Rusya, Ukrayna'nın başkenti Kiev’e gece boyunca düzenlediği yoğun füze ve insansız hava aracı saldırılarında en az 30 kişinin ölümüne yol açtı. Yetkililer, saldırılarda 100’den fazla kişinin yaralandığını ve çok sayıda binanın hasar gördüğünü açıkladı. Kent sakinleri, 'cehennemi yaşadıklarını' belirtirken, Ukrayna yönetimi 'yeniden inşa edeceğiz' mesajı verdi. Saldırı, savaşın en kanlı gecelerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Gelişmenin arka planı
Kiev’e yönelik saldırı, Rusya’nın Ukrayna’nın enerji altyapısını hedef alan kış stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Gece boyunca kente onlarca füze ve Şahid tipi drone ile saldırı düzenlendi. Ukrayna Hava Kuvvetleri, saldırıların büyük kısmının düşürüldüğünü ancak isabet alan noktaların ağır hasar gördüğünü bildirdi. Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, kentte birçok mahallede elektrik ve su kesintileri yaşandığını, metro istasyonlarının sığınak olarak kullanıldığını duyurdu.
Olay yerinde bulunan muhabir Tom Watling, görgü tanıklarının 'kabus gibi bir gece' geçirdiklerini aktardı. Birçok bina tamamen yıkılırken, arama kurtarma çalışmaları sürüyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, saldırıyı 'terör eylemi' olarak nitelendirerek uluslararası topluma daha fazla hava savunma sistemi çağrısı yaptı. ABD ve AB ülkeleri saldırıyı kınarken, NATO acil toplantı kararı aldı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu saldırı, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta sivil altyapıyı hedef almaktan çekinmediğini bir kez daha gösteriyor. Savaşın kış aylarına girerken şiddetlenmesi, AB ülkelerinin enerji güvenliği endişelerini artırıyor. Özellikle Doğu Avrupa ülkeleri, Rusya’nın saldırganlığının sınırları aşabileceği uyarısında bulunuyor. Analistler, Moskova’nın Kiev’i yıldırarak müzakere masasında elini güçlendirmeyi hedeflediğini belirtiyor. Ancak Ukrayna’nın direnci, Batı desteğinin devam etmesiyle kırılmış değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna-Rusya savaşında arabuluculuk rolü üstlenirken Karadeniz’deki güvenlik dengelerini yakından izliyor. Kiev’e yönelik bu saldırı, Türkiye’nin Montrö Sözleşmesi kapsamındaki Boğazlar politikasını ve tahıl koridoru anlaşmasının geleceğini etkileyebilir. Ayrıca Türkiye’nin Ukrayna’ya insani yardım ve savunma sanayii desteği devam ediyor. Saldırının ardından Türkiye’nin tansiyonu düşürmek için diplomatik girişimlerini hızlandırması bekleniyor.