ABD Başkanı Donald Trump, NATO'nun kritik bir zirvesine saatler kala sert bir dille müttefik ülkelere yüklendi. Trump, ABD ile İran güçleri arasında gece saatlerinde yaşanan kısa süreli çatışmanın ardından İran ile ateşkesin 'bittiğini' ilan ederken, Tahran'a karşı başlattığı kampanyaya yeterli destek vermeyen NATO müttefiklerini hedef aldı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Başkan'ın zirvede savunma harcamaları ve Ortadoğu'daki ortak güvenlik konularını gündeme getireceği belirtildi.
Artan gerilim ve müttefikler arasındaki çatlak
ABD ile İran arasındaki gerginlik, son 48 saat içinde Basra Körfezi'nde yaşanan bir dizi olayla zirveye ulaştı. Pentagon kaynakları, İran devrim muhafızlarına ait sürat teknelerinin ABD savaş gemilerine tacizde bulunduğunu, ABD'nin de uyarı ateşi açarak yanıt verdiğini duyurdu. Trump, bu gelişmelerin ardından yaptığı açıklamada, 'Ateşkes bitti. İran'a yönelik azami baskı politikamızı sürdüreceğiz' ifadelerini kullandı.
Ancak Başkan'ın asıl tepkisi, bu operasyonlarda NATO müttefiklerinin sergilediği 'yetersiz' tutuma yönelikti. Trump, özellikle Almanya ve Fransa'nın İran'a yönelik yaptırımlara tam olarak katılmadığını, bu ülkelerin ABD'nin güvenliğine tehdit oluşturduğunu öne sürdü. 'NATO'dan bu konuda beklediğimiz desteği alamadık. Bu kabul edilemez' diyen Trump, zirvede müttefiklerden daha fazla katkı talep edeceğini belirtti.
NATO yetkilileri, zirvenin ana gündem maddelerinin savunma harcamalarının GSYH'nin yüzde 2'sine çıkarılması ve terörle mücadele operasyonları olacağını duyurmuştu. Ancak Trump'ın son anda gündeme taşıdığı İran meselesi, ittifak içinde yeni bir krize yol açabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın bu çıkışı, NATO'nun birliğini sorgulatan önemli bir sınav olarak görülüyor. İttifakın kuruluşundan bu yana en önemli prensiplerinden biri olan 'ortak savunma' maddesi, ABD'nin tek taraflı hamleleriyle zedelenme riskiyle karşı karşıya. Avrupalı müttefikler, İran'la nükleer anlaşmayı korumaya çalışırken, ABD'nin İran'a yönelik 'azami baskı' stratejisi, Avrupa-ABD hattında ciddi görüş ayrılıklarına yol açıyor.
Uzmanlar, Trump'ın NATO zirvesini bir 'sadakat testi'ne dönüştürdüğüne dikkat çekiyor. Washington merkezli düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi'nden (CFR) analist James Lindsay, 'Başkan, ittifakın kendi önceliklerine göre şekillenmesini istiyor. Bu, NATO'nun kolektif karar alma mekanizmalarına aykırı bir talep' dedi. Öte yandan, Ortadoğu'daki güç dengeleri açısından, ABD'nin İran'a yönelik sert tutumu, Suudi Arabistan ve İsrail gibi bölgesel aktörler tarafından desteklenirken, Avrupa ülkelerinin daha diplomatik bir yaklaşım sergilemesi, bölgede yeni çatışma hatları oluşturabilir.
NATO zirvesinin sonuç bildirgesinde İran'ın kınanması beklenirken, Trump'ın müttefikler üzerindeki baskısının somut adımlara dönüşüp dönüşmeyeceği merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor. Bir NATO üyesi olarak Türkiye, hem ittifak içindeki dayanışmanın bozulmasından etkilenecek, hem de İran ile sınır komşusu olması sebebiyle güvenlik riskleriyle karşı karşıya kalacak. Trump'ın İran'a yönelik sert politikası, Türkiye'nin enerji ticareti ve bölgesel istikrar açısından olumsuz sonuçlar doğurabilir. Ankara, bir yandan NATO yükümlülüklerini yerine getirmeye çalışırken, diğer yandan İran'la diplomatik kanalları açık tutma stratejisini sürdürmek zorunda. Türkiye'nin, ABD-İran geriliminde dengeleyici bir rol üstlenmesi beklenebilir.