New York'ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK) marjında Salı günü düzenlenen toplantıda, 14 Latin Amerika ve Karayipler ülkesi, Trump yönetiminin öncülüğünde 24 kartel, hapishane çetesi ve uyuşturucu kaçakçılığı örgütünü yabancı terör örgütü (FTO) olarak tanımladı. Bu adım, bölgede uyuşturucu kartellerine karşı yeni bir askeri ve hukuki mücadelenin zeminini hazırlıyor. Karar, ABD'nin tek taraflı olarak yürüttüğü uyuşturucuyla mücadele politikasını çok taraflı bir çerçeveye taşıma çabası olarak yorumlanıyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Başkanı Donald Trump, uzun süredir Latin Amerika'daki uyuşturucu kartellerine karşı daha sert bir tutum izliyor. Nitekim görev süresi boyunca Meksika'daki kartellere yönelik askeri müdahale seçeneğini defalarca gündeme getirmiş, hatta bazı kartelleri 'terör örgütü' olarak tanımlama talimatı vermişti. Bu kez, BM Genel Kurulu çerçevesinde düzenlenen üst düzey bir yan etkinlikte, 14 ülkenin lideri ortak bir bildiriye imza atarak 24 örgütü FTO listesine aldı. Kararın metninde, bu örgütlerin sadece uyuşturucu ticareti değil, aynı zamanda adam kaçırma, gasp, yasadışı madencilik ve göçmen kaçakçılığı gibi faaliyetlerle de bağlantılı olduğu vurgulandı.
FTO tanımı, ABD yasalarına göre bu örgütlere finansal destek sağlayan kişi ve kurumlara yaptırım uygulanmasını, örgüt üyelerine vize yasağı getirilmesini ve mal varlıklarının dondurulmasını mümkün kılıyor. Aynı zamanda, ABD ordusunun bu örgütlere karşı doğrudan askeri operasyon düzenlemesine yasal zemin hazırlıyor. Trump yönetimi, bu adımı 'terörle mücadelede yeni bir dönem' olarak nitelendirirken, insan hakları örgütleri endişelerini dile getiriyor. Zira bu tür tanımlamalar, bölgede sivil halkın zarar görebileceği geniş çaplı operasyonlara kapı aralayabilir.
Latin Amerika ülkelerinin çoğu, uzun yıllardır kartel şiddetiyle mücadele ediyor. Meksika'da karteller arası çatışmalar on binlerce kişinin ölümüne yol açtı. Kolombiya, Ekvador ve Orta Amerika ülkeleri de uyuşturucu ticareti ve buna bağlı suçlarla boğuşuyor. Bu ülkelerin bir kısmı, ABD ile işbirliğini artırarak kartellere karşı ortak operasyonlar yapmayı umuyor. Ancak bazıları, egemenliklerine müdahale edilmesinden çekiniyor. Nitekim Meksika Devlet Başkanı, geçmişte ABD'nin tek taraflı askeri müdahalesine karşı çıkmıştı. Bu toplantıda ise Meksika'nın tutumu merak konusu; zira ülke, kartellerin en yoğun olduğu bölgelerden biri.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu hamle, ABD'nin 'terörle mücadele' konseptini uyuşturucu kartellerine genişletmesi anlamına geliyor. Daha önce DEA (Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi) ve diğer kolluk kuvvetleri aracılığıyla yürütülen mücadele, şimdi askeri bir boyut kazanabilir. Trump yönetimi, bu adımı Çin ve Rusya gibi rakip aktörlerin Latin Amerika'daki etkisini kırmak için de kullanmayı hedefliyor olabilir. Zira Çin, Venezuela ve diğer ülkelerle ekonomik ilişkilerini derinleştirirken, Rusya da bölgede askeri varlığını artırma çabasında.
Kararın küresel yansımaları da olacak. Avrupa Birliği ve diğer bölgesel örgütler, Latin Amerika'daki bu yeni yönelimi dikkatle izliyor. Özellikle insan hakları savunucuları, FTO tanımının suç örgütleriyle mücadelede etkili olup olmayacağını, yoksa masum insanları mı hedef alacağını tartışıyor. Birleşmiş Milletler uzmanları, bu tür tanımlamaların uluslararası hukuka uygunluğunu sorguluyor. Ayrıca, FTO ilan edilen örgütlerle bağlantılı finansal ağların küresel bankacılık sistemine entegre olduğu biliniyor. Bu da yaptırımların etkisini sınırlayabilir.
Önümüzdeki dönemde, ABD'nin bu ülkelerle ortak operasyonlar düzenlemesi bekleniyor. Ancak operasyonların kapsamı ve hedefleri henüz net değil. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, 'terörist gruplarla mücadelede kararlılık' vurgusu yapılırken, somut adımlar için Kongre'nin onayı gerekebilir. Latin Amerika liderleri ise kendi ülkelerinde kamuoyuna karşı savunma yapmak zorunda kalabilir. Zira bazı ülkelerde ABD ile askeri işbirliği hassas bir konu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Latin Amerika'da yürüttüğü bu yeni terörle mücadele stratejisi, doğrudan Türkiye'yi hedef almasa da küresel terör tanımlamaları ve uluslararası güvenlik mimarisi açısından dolaylı etkiler taşıyor. Türkiye, kendi sınırlarında PKK/YPG gibi örgütlerle mücadele ederken, benzer şekilde terör örgütü tanımlamalarının uluslararası alanda kabul görmesi için çaba harcıyor. ABD'nin kartelleri FTO ilan etmesi, terör tanımının genişlemesi anlamına geliyor ve bu durum, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki operasyonlarına meşruiyet kazandırabilir. Öte yandan, Latin Amerika'da artan askeri gerilim, küresel kaynakların ve dikkatin başka yöne kaymasına neden olabilir; bu da Türkiye'nin bölgesel müttefikleriyle ilişkilerini etkileyebilir. Ayrıca, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede işbirliği, Türkiye'nin Avrupa'ya yönelik uyuşturucu rotalarındaki güvenlik işbirliğini de etkileyebilir.