Eski ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Lübnan'daki askerî harekâtına yönelik eleştirilerini yineleyerek, Netanyahu'nun "bazen biraz fazla heyecanlandığını" söyledi. Trump, bu sözleriyle İsrail'in Lübnan sınırında Hizbullah'a karşı yürüttüğü operasyonların kapsamına ve yöntemine dolaylı bir göndermede bulundu. Netanyahu'nun savaş kabinesinin, özellikle kuzey cephesinde Hizbullah'ın füze tehdidine karşı daha geniş çaplı bir kara harekâtı düzenlemeyi değerlendirdiği bir dönemde gelen bu açıklama, ABD ile İsrail arasında taktiksel farklılıkları ortaya koyuyor. Trump, daha önce de Netanyahu'nun Gazze'deki savaş yönetimini eleştirmiş ve "harika bir pazarlıkçı olmadığını" ima etmişti.
Gelişmenin arka planı
İsrail ordusu, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın saldırısının ardından Gazze'de yoğun bir harekât başlatırken, kuzey sınırında da Hizbullah ile çatışmalar tırmanmıştı. Hizbullah, Gazze'deki savaş bağlamında İsrail'e yönelik roket ve füze saldırılarını artırmış, bunun üzerine İsrail yönetimi Lübnan'a yönelik sınırlı kara operasyonları ve hava saldırılarına hız vermişti. Trump'ın eleştirileri, İsrail'in Lübnan'da daha derin bir kara harekâtına hazırlandığı haberlerinin arka planında geliyor. Eski başkan, "Netanyahu çok agresif. Bazen sakinleşmesi gerekiyor" ifadelerini kullanarak, İsrail'in askeri stratejisine dair şüphelerini dile getirdi. Bu açıklamalar, Trump'ın başkanlığı döneminde Netanyahu ile yakın ilişkisi olduğu hatırlandığında daha da dikkat çekiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın bu sözleri, ABD'de başkanlık seçimleri yaklaşırken İsrail politikalarına dair artan tartışmaların bir parçası. Biden yönetimi, İsrail'in Gazze operasyonuna verdiği destek nedeniyle uluslararası alanda eleştirilirken, Trump ise Netanyahu'nun daha ılımlı bir çizgi izlemesi gerektiğini savunuyor. Bölgesel olarak, Lübnan'daki çatışmaların yayılması, İran'ın Hizbullah üzerinden dolaylı müdahalesini derinleştiriyor. İsrail'in kuzey cephesinde olası bir geniş çaplı harekât, İran ile doğrudan bir çatışma riskini beraberinde getirebilir. Ayrıca, Lübnan'ın zaten derin bir ekonomik kriz içinde olduğu düşünülürse, savaşın sivil halk üzerindeki etkisi büyüyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin bölgedeki dengeleri yakından takip ettiği bir döneme denk geliyor. Ankara, İsrail-Hizbullah çatışmasının yayılmasının Doğu Akdeniz enerji kaynakları ve Suriye'deki istikrarı tehdit edebileceğinin farkında. Türkiye, İsrail'in Lübnan'daki operasyonlarının bölgesel savaşa dönüşmesinden endişe duyuyor ve diplomatik çabalarla tansiyonu düşürmeye çalışıyor. Ayrıca Trump'ın sözleri, ABD'deki siyasi kutuplaşmanın dış politikaya yansımalarını gösteriyor; bu da Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde dikkate alması gereken bir faktör. Eğer İsrail-Lübnan cephesinde çatışmalar genişlerse, Türkiye'nin Suriye sınırındaki güvenlik durumu da doğrudan etkilenebilir.