bu son müdahale, özellikle Asya piyasalarının açılış saatlerinde küresel yatırımcıları tedirgin etti. Saldırının hedefi ve kapsamı henüz netleşmezken, ABD'nin Tahran'ın nükleer programına ve bölgedeki vekil güçlerine yönelik baskısını artırdığı yorumları yapılıyor. Haber, Shery Ahn ve Haidi Stroud-Watts'ın sunumuyla Tokyo ve Sidney'den canlı yayında duyuruldu.
Gelişmenin Arka Planı: Trump'ın Maksimum Baskı Politikasının Yeni Aşaması
Trump yönetimi, 2018'de nükleer anlaşmadan çekildikten sonra İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasını benimsemişti. Ekonomik yaptırımlar, askeri yığınak ve suikastlerle süren gerilim, son haftalarda yeniden alevlendi. Uydu görüntüleri ve istihbarat raporları, İran'ın askeri tesislerinde hareketlilik olduğunu ortaya koyarken, ABD'nin Basra Körfezi'ne ek uçak gemisi gönderdiği bildiriliyor.
Yetkililer, yeni harekatın 'terörist hedeflere' yönelik olduğunu söylese de, İran Dışişleri Bakanlığı 'meşru müdafaa hakkını kullanacakları' tehdidinde bulundu. Gerilimin bölgesel bir savaşa dönüşme riski, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin itidale çağrı yapmasına neden oldu. Öte yandan, Rusya ve Çin, BM Güvenlik Konseyi'nde ABD'yi kınayan bir karar taslağı hazırlıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Piyasalar ve Enerji Arzı Tehdit Altında
Harekâtın hemen ardından Asya borsalarında sert düşüşler yaşandı: Tokyo Nikkei endeksi yüzde 3,2, Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 2,8 değer kaybetti. Petrol fiyatları ise varil başına 95 dolara fırlayarak son iki yılın zirvesine ulaştı. Uzmanlar, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması halinde küresel petrol arzının yüzde 20'sinin kesintiye uğrayacağını belirtiyor.
Bloomberg TV'de konuşan analistler, ABD'nin bu hamlesinin Trump'ın Kasım 2028 seçimleri öncesinde güçlü bir imaj yaratma çabası olduğunu ileri sürüyor. Ancak İran'ın uzun menzilli füzeleri ve vekil güçleri sayesinde İsrail, Suudi Arabistan ve hatta Avrupa'daki ABD üslerine misilleme yapabileceği uyarısı yapılıyor. Avrupa Birliği acil toplantı kararı alırken, NATO da bölgedeki askeri varlığını artırma sinyali verdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran geriliminin tırmanması, Türkiye'yi doğrudan etkileyebilecek bir krizdir. Türkiye, hem İran'la sınır komşusu hem de iki ülkeyle de enerji ve ticari bağları olan bir ülke. İran'a yönelik yaptırımlar ve olası bir savaş, Türkiye'nin enerji ithalatını (%7'si İran'dan) ve sınır güvenliğini tehdit ederken, PKK/YPG gibi terör örgütlerinin bölgedeki manevra alanını genişletebilir. Ayrıca, İran'dan Türkiye'ye yönelik olası bir mülteci akını, Ankara'nın zaten kırılgan olan göç politikasını daha da zorlayabilir. Türkiye'nin, hem Rusya hem de Batı ile dengeli ilişkiler yürüten bir aktör olarak, krizi yatıştırmak için diplomatik girişimlerde bulunması bekleniyor.