ABD Başkanı Donald Trump, Tahran yönetimiyle imzalanan mutabakat zaptına kendi partisinden gelen yoğun eleştirilere sert tepki gösterirken, 60 günlük müzakere penceresinin ikinci gününde görüşmeler askıya alındı. İsrail’in Lübnan’da Hizbullah hedeflerine yönelik yeni hava saldırıları başlatması, süreci daha da karmaşık hale getirdi. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, anlaşmayı 'tarihi bir fırsat' olarak nitelendirirken, muhaliflere 'ülke çıkarlarını sabotaj etmekle' suçladı.
Müzakere sürecinde tıkanma
ABD ile İran arasında başlayan görüşmeler, Trump’ın 2018’de tek taraflı olarak çekildiği nükleer anlaşmanın yerine geçmesi beklenen yeni bir mutabakat zemini oluşturmayı hedefliyordu. Ancak 60 günlük sürenin sadece ikinci gününde yaşanan askıya alma, müzakerelerin geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, 'teknik düzeydeki bazı aksaklıklar' nedeniyle görüşmelere ara verildiği belirtilirken, yeni bir tarih üzerinde çalışıldığı ifade edildi.
Trump yönetimi, İran’ın nükleer programını sınırlandırmayı ve bölgesel faaliyetlerini denetlemeyi amaçlayan anlaşmayı, kendisinden önceki yönetimin 'başarısızlığına' karşı bir kazanım olarak sunuyor. Ancak Cumhuriyetçi Parti içinde özellikle İsrail yanlısı kanat, Tahran’a verilen tavizlerin güvenlik riski oluşturduğunu savunuyor. Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton da dahil olmak üzere birçok isim, anlaşmayı 'Tahran’a yeni bir finansal cankurtaran simidi' olarak eleştiriyor.
Bölgesel boyut: İsrail-Lübnan ekseninde yeni gerilim
Müzakere sürecine gölge düşüren bir diğer gelişme ise İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki Hizbullah mevzilerine düzenlediği hava saldırıları oldu. İsrail ordusu, saldırıların 'Hizbullah’ın İsrail sınırına yönelik bir saldırı girişimine misilleme' olduğunu duyurdu. Bölgedeki gerilimi tırmandıran bu hareket, ABD-İran müzakereleriyle doğrudan bağlantılı olmasa da, Tahran’ın Hizbullah’a verdiği destek nedeniyle süreci olumsuz etkiliyor.
Uzmanlar, İsrail’in ABD yönetimine, İran’a karşı daha sert bir tutum alması yönünde baskı yapmak için bu tür eylemleri kullandığını belirtiyor. Öte yandan Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, önceki gün yaptığı konuşmada, 'eğer ABD İran’a yönelik tehditlerini sürdürürse, bölgedeki tüm cephelerde karşılık verileceği' uyarısında bulunmuştu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran müzakerelerinin askıya alınması ve İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları, Türkiye’nin komşu coğrafyalardaki istikrarını doğrudan etkileyen gelişmeler. Türkiye, bir yandan İran ile enerji ve ticaret ilişkilerini sürdürürken, diğer yandan İsrail’in bölgesel hamlelerine karşı temkinli bir politika izliyor. Olası bir ABD-İran anlaşması, Türkiye’nin İran’a yönelik yaptırımlardan kaynaklanan ekonomik yükünü hafifletebilir; ancak anlaşmanın bozulması, bölgede yeni bir çatışma dalgasını tetikleyebilir. Türk dış politikası, bu süreçte hem Washington hem de Tahran ile dengeli bir ilişki kurmaya çalışırken, Suriye ve Irak’taki gelişmeleri de yakından izliyor.