Kanada hükümeti, 16 yaşın altındaki gençler için sosyal medya kullanımını kısıtlayan ve teknoloji şirketlerine 'zararlı içerik' tanımı konusunda esneklik tanıyan yeni bir yasa tasarısı sundu. 'Çevrimiçi Zararı Düzenleme Yasası' (Online Harms Act) adlı düzenleme, Kanada'nın dünya çapında en katı çevrimiçi güvenlik yasalarından birini oluşturmayı hedefliyor. Tasarı, sosyal medya platformlarında zararlı içerikleri tespit ve kaldırma yükümlülüğü getirirken, 16 yaş altı kullanıcılar için ebeveyn izni olmadan hesap açmayı yasaklıyor.
Yeni düzenleme ve denetleyici kurum
Yasa, 'Dijital Güvenlik Komisyonu' adlı yeni bir düzenleyici kurum oluşturuyor. Bu kurum, sosyal medya şirketlerine zararlı içerik kategorileri (çocuk cinsel istismarı, nefret söylemi, terör propagandası, zorbalık) konusunda yıllık raporlama zorunluluğu getirecek. Şirketler, içerik denetleme süreçlerini şeffaf hale getirmek zorunda kalacak. İhlal durumunda, küresel cirolarının %3'e kadar para cezası uygulanabilecek. Ancak yasa, teknoloji firmalarına 'uyum için esnek araçlar' sunuyor: Şirketler kendi içerik politikalarını geliştirebilecek, ancak bunların Komisyon tarafından onaylanması gerekecek. Bu düzenleme, ABD'nin sosyal medya şirketlerine daha katı yükümlülükler getiren Avrupa Birliği'nin Dijital Hizmetler Yasası'na benzer bir yaklaşımı temsil ediyor.
Kanada Başbakanı Justin Trudeau, düzenlemenin çocukları çevrimiçi istismardan korumak için gerekli olduğunu söyledi. Tasarı, muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları tarafından hem ifade özgürlüğü endişeleri hem de pratik uygulanabilirlik açısından eleştiriliyor. Özellikle 'zararlı içerik' tanımının çok geniş olduğu ve sansüre yol açabileceği belirtiliyor. Teknoloji şirketleri, yaş doğrulama sistemlerinin etkinliği ve mahremiyet kaygıları nedeniyle yasaya temkinli yaklaşıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Kanada, son yıllarda çevrimiçi zararla mücadelede öncü ülkeler arasında yer alıyor. 2022'de yürürlüğe giren Çevrimiçi Yayın Yasası (Online Streaming Act) ile dijital platformlara Kanada içeriği kotası getirmişti. Yeni yasa, özellikle ABD merkezli teknoloji devlerini hedef alıyor. Bu yasalar, Avrupa Birliği ve Avustralya'nın benzer düzenlemeleriyle birlikte küresel bir trendin parçası. ABD'de ise çevrimiçi zarar yasası federal düzeyde henüz kabul edilmedi; eyalet düzeyinde Florida ve Teksas gibi yerlerde çocuk güvenliği yasaları bulunuyor. Kanada'nın düzenlemesi, diğer ülkeler için model teşkil edebilir. Teknoloji firmalarının bu tür yasalar nedeniyle iş modellerini gözden geçirmesi bekleniyor. Özellikle yapay zeka tabanlı içerik denetleme sistemleri geliştirme konusunda artan bir baskı söz konusu.
Yasa tasarısı, önümüzdeki aylarda parlamentoda tartışılacak. Hükümetin 2025 yılına kadar yasalaştırmayı hedeflediği belirtiliyor. Bu süreçte teknoloji şirketleri, sivil toplum ve akademik çevrelerin görüşleri alınacak. Düzenlemenin gençlerin ruh sağlığı üzerindeki potansiyel olumlu etkileri kadar, ifade özgürlüğü ve inovasyon üzerindeki etkileri de yakından izlenecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada'nın sosyal medya düzenlemesi, Türkiye'nin de son yıllarda çevrimiçi içerik denetimi konusunda attığı adımlarla benzerlik taşıyor. Ancak Türkiye'de çocuk güvenliği konusundaki yasal düzenlemeler daha sınırlı ve uygulama sorunları mevcut. Bu yasa, küresel teknoloji firmalarının iş modellerinde köklü değişikliklere yol açabilir, bu da Türkiye'deki sosyal medya kullanım alışkanlıklarını etkileyebilir. Türk dış politikası açısından, Kanada gibi ülkelerin benzer düzenlemeleri, uluslararası hukuki normlar oluşturulmasına katkı sağlayabilir. Türkiye, bu tür yasaların ifade özgürlüğünü kısıtlamaması ve teknoloji şirketlerinin adil rekabetini engellememesi kaydıyla küresel eğilimlere uyum sağlayabilir. Ayrıca, Kanada'daki düzenleme, Türkiye'nin AB ile müzakerelerinde dijital dönüşüm politikaları için referans olabilir.