Mısır'ın başkenti Kahire'de yaşayan Ömer el-Hassayna, İsrail'in Gazze'ye düzenlediği hava saldırısında geniş ailesinin büyük bölümünü kaybettikten sonra ülkesinden kaçmak zorunda kaldı. Aradan geçen üç yıla rağmen hâlâ Kahire'de yaşayan el-Hassayna, memleketi Gazze'de istikrar, güvenlik ve yeniden inşa çalışmalarının tamamlanmasını bekliyor. Geri dönüş için henüz koşulların oluşmadığını belirten el-Hassayna, yıkılan evinin ve hayatının yeniden kurulmasını umut ediyor.
Savaşın Yıktığı Hayatlar ve Bekleyiş
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, bölgede büyük yıkıma yol açtı. Binlerce Filistinli evini terk etmek zorunda kalırken, çok sayıda aile fertlerini kaybetti. Ömer el-Hassayna da bu trajedinin bir parçası. Ailesinin büyük bir kısmını bir gecede kaybeden el-Hassayna, Gazze'den ayrılarak Mısır'a sığındı. Ancak aradan geçen üç yıla rağmen dönüş için gerekli güvenli ortamın sağlanamaması, onun gibi binlerce Filistinlinin belirsizlik içinde yaşamasına neden oluyor.
Gazze'deki altyapı neredeyse tamamen çökmüş durumda. Elektrik, su ve sağlık hizmetleri temel ihtiyaçları karşılamakta zorlanıyor. Konut stokunun büyük bölümü yıkılmış veya hasar görmüş durumda. Birleşmiş Milletler raporlarına göre, Gazze'nin yeniden inşası için milyarlarca dolara ve yıllara ihtiyaç var. Bu koşullar altında geri dönmek isteyen Filistinliler, temel yaşam olanaklarından yoksun bir bölgeye dönmek zorunda kalacaklarını biliyor.
Mısır, Ürdün ve Lübnan gibi komşu ülkelerde yaşayan Filistinli mülteciler, uluslararası toplumun Gazze için daha fazla çaba göstermesini bekliyor. Ancak siyasi istikrarsızlık ve devam eden abluka, yeniden inşa sürecini sekteye uğratıyor. El-Hassayna gibi isimler, uluslararası yardımların hızlandırılması ve kalıcı bir ateşkes sağlanması çağrısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gazze'deki insani kriz, sadece Filistinlileri değil, tüm Orta Doğu'yu etkiliyor. Mısır, sınır kapılarını kontrol ederek Gazze'ye giden yardımları denetliyor; ancak bölgeye yeterli insani yardım ulaştırılamıyor. Katar, Türkiye ve bazı Avrupa ülkeleri, Gazze'nin yeniden inşası için fon sağlama sözü verdi, fakat siyasi belirsizlik bu fonların kullanılmasını engelliyor.
İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalar zaman zaman alevleniyor. Kalıcı bir barış anlaşması sağlanamadığı sürece, Gazze halkının evlerine dönüşü zor görünüyor. Filistinli mülteciler, uluslararası toplumun iki devletli çözüm konusunda daha fazla baskı yapmasını istiyor. Ancak İsrail'in yerleşim politikaları ve bölgedeki güç dengeleri, bu hedefi giderek ulaşılmaz kılıyor.
Mısır'da yaşayan Filistinliler, geçici barınma merkezlerinde veya kiralık evlerde hayatta kalma mücadelesi veriyor. Çocuklar eğitimden uzak kalıyor, yetişkinler iş bulmakta zorlanıyor. El-Hassayna, "Geri dönmek istiyorum ama Gazze'de beni bekleyen bir ev yok. Her şey yıkıldı. Yeniden başlamak için güvenli bir ortam gerekiyor" diyor. Onun gibi düşünen binlerce Filistinli, uluslararası toplumun harekete geçmesini bekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına tarihsel ve siyasi olarak yakın duran bir ülke. Gazze'deki insani kriz, Türkiye'nin bölgesel barış ve istikrar politikalarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Gazze'ye insani yardım göndererek ve diplomatik girişimlerde bulunarak çözüm arıyor. Ancak İsrail ile ilişkilerin normalleşme süreci, Türkiye'nin Filistin konusundaki tutumunu dengelemesini gerektiriyor. Gazze'de kalıcı bir barış sağlanamazsa, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki güvenlik ve enerji çıkarları olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, Türkiye'de yaşayan Filistinli mülteciler ve kamuoyunun hassasiyeti, hükümetin politikalarını şekillendiren unsurlar arasında.