Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Michael Erik Kurilla'yı Cidde'de kabul etti. Görüşmede ikili ilişkiler ve başta Yemen, İran ve Gazze olmak üzere bölgesel gelişmeler ele alındı. Suudi Arabistan resmi ajansı SPA'nın haberine göre, toplantıda iki ülke arasındaki askeri işbirliği ve ortak güvenlik konuları da görüşüldü.
Görüşmenin Arka Planı
Bu görüşme, Orta Doğu'da gerilimin yüksek olduğu bir dönemde gerçekleşti. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları devam ederken, Kızıldeniz'de Husilerin ticari gemilere yönelik eylemleri uluslararası deniz güvenliğini tehdit ediyor. ABD, Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik operasyonlarını sürdürürken, Suudi Arabistan ise İran ile 2023 yılında imzaladığı anlaşma sonrası bölgesel gerilimi düşürme çabasında. Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın CENTCOM komutanını kabul etmesi, Riyad'ın Washington ile güvenlik bağlarını koruma isteğini gösteriyor.
Görüşmede ayrıca Suudi Arabistan'ın savunma kapasitesinin güçlendirilmesi, istihbarat paylaşımı ve terörle mücadele konuları ele alındı. ABD tarafı, Suudi Arabistan'ın bölgesel istikrar için kilit bir ortak olduğunu vurguladı. Geçtiğimiz aylarda ABD, Suudi Arabistan'a yönelik savunma satışlarını hızlandırmış ve iki ülke arasında ortak tatbikatlar düzenlenmişti. Bu görüşme, söz konusu işbirliğinin devamı niteliğinde.
Suudi Arabistan, 2030 Vizyonu kapsamında ekonomik dönüşümünü sürdürürken, güvenlik alanında ABD ile ilişkilerini dengede tutmaya çalışıyor. Ancak Çin ile de yakınlaşma çabası içinde. Riyad, hem ABD hem de Çin ile iyi ilişkiler geliştirerek stratejik özerkliğini artırmayı hedefliyor. Bu görüşme, Suudi Arabistan'ın ABD ile güvenlik işbirliğini sürdürme kararlılığını teyit ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını ve müttefikleriyle ilişkilerini yeniden şekillendiriyor. İran'ın nükleer programı, Yemen'deki iç savaş, Suriye'deki istikrarsızlık ve Irak'taki siyasi kriz, bölgesel güvenlik mimarisini etkiliyor. ABD, bu sorunlarla mücadelede Suudi Arabistan, BAE ve diğer Körfez ülkeleriyle işbirliğini güçlendirmek istiyor. CENTCOM komutanının ziyareti, bu çerçevede önemli bir adım.
Öte yandan, Suudi Arabistan'ın İran ile ilişkilerini normalleştirme süreci, ABD'nin bölgedeki çıkarlarıyla çelişebilir. Ancak Washington, Riyad'ın Tahran ile diyaloğunu desteklediğini açıklamıştı. Bu görüşme, ABD'nin Suudi Arabistan'ın İran ile ilişkilerini dengeleme çabalarını da yansıtıyor. Ayrıca, Çin'in bölgedeki artan etkisi, ABD'yi müttefikleriyle bağlarını güçlendirmeye itiyor. Suudi Arabistan, Çin'in arabuluculuğuyla İran ile anlaşma sağlamıştı; bu durum ABD'yi rahatsız etmiş olsa da, Washington Riyad ile güvenlik işbirliğini sürdürmekte kararlı.
Küresel petrol arz güvenliği açısından da Suudi Arabistan kritik bir aktör. ABD, petrol fiyatlarının istikrarı ve arz güvenliği için Suudi Arabistan ile koordinasyonu sürdürüyor. Görüşmede enerji güvenliği konusunun da ele alındığı tahmin ediliyor. Ayrıca, Kızıldeniz'deki Husi saldırıları, küresel ticaret yollarını tehdit ediyor; ABD ve Suudi Arabistan bu konuda ortak hareket etme arayışında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suudi Arabistan ile ABD arasındaki bu üst düzey askeri görüşme, Türkiye'nin bölgesel dengeler açısından dikkatle izlemesi gereken bir gelişme. Ankara, son yıllarda Körfez ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirme ve ekonomik işbirliğini artırma politikası izliyor. Suudi Arabistan'ın ABD ile güvenlik bağlarını güçlendirmesi, Türkiye'nin bölgedeki konumunu doğrudan etkilemez; ancak Yemen, İran ve Doğu Akdeniz gibi konularda Türkiye'nin pozisyonunu göz önünde bulundurması gereken bir faktör. Türkiye, aynı zamanda CENTCOM ile yakın ilişkilere sahip ve Suriye, Irak gibi konularda işbirliği yapıyor. Bu görüşme, Türkiye'nin bölgesel güvenlik mimarisinde aktif rol alması gerekliliğini bir kez daha ortaya koyuyor. Ayrıca, Suudi Arabistan'ın savunma alanında ABD'ye bağımlılığı, Türkiye'nin savunma sanayii ihracatı için fırsatlar yaratabilir.