İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, siyasi kariyerinin belki de en kırılgan anını yaşıyor. Bunun farkında; müttefikleri de öyle. Koalisyon ortaklarından muhalefete kadar tüm rakipleri, onun artan zafiyetinden yararlanmak için hazırlık yapıyor. İran'da devam eden askeri operasyonlar bir süreliğine dikkatleri başka yöne çekmiş olsa da, Netanyahu'nun asıl sınavı savaş sonrasında başlayacak. Özellikle Batı Şeria'da yeni bir cephe açma ihtimali, hem İsrail iç siyasetini hem de bölgesel dengeleri altüst edebilir.
Netanyahu'nun Siyasi Krizinin Kökenleri
Netanyahu, uzun süredir yolsuzluk davaları ve koalisyon içi çatışmalarla boğuşuyor. Son aylarda aşırı sağcı ortaklarının baskısıyla Batı Şeria'da ilhak politikalarını hızlandırmıştı. Ancak İran operasyonu bu planları geçici olarak askıya aldı. Operasyon bittiğinde, Netanyahu'nun koalisyonu ayakta tutmak için yeni bir meşruiyet krizine girmesi bekleniyor. Eski İsrail savunma yetkililerine göre, Batı Şeria'da askeri operasyon veya geniş çaplı yerleşim faaliyetleri, Netanyahu'nun siyasi ömrünü uzatmak için başvurabileceği son çareler arasında. Bu durum, Filistin yönetimiyle zaten gergin olan ilişkileri tamamen kopma noktasına getirebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Batı Şeria'da Yeni Bir Çatışma mı?
Batı Şeria'da olası bir İsrail askeri harekatı, sadece Filistin topraklarında değil, tüm Ortadoğu'da yeni bir yangını tetikleyebilir. Ürdün, Mısır ve Suudi Arabistan gibi İsrail'le normalleşme sürecinde olan ülkeler, bu adımı sert bir şekilde eleştirecek ve belki de ilişkilerini yeniden gözden geçirecek. ABD yönetimi ise seçim öncesi dönemde yeni bir kriz istemiyor. Ancak Netanyahu'nun iç siyasi hesapları, dışarıdan gelen uyarıları görmezden gelmesine yol açabilir. BM ve AB'nin olası tepkileri de sert olacaktır. Öte yandan, İran savaşının getirdiği belirsizlik, İsrail'i bölgesel olarak daha güçlü kılsa da, Batı Şeria'da bir macera Netanyahu'nun başını derde sokabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destek ve İsrail'le inişli çıkışlı ilişkileri nedeniyle Batı Şeria'da olası bir krizden doğrudan etkilenecektir. Ankara, İsrail'in ilhak politikalarına her zaman karşı çıkmış ve bu durum diplomatik krizlere yol açmıştır. Netanyahu'nun yeni bir cephe açması halinde Türkiye, hem Filistin yönetimiyle dayanışma içinde olacak hem de bölgesel istikrarın bozulmasından endişe duyacaktır. Ekonomik olarak ise, Doğu Akdeniz'deki enerji işbirliği projeleri (Doğu Akdeniz Doğalgaz Boru Hattı gibi) riske girebilir. Türkiye, bu gelişmeyi kendi güvenlik ve dış politika öncelikleri çerçevesinde yakından takip etmek durumundadır.