Başkan George W. Bush'un "şok ve dehşet" olarak adlandırılan askeri kampanyasının başlamasından 23 yıl sonra, ABD ordusu Irak'tan tamamen çekildiğini açıkladı. Çekilme, Irak hükümeti ile yapılan anlaşma çerçevesinde tamamlandı ve ülkedeki son ABD askeri birlikleri de Irak topraklarından ayrıldı. Pentagon yetkilileri, sürecin planlandığı gibi sorunsuz tamamlandığını bildirdi.
1991'den Bugüne: ABD'nin Irak Serüveni
ABD'nin Irak ile askeri ilişkisi 1991 Körfez Savaşı'na kadar uzanıyor. Ancak asıl dönüm noktası, 2003 yılında Başkan George W. Bush döneminde başlatılan ve kitle imha silahlarının varlığı iddiasına dayanan işgal oldu. "Şok ve dehşet" adı verilen hava operasyonuyla başlayan süreç, kısa sürede kara harekâtına dönüştü ve Saddam Hüseyin rejimi devrildi.
Ancak işgal sonrası dönem, ABD için beklenmedik bir direniş ve istikrarsızlıkla dolu geçti. 2007'deki "asker artırımı" (surge) geçici bir düşüş sağlasa da, 2011'de Barack Obama yönetimi askerlerin çoğunu çekti. Fakat DEAŞ'ın yükselişi, 2014'te ABD'yi yeniden Irak'a asker göndermeye zorladı. Bu kez görev, DEAŞ ile mücadele ve Irak güvenlik güçlerini eğitmek olarak tanımlandı.
2020'de Irak parlamentosu, ABD askerlerinin ülkeden çekilmesini talep eden bir karar aldı. Bu karar, İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü komutanı Kasım Süleymani'nin Bağdat'ta düzenlenen bir ABD insansız hava aracı saldırısında öldürülmesinin ardından geldi. Süleymani suikastı, Irak'ta ABD karşıtlığını artırdı ve çekilme taleplerini güçlendirdi.
Çekilmenin Bölgesel ve Küresel Boyutu
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Orta Doğu'daki güç dengelerini yeniden şekillendirecek. Irak, uzun yıllardır ABD ve İran arasında bir nüfuz mücadelesine sahne oluyordu. ABD askerlerinin ayrılması, İran'ın Irak üzerindeki etkisini artırabileceği yorumlarına yol açtı. Ancak Irak hükümeti, egemenliğine vurgu yaparak tüm yabancı güçlerden arınmış bir ülke olma yolunda ilerlediğini belirtiyor.
Öte yandan, DEAŞ'ın yeniden canlanma riski, bölgesel güvenlik açısından endişe kaynağı. Irak güvenlik güçlerinin DEAŞ ile mücadelede ne kadar etkili olacağı belirsizliğini koruyor. ABD, çekilme sonrası istihbarat ve lojistik destek sağlamaya devam edeceğini açıkladı, ancak sahada askeri varlık kalmayacak.
Küresel ölçekte ise bu çekilme, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri angajmanını azaltma yönündeki stratejik tercihinin bir parçası olarak görülüyor. Biden yönetimi, öncelikleri Asya-Pasifik'e kaydırma politikasını sürdürüyor. Bu durum, bölgedeki müttefiklerin güvenlik endişelerini artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Türkiye için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Irak'ın kuzeyinde PKK'nın varlığı ve Irak merkezi hükümetinin zayıflığı, Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırabilir. ABD askerlerinin ayrılması, PKK'ya karşı istihbarat paylaşımı ve operasyonel iş birliğini olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, İran'ın Irak'taki etkisinin artması, Türkiye'nin bölgesel denge politikalarını zorlaştırabilir. Türkiye, Irak'taki Türkmenlerin güvenliği ve Kerkük'ün statüsü gibi konularda hassasiyetini koruyor. Ayrıca, enerji koridorları ve ticaret yollarının güvenliği, Türkiye'nin ekonomik çıkarları açısından kritik önemde. Bu nedenle Türkiye, Irak'taki siyasi istikrarı ve toprak bütünlüğünü desteklemeye devam edecektir.