ABD Başkanı Donald Trump, Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde düzenlediği basın toplantısında, Şubat ayında İran'da bir kız okuluna yönelik saldırının "kasıtlı" olmadığını söyledi. Trump, konuyla ilgili yürütülen soruşturmaya atıfta bulunarak, "Kimsenin bir kız okuluna bilerek saldırmadığına inanıyorum" dedi. Saldırıda en az 8 öğrenci hayatını kaybederken, 10'dan fazla kişi yaralanmıştı. İran yönetimi, saldırının ABD veya müttefikleri tarafından gerçekleştirildiğini öne sürerken, Trump'ın bu açıklaması bölgede yeni bir tartışma başlattı.
Olayın arka planı ve İran'ın tepkisi
14 Şubat 2020'de, İran'ın Kirmanşah kentindeki bir kız okuluna düzenlenen saldırıda, okul binasında patlama meydana gelmişti. İranlı yetkililer, olayı "terör saldırısı" olarak nitelendirirken, ABD'yi ve İsrail'i suçlamıştı. Saldırının hemen ardından İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bu vahşi eylem, ABD ve müttefiklerinin bölgedeki istikrarsızlaştırıcı politikalarının bir sonucudur" ifadelerini kullanmıştı.
Ancak Trump, yaptığı açıklamada, olayın "kazara" gerçekleşmiş olabileceğini ima ederek, "Bölgede savaş istemiyoruz. Kimse bir kız okuluna saldırmayı planlamaz" dedi. ABD Başkanı ayrıca, "Soruşturma devam ediyor, ancak şu ana kadar elde edilen bulgular, saldırının kasıtlı olmadığı yönünde" şeklinde konuştu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi, Trump'ın açıklamalarına tepki göstererek, "Amerika'nın bu tür iddiaları gerçeği yansıtmıyor. Saldırının arkasında olanların hesap vermesi gerekiyor" dedi. İran parlamentosunun ulusal güvenlik komisyonu da konuyu görüşmek üzere acil toplantı kararı aldı.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın bu açıklaması, ABD-İran arasındaki gerginliğin tırmandığı bir döneme denk geldi. İran, 2020 başında General Kasım Süleymani'nin ABD tarafından öldürülmesine misilleme olarak Irak'taki ABD üslerine füze saldırısı düzenlemişti. Bu olay, bölgede savaş riskini artırmıştı. Öte yandan Trump, İran'la diplomatik çözüm arayışında olduğunu sık sık vurguluyor, ancak İran yönetimi ABD'nin bu tavrını samimi bulmuyor.
Saldırının ardından Birleşmiş Milletler de dahil olmak üzere uluslararası kuruluşlar, olayın bağımsız bir şekilde soruşturulması çağrısı yapmıştı. Trump'ın açıklamaları, bu çağrıları karşılıksız bıraktığı gerekçesiyle eleştirildi. Uzmanlar, Trump'ın bu sözlerinin İran'da protestolara yol açabileceği ve ABD karşıtı duyguları daha da körükleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la komşu olması nedeniyle bu tür olaylardan doğrudan etkilenebilecek bir konumda. ABD-İran arasındaki gerilimin tırmanması, bölgede güvenlik risklerini artırabilir ve Türkiye'nin sınır güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca, iki ülke arasındaki husumet, Irak ve Suriye'deki Türkiye'nin çıkarlarını da olumsuz etkileyebilir. Türkiye, bölgesel barış ve istikrarı korumak adına, her iki tarafı da diyalog ve itidal çağrısında bulunmaya teşvik etmelidir. Bu tür olaylar, Türk dış politikasının çok yönlü ve dengeli yaklaşımını zorunlu kılıyor.