NATO liderleri Ankara'da bir araya gelirken, ABD Başkanı Donald Trump'ın İspanya'ya yönelik ticari yaptırım tehdidi ve Grönland üzerindeki egemenlik iddiaları ittifakın derin çatlaklarını gözler önüne serdi. Reuters'in haberine göre, Trump zirvenin üçüncü gününde İspanya Başbakanı Pedro Sánchez ile yaptığı görüşmede, iki ülke arasındaki ticaretin durdurulmasını talep etti. Aynı gün, ABD'nin Grönland'ı satın alma girişimini yeniden gündeme getiren Trump, Danimarka'nın sert tepkisiyle karşılaştı. Zirvede ayrıca NATO'nun savunma harcamaları, Çin'in yükselişi ve Rusya tehdidi ele alınırken, müttefikler arasındaki görüş ayrılıkları belirginleşti.
Trump'ın İspanya ve Grönland hamleleri
Trump'ın İspanya'ya yönelik tehdidi, NATO'nun savunma harcamaları konusundaki anlaşmazlığın bir yansıması olarak yorumlandı. ABD Başkanı, daha önce Almanya ve diğer Avrupalı müttefikleri hedef alan benzer çıkışlar yapmıştı. İspanya Başbakanı Sánchez'in, NATO'nun GSYİH'nın %2'si savunma harcaması hedefini karşılama konusunda Trump'a yeterli güvence vermemesi, bu sert tepkiyi tetikledi. Trump, İspanya'nın bu hedefe ulaşması için 10 yıl daha gerektiğini belirten Sánchez'e, "Ticaretinizi durdururuz" yanıtını verdi.
Grönland konusunda ise Trump, adanın ABD için stratejik önemini vurgulayarak Danimarka'ya satın alma teklifini yineledi. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Grönland'ın satılık olmadığını net bir şekilde ifade ederken, Trump'ın bu ısrarı NATO içinde yeni bir krize yol açtı. ABD'nin Grönland'daki askeri üssü Thule Hava Üssü'nün önemine dikkat çeken Trump, adanın doğal kaynakları ve Arktik bölgesindeki jeopolitik konumuna atıfta bulundu.
NATO zirvesinde derinleşen çatlaklar
Zirve, ittifakın geleceğine dair ciddi soru işaretlerini de beraberinde getirdi. ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltma tehdidi, Avrupalı müttefikleri savunma harcamalarını artırmaya zorlarken, Trump'ın Çin'e yönelik sert tutumu da tartışıldı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, müttefikler arasındaki dayanışmayı korumaya çalışsa da, Trump'ın izlediği tek taraflı politikalar ittifakın temelini sarsıyor. Analistlere göre, bu durum NATO'nun Orta Doğu ve Asya'daki angajmanlarını da etkileyebilir.
Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşen zirvede, Ankara'nın S-400 hava savunma sistemi ve Suriye politikası da gündeme geldi. ABD'nin Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımları konusunda herhangi bir ilerleme kaydedilmezken, Erdoğan'ın Trump ile yaptığı ikili görüşmede F-35 konusunun ele alındığı belirtildi. Zirve sonuç bildirgesinde, "NATO'nun dayanışması ve birliği tartışmasızdır" ifadesine yer verilse de, Trump'ın çıkışları bu ifadenin altını boşalttı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
NATO Zirvesi'ndeki bu gelişmeler, Türkiye'nin ittifak içindeki konumunu yeniden değerlendirmesine neden olabilir. Trump'ın Avrupalı müttefiklere yönelik baskıcı tutumu, Türkiye'nin zaman zaman benzer tepkilerle karşılaştığı bir ortamı yansıtıyor. Ankara'nın S-400 krizi ve Doğu Akdeniz'deki faaliyetleri nedeniyle NATO içinde yalnızlaştığı bir dönemde, ABD'nin diğer müttefiklerle yaşadığı gerilimler Türkiye'ye taktiksel avantaj sağlayabilir. Ancak, ittifakın derinleşen bölünmeleri, Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını tehdit edebilecek bir güç boşluğu yaratma riski taşıyor. Özellikle Arktik bölgesindeki ABD-Rusya rekabetinin Doğu Akdeniz'e yansımaları, Türkiye'nin enerji ve deniz güvenliği politikalarını doğrudan etkileyebilir.