ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik gece boyu süren hava saldırılarının ardından 'ateşkesin sona erdiğini' açıkladı. Washington yönetimi, Hürmüz Boğazı'nda üç ticari geminin vurulmasına misilleme olarak İran'ın askeri tesislerine saldırı düzenledi. İran ise Körfez'deki ABD üslerini hedef alarak karşılık verdi. İki ülke arasındaki gerilim, son haftalarda artan deniz ihlalleri ve diplomatik krizin ardından tırmanışa geçti.
Saldırıların arka planı
Çarşamba gecesi Hürmüz Boğazı'ndan geçen üç kargo gemisi, kimliği belirsiz saldırganlar tarafından hedef alındı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), saldırılarda İran yapımı insansız hava araçlarının (İHA) kullanıldığını tespit etti. Trump yönetimi, BM Güvenlik Konseyi'ni olağanüstü toplantıya çağırırken, İran Dışişleri Bakanlığı iddiaları reddetti. Ancak ABD, uydu görüntüleri ve istihbarat raporlarına dayanarak İran Devrim Muhafızları'nı sorumlu tuttu. Cuma günü, ABD savaş uçakları İran'ın güneyindeki üç askeri tesisi bombaladı. Pentagon, saldırıların 'İran'ın deniz ticaretine yönelik tehditlerini caydırmayı' amaçladığını söyledi. İran ise karşılık olarak Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki ABD üslerine kısa menzilli füzeler fırlattı. Bu saldırılarda can kaybı yaşanmazken, bazı askeri teçhizat hasar gördü.
Büyüyen bölgesel kriz
Trump, Ohio'daki bir mitingde yaptığı konuşmada 'Ateşkes artık yok' dedi. 'İran'la herhangi bir anlaşma rafa kalktı. Onların provokasyonlarına daha fazla izin vermeyeceğiz.' İran Cumhurbaşkanı ise ulusal televizyonda 'ABD'nin saldırganlığına karşı kendimizi savunmaya devam edeceğiz' ifadelerini kullandı. Bu gelişmeler, küresel petrol fiyatlarında yüzde 12'lik bir artışa yol açtı. Hürmüz Boğazı, dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu. Bölgedeki tansiyon, NATO'yu harekete geçirdi. İttifak, acil toplantı kararı alırken, Avrupa Birliği de taraflara itidal çağrısı yaptı. Suudi Arabistan ve BAE, ABD'nin yanında yer alırken, Rusya ve Çin 'tırmanıştan kaçınılması' uyarısında bulundu. Uzmanlar, bu çatışmanın 2019'daki ABD-İran gerginliğinden daha ciddi olduğunu, çünkü ilk kez doğrudan ABD hedeflerine saldırıldığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye için doğrudan güvenlik riski taşımasa da enerji güvenliği açısından kritik önemde. Türkiye, petrol ihtiyacının önemli bir kısmını Körfez ülkelerinden ve Irak'tan sağlıyor; Hürmüz Boğazı'nın kapatılması alternatif tedarik maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, ABD-İran çatışması Suriye, Irak ve Kafkaslar'da güç dengelerini etkileyebilir. Türkiye, İran'la enerji ve ticaret ilişkilerini sürdürürken NATO üyesi olarak ittifakın kararlarına uyum sağlamak zorunda. Ankara'nın, hem ABD hem de İran'la diyaloğu koruyarak bölgesel istikrarı desteklemesi muhtemel. Bu kriz, Türkiye'nin kriz yönetimi ve arabuluculuk kapasitesini test edecek bir sınav niteliği taşıyor.