ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü yaptığı açıklamada İran’ın Washington ile Tahran arasındaki düşmanlığı sona erdirmek için bir anlaşma müzakere etmekte “çok geç kaldığını” belirterek, İran’ın “bunun bedelini ödeyeceği” uyarısında bulundu. Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, “İran’ın askeri gücü tamamen ve tam anlamıyla bir karmaşa. Donanmaları ve Hava Kuvvetleri gibi büyük bölümü eski ve işlevsiz” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, Tahran’ın nükleer müzakerelerde yeni bir müzakere turuna hazırlandığı haberlerinin ardından geldi.
Gelişmenin arka planı
Trump yönetimi, 2018 yılında tek taraflı olarak İran nükleer anlaşmasından (JCPOA) çekilmiş ve Tahran’a yönelik azami baskı politikasını yeniden uygulamaya koymuştu. Bu süreçte İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırarak anlaşmadaki taahhütlerinin önemli bir kısmını askıya aldı. Son haftalarda Birleşmiş Milletler nezdinde yapılan diplomatik temaslarda, İran’ın yeniden müzakere masasına oturmaya sıcak baktığı yönünde sinyaller gelmişti. Trump ise bu gelişmeleri sert bir dille eleştirerek, İran’ın zaten geç kalmış bir müzakere çağrısıyla karşı karşıya olduğunu vurguladı.
Trump’ın paylaşımında ayrıca İran ordusunun yapısal sorunlarına dikkat çekilirken, ülkenin askeri kabiliyetlerinin ABD’nin bölgedeki müttefiklerine kıyasla zayıf kaldığı ima edildi. Beyaz Saray sözcüsü yaptığı açıklamada, başkanın bu sözlerinin İran’ın bölgesel faaliyetleri ve nükleer programındaki ilerlemelere karşı bir uyarı olduğunu belirtti. Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı’ndan henüz resmi bir yanıt gelmedi ancak devlet medyasında Trump’ın açıklamalarına karşı sert tepkiler yer aldı.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump’ın bu sert çıkışı, Orta Doğu’da uzun süredir devam eden ABD-İran gerginliğini daha da tırmandırma potansiyeli taşıyor. Bölgede Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ABD müttefikleri, İran’ın nükleer silah geliştirme olasılığından endişe duyuyor. Trump yönetimi, İran’ın nükleer programını durdurması ve bölgesel milis gruplarına verdiği desteği kesmesi için yaptırımları artırmayı planlıyor.
Uzmanlar, Trump’ın bu söyleminin İran’ı müzakere masasına çekmekten çok, Tahran’ı daha fazla direnmeye itebileceği konusunda uyarıyor. Avrupa Birliği ve Rusya, tarafları itidale çağırırken, Çin ise sessiz kalarak daha çok ekonomik çıkarlarına odaklanmayı tercih ediyor. Bu durum, uluslararası toplumda İran konusunda bir görüş birliği olmadığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile sınır komşusu olması ve enerji ihtiyacının bir kısmını İran’dan karşılaması nedeniyle bu gerginlikten doğrudan etkilenebilir. ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları sıkılaştırması, Türkiye’nin enerji ve ticaret alanlarında alternatif kaynak arayışlarını hızlandırabilir. Ayrıca Suriye ve Irak’ta İran destekli gruplarla Türkiye’nin güvenlik kaygıları arasındaki denge, bu gerilimden olumsuz etkilenebilir. Ankara’nın diplomatik kanalları açık tutarak hem Washington hem de Tahran ile diyaloğu sürdürmesi bekleniyor.