Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) komutanı Mazlum Kobane, Avrupa'da bir dizi diplomatik temas başlattı. Kobane'nin bu hafta Paris'te Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile bir araya gelmesi bekleniyor. Suriye'nin kuzeydoğusundaki Kürt liderliğindeki yönetimin uluslararası alanda meşruiyet kazanma çabalarının bir parçası olarak değerlendirilen bu tur, Şam yönetiminin dikkatle izlediği bir gelişme. Kobane'nin ziyareti, SDG'nin askeri ve siyasi kanadının Batılı ülkelerle ilişkilerini derinleştirme stratejisi olarak görülüyor.
Gelişmenin arka planı: Kobane'nin diplomatik hamlesi
Mazlum Kobane, SDG'nin en üst düzey komutanı olarak biliniyor. ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı koalisyonda önemli bir rol oynayan SDG, Suriye'nin kuzeydoğusunda fiili bir özerk yönetim kurmuş durumda. Kobane'nin Avrupa turu, bu özerk yapının uluslararası tanınırlığını artırmayı hedefliyor. Fransa, SDG'ye askeri ve siyasi destek veren başlıca Avrupa ülkelerinden biri. Paris'te Barrot ile yapılacak görüşmede, bölgedeki güvenlik durumu, DEAŞ tehdidi ve insani yardım konularının ele alınması bekleniyor. Kobane'nin ayrıca Avrupa Birliği ve diğer Batılı yetkililerle de bir araya gelmesi planlanıyor.
Kobane'nin Avrupa turu, Suriye iç savaşının başlangıcından bu yana Kürt grupların izlediği uluslararası tanınma politikasının bir devamı. SDG, 2019'da ABD'nin kısmi çekilmesinin ardından Rusya ve Suriye rejimiyle anlaşmalar yaparak varlığını korumuştu. Ancak son dönemde Türkiye'nin sınır ötesi operasyonları ve Şam'ın yeniden merkezi otoriteyi tesis etme çabaları, SDG'yi yeni diplomatik arayışlara itiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Şam'dan tepki ve bölgesel dengeler
Kobane'nin Avrupa'daki temasları, Suriye yönetimini rahatsız ediyor. Şam, SDG'nin bağımsız bir diplomatik girişim yürütmesini ülkenin toprak bütünlüğüne aykırı olarak değerlendiriyor. Suriye Dışişleri Bakanlığı, Kobane'nin turuna ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmamış olsa da, resmi medyada bu tür girişimler 'meşruiyet kazanma çabası' olarak eleştiriliyor. Bölgesel olarak, Kobane'nin Avrupa'da kabul görmesi, İran ve Rusya'nın Suriye'deki nüfuzunu dengeleme potansiyeli taşıyor. ABD'nin bölgedeki askeri varlığının geleceği belirsizliğini korurken, Avrupa ülkelerinin SDG'ye desteği, DEAŞ'ın yeniden canlanmasını önleme stratejisinin bir parçası. Fransa başta olmak üzere bazı Avrupa ülkeleri, SDG'yi Suriye'de istikrarın sağlanması için önemli bir ortak olarak görüyor. Ancak bu destek, Türkiye'nin itirazlarıyla karşı karşıya. Ankara, SDG'yi PKK'nın bir uzantısı olarak kabul ediyor ve Kürt grupların uluslararası alanda meşruiyet kazanmasına şiddetle karşı çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kobane'nin Avrupa turu, Türkiye için doğrudan bir güvenlik tehdidi oluşturmasa da, diplomatik açıdan hassas bir konu. Türkiye, SDG'nin PKK ile bağlantısı nedeniyle bu yapılanmanın uluslararası alanda tanınmasını engellemeye çalışıyor. Avrupa ülkelerinin SDG'ye verdiği destek, Türkiye'nin sınır güvenliği ve PKK'ya yönelik mücadelesini dolaylı olarak etkileyebilir. Özellikle Fransa'nın tutumu, Türkiye-Fransa ilişkilerinde ek bir gerilim unsuru olabilir. Ankara, SDG'nin diplomatik girişimlerini yakından izlerken, gerektiğinde diplomatik ve askeri adımlar atacağını sinyallerini veriyor.