Etiyopya ve Eritre, karşılıklı olarak birbirlerini iç çatışmaları körüklemekle suçlayarak diplomatik ilişkilerini kesti. Her iki ülke de bugün yaptığı açıklamalarda, diğerini kendi topraklarındaki istikrarsızlığı desteklemekle suçladı. Bu ani kopuş, 2018'de başlayan barış sürecinin ardından gelen en ciddi kriz olarak değerlendiriliyor. Diplomatik misyonların karşılıklı olarak kapatılması ve büyükelçilerin geri çekilmesi bekleniyor. Uluslararası toplum, Afrika Boynuzu'nda yeni bir çatışma riskine karşı uyarıda bulunuyor.
İlişkilerin Kopuşuna Giden Süreç
Etiyopya ve Eritre arasındaki gerilim, 1998-2000 yılları arasında yaşanan sınır savaşına kadar uzanıyor. Bu savaşta yaklaşık 80 bin kişi hayatını kaybetmişti. 2000 yılında imzalanan Cezayir Anlaşması ile savaş sona ermiş olsa da, iki ülke arasındaki ilişkiler 2018'e kadar dondurulmuş durumdaydı. Nisan 2018'de Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'in göreve gelmesiyle birlikte barış süreci başladı. Abiy, Eritre'ye yaptığı ziyaretle sınır kapılarının açılmasını ve diplomatik ilişkilerin yeniden tesis edilmesini sağladı. Bu adım, Abiy'e 2019 Nobel Barış Ödülü'nü kazandırdı.
Ancak 2020'de Etiyopya'nın kuzeyindeki Tigray bölgesinde başlayan iç savaş, ilişkileri yeniden gerdi. Eritre, Etiyopya hükümetinin yanında Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'ne (TPLF) karşı savaşa asker gönderdi. Tigray savaşı 2022'de sona erdi, fakat Eritre askerlerinin bölgeden çekilmemesi ve Etiyopya'nın iç işlerine müdahale iddiaları tansiyonu yükseltti. Son aylarda Eritre, Etiyopya'nın kendi topraklarındaki muhalif grupları desteklediğini öne sürüyor. Etiyopya ise Eritre'yi, Tigray sonrası dönemde ülkenin iç istikrarını bozmakla suçluyor.
Diplomatik ilişkilerin kesilmesi, iki ülke arasındaki tüm resmi kanalların kapanması anlamına geliyor. Eritre Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Etiyopya'nın düşmanca politikaları ve iç muhalefeti kışkırtması nedeniyle diplomatik ilişkilerimizi askıya alıyoruz" denildi. Etiyopya tarafı ise Eritre'yi "bölgesel istikrarı bozmak ve terör gruplarını desteklemekle" suçladı. Her iki ülke de karşılıklı olarak büyükelçilerini geri çağırdı ve sınır kapılarını kapattı.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Afrika Boynuzu, dünyanın en stratejik ama aynı zamanda en istikrarsız bölgelerinden biri. Kızıldeniz'e açılan kapı olması nedeniyle küresel ticaret yolları açısından kritik öneme sahip. Etiyopya ve Eritre arasındaki gerilim, bölgedeki güç dengelerini alt üst edebilir. Özellikle Sudan'daki iç savaş ve Somali'deki istikrarsızlık göz önüne alındığında, yeni bir çatışma bölgesel bir yangına dönüşebilir.
Uluslararası toplum, taraflara itidal çağrısı yapıyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, "Etiyopya ve Eritre arasındaki gerilimin barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini" vurguladı. Afrika Birliği de acil ateşkes ve diyalog çağrısında bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı, bölgedeki tüm aktörleri provokasyondan kaçınmaya davet etti. Avrupa Birliği ise insani yardım koridorlarının açık tutulması için çağrı yaptı.
Uzmanlar, ilişkilerin kopmasının uzun süreli bir çatışmaya dönüşme riski taşıdığını belirtiyor. Etiyopya'nın iç istikrarsızlığı ve ekonomik sorunları, Eritre'nin ise uluslararası izolasyonu, tarafları daha agresif politikalara itebilir. Bölgede barışın tesisi için uluslararası arabuluculuk şart görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Etiyopya ve Eritre arasındaki diplomatik kopuş, Türkiye'nin Afrika Boynuzu politikası açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, son yıllarda Afrika'da etkinliğini artırarak özellikle Somali, Sudan ve Etiyopya ile ekonomik ve askeri işbirliğini güçlendirdi. Etiyopya, Türkiye'nin Afrika'daki en büyük ticaret ortaklarından biri. İlişkilerin kesilmesi, Türk yatırımlarını ve ticaret hatlarını riske atabilir. Ayrıca, bölgedeki istikrarsızlık, Kızıldeniz'deki güvenlik dengelerini etkileyerek Türkiye'nin deniz ticaret yollarını tehdit edebilir. Türkiye'nin, taraflar arasında arabuluculuk yaparak bölgesel barışa katkı sağlaması ve ekonomik çıkarlarını koruması kritik önemde.