Tahran'ın duvarlarını süsleyen dev billboardlar, ABD Başkanı Donald Trump'ı alaycı bir dille eleştirirken, İranlı bir askerin ayağı altında ezilen Amerikan insansız hava araçlarını (İHA) tasvir ediyor. Bu görseller, İran'ın ABD ve İsrail ile yürüttüğü savaşın bir tür görsel kronolojisini sunuyor. Başkentin dört bir yanına yerleştirilen bu ilan panoları, yalnızca propaganda aracı değil, aynı zamanda İran'ın Batı karşıtı söyleminin sokak sanatına dönüşmüş hali olarak dikkat çekiyor.
Billboardların Ardındaki Ekip: Tasarımcılar Evi
Bu billboardları üreten ekip, "Khaneh-ye Tarrahan" yani Tasarımcılar Evi olarak biliniyor. İran'ın resmi sanat kurumlarıyla bağlantılı olduğu düşünülen bu grup, ABD karşıtı mesajlar içeren görselleri tasarlayıp şehrin dört bir yanına yerleştiriyor. Billboardlarda sıkça kullanılan imgeler arasında Trump'ın hamburger yerken tasvir edilmesi, Amerikan İHA'larının bir İran askerinin postalı altında ezilmesi ve Hürmüz Boğazı'nda Amerikan donanmasına ait unsurların hedef alınması yer alıyor. Bu görseller, İran'ın ABD'ye karşı yürüttüğü psikolojik savaşın bir parçası olarak yorumlanıyor.
Tasarımcılar Evi'nin çalışmaları, İran'ın devlet destekli sanat anlayışının tipik bir örneği. Ülke içinde geniş bir izleyici kitlesine ulaşan bu billboardlar, aynı zamanda uluslararası medyada da yankı buluyor. İranlı yetkililer, bu tür görsellerin halkın moralini yüksek tutmak ve ABD'nin bölgedeki varlığına karşı direnişi simgelemek amacıyla kullanıldığını belirtiyor. Ancak bazı gözlemciler, bu görsellerin İran iç politikasında da bir mesaj taşıdığını, hükümetin Batı karşıtı duruşunu pekiştirmeyi amaçladığını öne sürüyor.
Billboardlarda kullanılan semboller, İran'ın ABD ile olan gerilimli ilişkisinin tarihsel kökenlerine de işaret ediyor. Özellikle 1979 İslam Devrimi'nden bu yana ABD'yi "Büyük Şeytan" olarak nitelendiren İran, zaman zaman bu tür görsel propagandalarla karşıtlığını tazeliyor. Son dönemde artan billboard sayısı, İran'ın nükleer programı ve bölgesel politikaları nedeniyle ABD ile yaşadığı anlaşmazlıkların bir yansıması olarak görülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Hürmüz Boğazı ve Ötesi
Billboardlarda sıkça vurgulanan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yolu. İran, bu boğazı kontrol altında tutarak ABD ve müttefiklerine karşı önemli bir koz olarak kullanıyor. Görsellerde Amerikan donanmasının hedef alınması, İran'ın bu stratejik geçiş noktasındaki iddiasını pekiştirme çabası olarak yorumlanıyor. Aynı zamanda İsrail ile artan gerilim de billboardlara yansıyor; İran, İsrail'i bölgedeki en büyük düşman olarak tanımlıyor ve bu düşmanlığı görsel materyallerle halka aktarıyor.
Uzmanlara göre, bu tür billboardlar yalnızca bir propaganda aracı değil, aynı zamanda İran'ın caydırıcılık stratejisinin bir parçası. ABD'nin bölgedeki askeri varlığına karşı bir meydan okuma olarak nitelendirilen görseller, İran'ın olası bir çatışmada geri adım atmayacağı mesajını veriyor. Öte yandan, billboardlarda kullanılan alaycı dil, İran'ın Batı'ya karşı psikolojik üstünlük kurma çabası olarak da değerlendiriliyor.
Uluslararası ilişkiler uzmanları, bu görsellerin İran'ın iç kamuoyunu konsolide etme amacı taşıdığını belirtiyor. Ekonomik zorluklar ve uluslararası yaptırımlarla boğuşan İran halkı için bu tür görseller, dış düşman algısını güçlendirerek hükümete destek sağlamayı hedefliyor. Ayrıca, billboardların İran'ın müttefikleri olan Rusya ve Çin'e de bir mesaj içerdiği düşünülüyor: İran, ABD karşıtı cephede kararlı olduğunu gösteriyor.
Bölgesel aktörler açısından ise bu gelişme, Orta Doğu'daki gerilimin görsel bir boyut kazandığını ortaya koyuyor. Suudi Arabistan ve BAE gibi ABD müttefiki ülkeler, İran'ın bu tür propagandalarını yakından takip ederken, İsrail de İran'ın artan saldırgan söylemine karşı hazırlıklı olduğunu gösteriyor. ABD yönetimi ise henüz bu billboardlara resmi bir yanıt vermedi; ancak Beyaz Saray'ın İran'a yönelik yaptırımları sürdürme kararlılığı devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın ABD karşıtı billboardları, Türkiye'nin bölgesel dengeler açısından önemli bir unsur. Türkiye, hem ABD ile müttefiklik ilişkisini sürdürüyor hem de İran ile ekonomik ve siyasi bağlarını koruyor. Bu tür görsel propagandalar, İran'ın Batı karşıtı duruşunu pekiştirirken, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, Türkiye'nin enerji ithalatı için kritik bir güzergah; olası bir tıkanıklık Türkiye ekonomisini olumsuz etkiler. Türkiye, bölgede tansiyonun düşürülmesi için diplomatik çabalarını sürdürmeli.