Rus ordusunun Ukrayna'daki kara harekâtı son haftalarda neredeyse durma noktasına gelirken, Moskova yönetimi savaşı sürdürebilmek için ağır hava saldırılarına ve uzun menzilli füze bombardımanlarına yöneldi. Araştırmacılara göre, Ukrayna'nın büyük şehirleri son günlerde yoğun şekilde vuruluyor; bu saldırıların amacı hem Ukrayna'nın moralini kırmak hem de Kiev'in savunma sanayisini ve altyapısını çökertmek. 3 Haziran'da yayımlanan analizler, Rusya'nın Mayıs ayı boyunca elde ettiği toprak kazanımlarının sınırlı kaldığını ve cephe hattında Ukrayna savunmasının beklenenden daha dirençli olduğunu ortaya koyuyor. Bunun üzerine Kremlin, savaşı yeniden şekillendirmek için hava gücüne bel bağlamış durumda.
Hava saldırılarının yoğunluğu artıyor
Ukrayna Genelkurmayı'nın verilerine göre, Rusya sadece Mayıs ayında 350'den fazla insansız hava aracı ve 200'ü aşkın uzun menzilli füze kullanarak enerji santralleri, demiryolu düğüm noktaları ve askeri depoları hedef aldı. Özellikle Kiev, Harkiv ve Dnipro gibi büyük şehirlerde elektrik kesintileri ve can kayıpları yaşandı. Uzmanlar, bu stratejinin Ukrayna'nın savaşma kabiliyetini zayıflatmayı ve Batı'dan gelen yardım sevkiyatını engellemeyi amaçladığını belirtiyor. Ancak aynı uzmanlar, hava saldırılarının tek başına savaşın seyrini değiştiremeyeceğini, zira Ukrayna'nın hava savunma sistemlerinin giderek güçlendiğini vurguluyor.
Kara cephesinde tıkanma
Rus kuvvetlerinin doğu Ukrayna'da özellikle Avdiyivka ve Bahmut bölgelerinde yürüttüğü taarruzlar, Ukrayna savunmasının derinliği ve Batı'dan gelen topçu mühimmatının etkisiyle yavaşladı. Mayıs ayı boyunca Rusya'nın kontrol altına aldığı bölge miktarı birkaç kilometrekareyi geçmezken, karşılaştırma yapmak gerekirse aynı dönem 2023'te yüzlerce kilometrekarelik ilerlemeler kaydedilmişti. Bu durum, Rus ordusunun insan gücü ve zırhlı araç kayıplarının yanı sıra Ukrayna'nın insansız hava araçlarıyla etkili karşı saldırılar düzenlemesinden kaynaklanıyor.
Küresel boyut ve Batı'nın rolü
Rusya'nın hava savaşına yönelmesi, savaşın ikinci yılında tırmanma riskini de beraberinde getiriyor. Özellikle Ukrayna'ya F-16 savaş uçaklarının teslimatının başlaması, Moskova'nın hava üstünlüğünü kaybetme endişesini artırıyor. NATO yetkilileri, Rusya'nın sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını savaş suçu olarak nitelendirirken, Washington yönetimi Ukrayna'ya ilave HIMARS mermisi ve hava savunma sistemi gönderme kararı aldı. Avrupa Birliği ise yeni yaptırım paketleri üzerinde çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Savaşın uzaması, Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenlik dengelerini doğrudan etkiliyor. Rusya'nın hava saldırılarını artırması, Ukrayna limanlarına yönelik tehdidi büyütebilir ve tahıl koridoru anlaşmasının yeniden canlandırılmasını zorlaştırabilir. Ayrıca Türkiye, NATO müttefiki olarak Ukrayna'ya destek verirken, Rusya ile enerji ve turizm alanındaki ekonomik ilişkilerini de dengelemek zorunda. Savaşın kışa doğru tırmanması halinde enerji fiyatlarındaki olası artış, Türkiye'nin cari açığı üzerinde baskı yaratabilir. Ankara, bu nedenle hem diplomatik çözüm çağrılarını sürdürmekte hem de Montrö Sözleşmesi kapsamında Karadeniz'deki askeri dengeyi korumaya çalışmaktadır.