İsrail'in Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri büyükelçilikleri, Venedik Bienali'nde büyük yankı uyandıran ve ödül kazanan NAZA isimli sanat sergisinin bir kopyasını düzenleyerek, İsrail karşıtı söylemi destekleyen bir kampanya başlattı. Orijinal sergi, Filistinli sanatçıların eserlerine ev sahipliği yaparak işgal altındaki topraklardaki yaşamı konu alıyordu. İsrail yanlısı gruplar tarafından 'ayrımcı' ve 'İsrail düşmanı' olarak nitelendirilen NAZA, Venedik'te büyük ödül kazandıktan haftalar sonra, İsrail'in diplomatik temsilcilikleri tarafından hedef alındı.
NAZA Sergisi ve İsrail'in Tepkisi
NAZA, 2022 Venedik Bienali'nde Altın Aslan ödülünü kazanan ve Filistinli sanatçıların eserlerini sergileyen bir projeydi. Sergi, Filistin topraklarındaki günlük yaşamı, direnişi ve işgali sanatsal bir dille anlatıyordu. İsrail hükümeti ve yanlısı lobiler, serginin 'İsrail karşıtı' bir propaganda aracı olduğunu iddia ederek itiraz etti. İsrail'in Venedik Bienali'ndeki kendi pavyonu ise daha az ilgi görmüştü.
Olayın ardından İsrail Dışişleri Bakanlığı, Birleşik Krallık ve ABD'deki büyükelçiliklerine talimat göndererek, NAZA'nın 'gerçekleri çarpıttığını' öne süren karşı etkinlikler düzenlemelerini istedi. Bu kapsamda, Londra ve Washington'da 'İsrail'in hikayesini anlatan' paneller, sergiler ve konferanslar organize edildi. Etkinliklerde İsrail'in güvenlik endişeleri ve bölgedeki 'terörle mücadelesi' anlatıldı.
Diplomatik ve Kültürel Boyut
İsrail'in bu hamlesi, kültürel diplomasi alanında artan bir rekabetin göstergesi. Son yıllarda İsrail, uluslararası kamuoyunda artan eleştirilere karşı 'hasbara' adı verilen bir savunma stratejisi izliyor. Bu strateji, İsrail'in imajını düzeltmeye yönelik çeşitli etkinlikleri içeriyor. Ancak eleştirmenler, bu tür girişimlerin sansür ve baskı aracı haline geldiğini savunuyor.
Öte yandan, Filistin yanlısı gruplar, İsrail'in kopya etkinliklerini 'kültürel el koyma' ve 'sanatı siyasete alet etme' olarak nitelendiriyor. NAZA'nın küratörleri, serginin amacının diyalog ve anlayış olduğunu, ancak İsrail'in bunu bir saldırı aracı olarak gördüğünü belirtiyor. Uluslararası sanat camiasında da İsrail'in bu tutumu eleştiriliyor; birçok sanatçı ve akademisyen, İsrail'in kültürel kurumlara müdahalesinin ifade özgürlüğünü kısıtladığını düşünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinen bir ülke olarak, İsrail'in NAZA sergisine yönelik kopya kampanyasını yakından takip ediyor. Bu gelişme, İsrail'in uluslararası alanda artan izolasyonunu ve kültürel diplomasi savaşını gözler önüne seriyor. Türkiye, benzer şekilde Filistin kültürünü ve sanatını uluslararası platformlarda destekleyerek, İsrail'in anlatısına karşı bir denge unsuru oluşturabilir. Ayrıca, bu tür kültürel çatışmalar, Türkiye'nin bölgesel liderlik iddiasını güçlendirecek adımlar atması için bir fırsat sunuyor. İsrail'in bu tutumu, Türkiye-İsrail ilişkilerinde zaten var olan gerilimi daha da derinleştirebilir.