Rusya-Ukrayna savaşında son 24 saat, tansiyonun yeniden yükseldiği anlara sahne oldu. Ukrayna güçlerinin Rusya topraklarındaki petrol depolarına yönelik saldırıları, Moskova yönetiminin Kiev'e balistik füze yağdırmasıyla karşılık buldu. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, sadece petrol depolarının değil, aynı zamanda Karadeniz'deki üç Rus tankerinin de vurulduğunu açıkladı. Saldırılar, savaşın dördüncü yılına yaklaşırken Ukrayna'nın Rus enerji altyapısına yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bir döneme denk geliyor. Putin yönetiminin Ukrayna'nın enerji tesislerini hedef alan misilleme saldırıları, savaşın doğrudan sivil altyapıya yöneldiği yeni bir evreyi işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, Rusya'nın Krasnodar bölgesinde bulunan iki büyük petrol deposuna insansız hava araçlarıyla saldırı düzenledi. Rusya Savunma Bakanlığı, 15’e yakın dronun etkisiz hale getirildiğini ancak bazılarının hedefe ulaştığını doğruladı. Yangınların hala söndürülemediği bildirilirken, bölgedeki petrol akışının durduğu belirtiliyor. Ukrayna istihbaratına göre bu depolar, Rus ordusunun yakıt tedarik zincirinin kritik bir parçası. Aynı anda Ukrayna deniz kuvvetleri, Karadeniz’de Rusya’ya ait üç tankeri hedef aldı. Zelenskiy, bu tankerlerin Kırım’daki Rus askeri birliklerine yakıt taşıdığını iddia etti. Tankerlerden en az birinin ağır hasar aldığı ve savaş dışı kaldığı öğrenilirken, diğerlerinin durumuyla ilgili bilgi paylaşılmadı.
Moskova’nın yanıtı ise gecikmedi. Rus ordusu, Ukrayna’nın başkenti Kiev’e yönelik balistik füze saldırısı başlattı. Ukrayna Hava Kuvvetleri, toplam 12 balistik füzeyi tespit ettiklerini ancak savunma sistemlerinin hepsini imha edemediğini açıkladı. Saldırıda en az iki kişi hayatını kaybederken, 15 kişi yaralandı. Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, kentteki enerji altyapısının büyük darbe aldığını ve bazı bölgelerde elektrik kesintileri yaşandığını duyurdu. Saldırının ardından Batı ülkelerinden Ukrayna’ya hava savunma sistemlerinin hızlandırılması çağrıları yapıldı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu son saldırılar, Ukrayna’nın savaşı Rusya’nın enerji kaynaklarına taşıma stratejisini doğruluyor. ABD ve Avrupa Birliği yetkilileri, Ukrayna’nın Rusya içindeki hedeflere saldırmasına sıcak bakmazken, Kiev yönetimi meşru müdafaa hakkı çerçevesinde hareket ettiğini savunuyor. Özellikle Karadeniz’deki tanker saldırıları, küresel deniz ticaret hatlarını tehdit eden bir boyut kazanıyor. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında Karadeniz’deki hareketliliği yakından izlerken, bu tür saldırıların bölgesel deniz güvenliğini doğrudan etkilemesinden endişe duyuyor. Öte yandan Rusya’nın Kiev’e yönelik füze saldırıları, Batı’ya Ukrayna’ya daha fazla askeri yardım yapılması yönünde baskı oluşturuyor. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Ukrayna’ya hava savunma sistemlerinin sevkiyatına öncelik verildiğini duyurdu. Avrupa Birliği, kış aylarında Rus saldırıları nedeniyle Ukrayna’nın enerji altyapısının hedef alınmasına karşı yeni yaptırım paketleri hazırlığında. Savaş, enerji krizini derinleştirirken, dünya genelinde petrol ve doğalgaz fiyatlarında dalgalanmalar yaşanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü destekleyen hem de savaşın Karadeniz’e sıçramasını engellemeye çalışan bir denge politikası yürütüyor. Rus tankerlerinin Karadeniz’de vurulması, Türkiye’nin bu bölgedeki ticari çıkarlarını ve Boğazlar üzerindeki kontrolünü tehdit ediyor. Ankara, Karadeniz’i bir savaş bölgesine dönüştürmemek için diplomatik girişimlerini sürdürürken, Montrö Sözleşmesi’nin korunmasına büyük önem veriyor. Aynı zamanda Ukrayna’nın enerji altyapısının hedef alınması, Türkiye’nin Kırım Tatar toplumu üzerinden bölgedeki dengeleri koruma çabalarını da zorlaştırıyor. Türkiye, insani krizin derinleşmemesi için tahıl ve enerji hatlarının güvenliğine yönelik arabuluculuk rolünü sürdürmek zorunda kalıyor.