ABD Başkanı Donald Trump, bugün Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada, İran'a yönelik yeni bir bombardıman başlatılacağını duyurdu. Trump, "Bizi enayi yerine koymaya devam ediyorlar, bugün onları sert vuruyoruz" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, ABD'nin Çarşamba günü İran ordusuna ait bir helikopteri düşürmesinin ardından gerilimin zirveye tırmandığı bir dönemde geldi. Beyaz Saray'dan yapılan resmi açıklamada, hava saldırılarının İran'ın askeri altyapısına yönelik olacağı ve hedeflerin önceden belirlendiği belirtildi.
Trump'ın sert söylemi ve askeri adımlar
Başkan Trump, basın mensuplarına yaptığı konuşmada İran'ı "küresel terörizmin başlıca destekçisi" olarak nitelendirdi ve Tahran yönetiminin nükleer programa yönelik müzakerelerde samimiyetsiz davrandığını öne sürdü. Trump, "Onlarla her anlaşma yapmaya çalıştığımızda bizi kandırıyorlar. Artık yeter. Bugün kendilerine gereken dersi vereceğiz" dedi. Pentagon yetkilileri, operasyonun ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM) tarafından yürütüleceğini ve İran'ın hava savunma sistemleri ile füze rampalarının hedef alınacağını doğruladı. ABD Donanması'na ait bir uçak gemisinin Basra Körfezi'nde konuşlandığı ve savaş uçaklarının hazır beklediği bildiriliyor.
İran Devrim Muhafızları Ordusu ise yaptığı açıklamada, herhangi bir saldırıya "misliyle karşılık verileceğini" duyurdu. Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini yeniden değerlendirdiklerini ve bölgedeki ABD çıkarlarını hedef alabileceklerini ima etti. Bu açıklamalar, küresel petrol fiyatlarında ani bir yükselişe neden oldu. Brent petrol varil fiyatı yüzde 4 artışla 85 doların üzerine çıktı.
Bölgesel ve küresel yansımalar
ABD'nin İran'a yönelik hava saldırıları, Ortadoğu'da zaten kırılgan olan dengeleri daha da bozma riski taşıyor. İsrail, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, ABD'nin hamlesine destek verirken, Rusya ve Çin tarafları itidale çağırdı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, acil toplantı kararı aldı. Uzmanlar, bu tür bir askeri müdahalenin İran'ın nükleer programını hızlandırmasına ve bölgedeki vekil güçler üzerinden yeni bir çatışma dalgasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Avrupa Birliği, diplomasiye dönülmesi çağrısı yaparken, Fransa ve Almanya arabuluculuk teklifinde bulundu.
Öte yandan, İran'ın ham petrol ihracatının yüzde 90'nı geçtiği Hürmüz Boğazı'nın güvenliği, küresel enerji piyasaları için kritik önem taşıyor. Herhangi bir aksama, dünya genelinde petrol fiyatlarını ve arz güvenliğini doğrudan etkileyebilir. ABD Merkez Bankası (Fed) yetkilileri, olası bir petrol şokunun enflasyonu yeniden tetikleyebileceği endişesini dile getirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran geriliminin tırmanması, Türkiye için hem güvenlik hem de ekonomik açıdan kritik sonuçlar doğurabilir. Türkiye, İran ile komşu olması ve ikili ticaret hacmi (doğalgaz ve petrol ithalatı dahil) nedeniyle bu çatışmadan doğrudan etkilenecektir. Ayrıca, Türkiye'nin PKK/YPG ile mücadelesinde İran'ın rolü ve Suriye-Irak sahasındaki dengeler de bu gelişmeyle yeniden şekillenebilir. Ankara, diplomatik girişimlerle tarafları itidale çağırmalı ve enerji arz güvenliğini sağlamak için alternatif rotaları devreye sokmalıdır. Bölgesel bir savaş, Türkiye'nin güney sınırlarında istikrarsızlığı artırabilir ve mülteci akınlarına yol açabilir.