ABD yönetiminin İran’ın uluslararası piyasalarda ham petrol satmasına izin veren muafiyeti kaldırması ve Hürmüz Boğazı’nda artan askeri gerilim, küresel petrol fiyatlarında yeni bir sıçramaya yol açtı. Anatoly ajansının haberine göre, Brent petrolün varili TSİ 09.00 itibarıyla yüzde 3,3’ün üzerinde değer kazanarak 76,6 dolara ulaştı. ABD ordusu, İran’a yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırırken, Beyaz Saray’ın Tahran’ın ham petrol ihracatına sağladığı istisnayı geri çekmesi arz endişelerini körükledi. Bu gelişme, özellikle enerji ithalatına bağımlı ekonomiler ve petrol geçiş yolları üzerindeki ülkeler için kritik bir dönemece işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
ABD yönetimi, daha önce İran’a petrol satışına izin veren muafiyeti, Tahran’ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle uyguladığı yaptırımların bir parçası olarak yürürlükten kaldırdı. Bu muafiyet, sekiz ülkeye (Çin, Hindistan, Güney Kore, Türkiye, Japonya, İtalya, Yunanistan ve Tayvan) İran’dan belirli miktarlarda petrol ithal etme hakkı tanıyordu. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, “Nükleer anlaşmadan çekilen ABD, İran’ın petrol gelirlerini tamamen kesme kararlılığındadır. Bölgesel istikrarı tehdit eden her adım karşılıksız kalmayacaktır” denildi.
Öte yandan, ABD ordusu son 48 saat içinde Hürmüz Boğazı’nda iki ayrı hava saldırısı düzenledi. Saldırılarda İran Devrim Muhafızları’na ait deniz üsleri ve kıyı savunma sistemlerinin hedef alındığı bildirildi. Pentagon kaynakları, bu operasyonların “Hürmüz’de serbest seyrüsefer ve uluslararası ticaretin güvenliğini sağlamak” amacı taşıdığını ifade etti. İran Dışişleri Bakanlığı ise saldırıları “açık bir düşmanlık eylemi” olarak nitelendirerek misilleme tehdidinde bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği stratejik bir su yolu. Boğaz’daki herhangi bir aksama, küresel arzı doğrudan etkileyerek fiyatları yukarı çekiyor. Uzmanlara göre, ABD’nin muafiyetleri iptal etmesi, İran’ın günlük 1-1,5 milyon varil olan ihracatını neredeyse sıfıra indirebilir. Bu da küresel petrol piyasasında günlük 2-3 milyon varillik bir arz açığı yaratma potansiyeli taşıyor.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve müttefiklerinin üretim artışı kararlarına rağmen, piyasa şu anda sıkı bir dengede işliyor. Suudi Arabistan ve Rusya’nın üretim kısıtlamalarını gevşetmesi beklenirken, ABD’nin İran’a yönelik bu hamlesi arz açığı endişelerini canlı tutuyor. Wall Street bankaları, Brent petrolün kısa vadede 80 doların üzerine çıkabileceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran’dan doğal gaz ve petrol ithal eden ülkeler arasında yer alıyor. ABD’nin muafiyeti iptal etmesi, Türkiye’nin enerji maliyetlerini doğrudan artırabilir. Ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Basra Körfezi’ne açılan deniz ticaret yollarını tehdit ediyor. Türkiye’nin enerji çeşitlendirme politikaları (TANAP, Sakarya gaz sahası) bu krizin etkisini hafifletmeye çalışsa da, kısa vadede akaryakıt fiyatlarına yansıması kaçınılmaz görünüyor. Ayrıca, ABD-İran gerginliği Türkiye’nin bölgesel ittifak dengelerini (NATO, Rusya ile ilişkiler) yeniden gözden geçirmesini gerektirebilir.