ABD’de eski Başkan Donald Trump’ın görev süresinde siyasi nedenlerle yayından alıkonulan bir bilimsel çalışma, Başkan Joe Biden yönetiminde araştırmacılar tarafından bağımsız olarak kamuoyuna sunuldu. Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) bünyesinde yürütülen araştırma, alkol tüketiminin sağlık üzerindeki etkilerini inceleyerek Amerikalılara günde en fazla bir standart içki tüketmelerini tavsiye ediyor. Bu öneri, mevcut ABD beslenme kılavuzlarında önerilen günde iki içki sınırının yarısına denk geliyor. Araştırma ekibi, alkolün kanser, kalp-damar hastalıkları ve karaciğer hasarı riskini artırdığını vurgularken, “güvenli içki miktarı” kavramının yeniden tanımlanması gerektiğini belirtiyor.
Trump yönetimi neden rafa kaldırdı?
Söz konusu çalışma, ilk olarak 2018 yılında ABD Sağlık Bakanlığı’na bağlı Alkol ve Sağlık Araştırmaları Enstitüsü tarafından başlatılmıştı. Proje, 12 milyon dolar bütçeyle yürütülüyor ve toplumun alkol tüketim alışkanlıklarını, biyolojik örneklerle birlikte uzun vadeli takip etmeyi hedefliyordu. Ancak 2020 yılında, Trump yönetimindeki Sağlık Bakanı Alex Azar’ın talimatıyla proje durduruldu. Bazı kaynaklara göre bu karar, alkol endüstrisinin güçlü lobi faaliyetleri sonucu alındı. Zira Trump döneminde federal kurumlar, iş dünyasının çıkarlarını önceleyen bir yönetim anlayışıyla hareket ediyordu. Çalışmanın baş araştırmacısı Dr. Timothy Meyer, “Verilerin yok sayılması bilimsel açıdan kabul edilemezdi. Biden yönetiminde projeyi tamamlamak için gerekli desteği bulduk.” dedi.
Biden göreve gelir gelmez, NIH’ye bağımsız bilimsel araştırmaları engelsiz yürütme talimatı verdi. Ancak bu kez araştırma ekibi, projenin siyasi baskılara maruz kalmaması için doğrudan NIH’ye değil, bağımsız bir vakıf aracılığıyla fonlanarak çalışmayı tamamladı. Raporun yayımlanmasıyla birlikte, ABD’de alkol tüketimine yönelik sağlık politikalarının gözden geçirileceği yorumları yapılıyor.
Küresel sağlık tartışmaları
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Lancet dergisinde yayımlanan araştırmalar, alkolün herhangi bir miktarının güvenli olmadığını defalarca ortaya koydu. Ancak ABD gibi gelişmiş ülkelerde bile bu bilimsel bulgular, ekonomik çıkarlar nedeniyle genellikle yumuşatılıyor veya geciktiriliyor. Yeni rapor, haftada bir veya iki içkiden fazlasının meme, kolon ve karaciğer kanseri riskini önemli ölçüde artırdığını gösteriyor. Ayrıca alkolün hipertansiyon ve felç üzerindeki etkisi de vurgulanıyor. Raporun önerileri, birçok ülkenin sağlık kılavuzlarını yeniden yazmasına yol açabilir. Özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde alkol tüketim oranlarının yüksek olduğu düşünülürse, bu raporun kıta çapında bir tartışma başlatması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, OECD ülkeleri arasında kişi başı alkol tüketiminde alt sıralarda yer alsa da, son yıllarda sağlıklı yaşam trendleri ve hükümetin alkol politikaları nedeniyle tüketimde dalgalanmalar yaşanıyor. ABD’deki bu bilimsel tartışma, Türkiye’de de alkolün sağlık üzerindeki etkilerine dair farkındalığı artırabilir. Ancak doğrudan bir politika değişikliği beklenmiyor. Öte yandan, içki endüstrisinin güçlü olduğu bir ülke olarak Türkiye’de, bu tür raporların alkol tüketimini azaltmaya yönelik kamu spotları ve eğitim kampanyalarına ilham vermesi olası. Küresel boyutta ise ABD’nin sağlık kılavuzlarını güncellemesi, Dünya Sağlık Örgütü’nün alkol politikalarını da etkileyebilir ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için bir referans oluşturabilir.