İsrail ordusunun güney Lübnan'da düzenlediği hava saldırılarında en az 13 kişinin öldüğü bildirildi. Lübnanlı güvenlik kaynaklarının aktardığına göre, saldırılar 10 Haziran Çarşamba günü gerçekleşti ve ölenler arasında sivil vatandaşlar da bulunuyor. İsrail, Hizbullah'a yönelik operasyonlarını sürdürürken, İran destekli örgüt de güneydeki İsrail mevzilerine yeni saldırılar düzenledi. Çatışmalar, bölgede tırmanan gerilimin bir parçası olarak dikkat çekiyor.
Gelişmenin arka planı
İsrail-Hizbullah çatışması, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırıları ve ardından Gazze'de başlayan savaşın ardından yeniden alevlenmişti. Lübnan sınırında neredeyse her gün yaşanan çatışmalar, on binlerce kişinin yer değiştirmesine neden oldu. Hizbullah, Gazze'deki ateşkes görüşmelerine kadar saldırılarını sürdüreceğini açıklarken, İsrail de örgütün askeri kapasitesini zayıflatmak için kapsamlı operasyonlar yürütüyor.
Son saldırıda ölenlerin çoğunun sivil olduğu belirtilirken, İsrail ordusu hedeflerin Hizbullah'a ait askeri noktalar olduğunu savunuyor. Ancak Lübnanlı yetkililer, sivillerin de zarar gördüğünü vurguluyor. Beyrut'taki kaynaklar, İsrail'in güneydeki köyleri hedef aldığını ve bazı evlerin tamamen yıkıldığını ifade ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Çatışmalar, sadece Lübnan ve İsrail'i değil, tüm Orta Doğu'yu etkileme potansiyeli taşıyor. İran'ın en önemli müttefiklerinden biri olan Hizbullah'ın savaşa dahil olması, bölgesel bir savaş riskini artırıyor. ABD ve Fransa başta olmak üzere uluslararası aktörler, taraflara sükunet çağrısı yaparken, diplomatik girişimler şu ana kadar sonuçsuz kaldı. Birleşmiş Milletler, sivil kayıpların önlenmesi için taraflara uluslararası hukuka uyma çağrısında bulundu. Öte yandan, Hizbullah'ın roket ve insansız hava aracı saldırılarına İsrail'in karşılık vermesi, çatışma sarmalını derinleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin yakından izlediği bir coğrafyada yaşanıyor. Türkiye, İsrail-Filistin çatışmasında tarafsız bir arabulucu rolü oynamaya çalışırken, Lübnan'daki çatışmaların yayılması bölgesel istikrarı tehdit ediyor. Türkiye, Hizbullah'ı terör örgütü olarak sınıflandırmasa da, İran'ın bölgedeki nüfuzunun artması Ankara'nın güvenlik çıkarlarına ters düşebilir. Ayrıca, çatışmalar nedeniyle Lübnan'da yaşayan Türk vatandaşlarının tahliyesi gündeme gelebilir. Ekonomik olarak, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının güvenliği de risk altına girebilir. Türkiye, bu nedenle diplomatik yollarla tansiyonun düşürülmesini destekliyor.