Rusya ile Ukrayna arasında çatışmalar tüm şiddetiyle sürüyor. Ukrayna Hava Kuvvetleri, Rusya'nın Cuma gecesi Ukrayna'ya yönelik iki füze ve 105 drone ile büyük çaplı bir saldırı düzenlediğini duyurdu. Ukrayna hava savunma sistemlerinin, saldırıda kullanılan iki seyir füzesini ve 105 dronedan 78'ini imha ettiği belirtildi. Kiev'de de patlama sesleri duyulurken, şehir genelinde hava saldırısı alarmları verildi. Ukrayna genelinde ise Harkiv, Sumi, Dnipropetrovsk gibi birçok bölgede de saldırılar yaşandı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, saldırılarda en az 7 sivilin hayatını kaybettiğini, 45 kişinin yaralandığını açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı ise, Ukrayna'nın Rusya'nın işgal altındaki topraklarına yönelik saldırılar düzenlediğini ve bu saldırılarda sivil kayıplar yaşandığını iddia etti. İki taraf da birbirini sivil hedeflere saldırmakla suçluyor. Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, saldırıların bir savaş suçu olduğunu ve uluslararası toplumun Rusya'ya yönelik yaptırımları artırması gerektiğini söyledi.
Gelişmenin arka planı: Kiev'in en büyük saldırısı
Rusya, Ukrayna'nın Kiev kentine savaşın başından beri en büyük saldırılardan birini düzenledi. Ukraynalı yetkililer, saldırının en az 10 bölgede hasara yol açtığını ve özellikle kritik altyapı tesislerinin hedef alındığını belirtti. Kiev'in Podil semtinde bir konut binasına isabet eden bir drone parçası nedeniyle yangın çıktı. Can kaybı olmazken, bazı sakinler dumandan etkilendi. Ukrayna Hava Kuvvetleri Sözcüsü Yuriy Ihnat, “Bu gece en yoğun drone saldırılarından birini yaşadık. Rusya, İran yapımı Şahid tipi intihar dronelarını yoğun şekilde kullandı” dedi. Ukrayna, Rusya'nın özellikle enerji altyapısını hedef aldığını, ancak bu kez saldırıların daha geniş bir alana yayıldığını ifade etti. Saldırıların ardından Ukrayna'nın birçok bölgesinde elektrik kesintileri yaşandı. Enerji Bakanı Herman Haluşçenko, “Rusya, enerji sistemimize büyük zarar verdi. Ancak ekiplerimiz onarım çalışmalarına hemen başladı” açıklamasını yaptı. Ukrayna ordusu, karşı saldırı hazırlıklarını sürdürdüğünü ve Rusya'nın işgal altındaki bölgelerdeki mevzilerini vurduğunu bildirdi. Rus tarafı ise Ukrayna'nın sivil yerleşimleri hedef aldığını öne sürdü. Çatışmaların yoğunlaştığı son dönemde, her iki taraf da sivil kayıpların arttığını kabul ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Savaşın yayılma riski
Rusya-Ukrayna savaşı, 2022 Şubat ayından bu yana devam ederken, son haftalarda cephe hattında hareketlilik arttı. Ukrayna, Batı'dan aldığı F-16 savaş uçaklarının da devreye girmesiyle hava savunmasını güçlendirdi. NATO, Ukrayna'ya askeri desteğini sürdürüyor. ABD ve Avrupa Birliği, Rusya'ya yönelik yeni yaptırım paketleri hazırlıyor. Ancak Rusya, saldırılarını yoğunlaştırarak Ukrayna'yı müzakere masasına zorlamayı hedefliyor. Özellikle kış aylarında enerji altyapısına yönelik saldırılar, sivil halkı etkilemeye yönelik bir strateji olarak değerlendiriliyor. Bu saldırılar, aynı zamanda Ukrayna'nın savunma sanayisini ve lojistik hatlarını vurmayı amaçlıyor. Uzmanlar, savaşın 2025 yılına kadar sürebileceği ve toprak değişikliklerinin kalıcı olabileceği görüşünde. Rusya'nın elindeki toprakları genişletme çabaları, uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. Çin ve Hindistan gibi ülkeler ise tarafsız kalmaya devam ediyor. Savaş, küresel enerji ve gıda fiyatlarında dalgalanmalara yol açarken, Karadeniz tahıl koridoru anlaşmasının geleceği de belirsizliğini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya-Ukrayna savaşı, Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenliğini ve ekonomik çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Montrö Sözleşmesi kapsamında boğazlardan geçişleri kontrol ederken, Karadeniz'deki mayın tehdidi ve savaş gemilerinin geçişi Ankara'yı tedirgin ediyor. Ayrıca, Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşıladığı Rusya ile ticari ilişkileri savaşın gölgesinde sürüyor. Ukrayna ile Karadeniz tahıl koridoru anlaşmasına aracılık eden Türkiye, bu rolüyle uluslararası alanda itibar kazanmıştı. Ancak savaşın tırmanması, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, Kırım Tatarlarının durumu ve Ukrayna'daki Türk yatırımları da Ankara için hassas konular. Türkiye, NATO üyesi olarak ittifakın doğu kanadının güvenliğine katkıda bulunurken, Rusya ile dengeli bir ilişki yürütmeye çalışıyor. Savaşın uzaması, Türkiye'nin dış politikasında manevra alanını daraltabilir.