Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları gece boyunca şiddetini artırdı. Ukrayna makamları, erken saatlerde başkent Kiev'in çevresindeki bir depoya düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırısının büyük bir yangına ve peş peşe patlamalara yol açtığını, bu nedenle bölgede yüzlerce kişinin tahliye edildiğini bildirdi. Yetkililer, saldırının sadece altyapıyı değil, doğrudan sivillerin yaşam alanlarını da hedef aldığını belirterek, ülke genelinde evlerin, depoların ve bir alışveriş merkezinin vurulduğunu açıkladı.
Kiev'de gece dehşeti: Depo yangını ve tahliyeler
Kiev bölgesel askeri yönetiminin verdiği bilgiye göre, başkentin güney eteklerindeki bir depoya isabet eden Rus İHA'sı, kısa sürede büyüyen yangına ve ardı ardına yaşanan patlamalara neden oldu. Olay yerine çok sayıda itfaiye ve kurtarma ekibi sevk edilirken, alevlerin çevredeki binalara sıçramaması için geniş güvenlik şeridi oluşturuldu. Bölge sakinlerinin büyük bir kısmı geceyi geçici barınma merkezlerinde geçirdi. Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, saldırıda ilk belirlemelere göre can kaybının olmadığını ancak maddi hasarın boyutunun büyük olduğunu duyurdu.
Ukrayna Hava Kuvvetleri, gece boyunca ülkenin farklı bölgelerinde Rusya tarafından fırlatılan onlarca İHA'nın önemli bir kısmının düşürüldüğünü, ancak bazılarının hedeflerine ulaştığını kaydetti. Özellikle Harkiv, Dnipro ve Zaporijya şehirlerinde de benzer saldırıların yaşandığı, bazı konut binalarının isabet aldığı bildirildi. Sivil yerleşim yerlerine yönelik bu saldırılar, uluslararası insancıl hukuk bağlamında ciddi endişelere yol açıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Savaşın siviller üzerindeki ağırlığı
Bu son saldırı dalgası, Rusya'nın Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bir döneme denk geldi. Kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte, Rus ordusunun stratejisinin sivilleri yaşam koşulları üzerinden hedef alarak Ukrayna'yı zayıflatmak olduğu yorumları yapılıyor. Uzmanlar, Türkiye'nin arabuluculuğunda sürdürülen diplomatik çabaların şu ana kadar kalıcı bir ateşkes sağlayamadığına dikkat çekiyor.
Bu arada, Avrupa Birliği ve NATO ülkelerinden gelen tepkiler de sert oldu. Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, "Sivillere yönelik bu saldırılar savaş suçu kapsamındadır ve failler adalet önünde hesap vereceklerdir" ifadelerini kullandı. Görünen o ki, savaş tüm şiddetiyle devam ederken, diplomasi masasındaki umutlar her geçen gün azalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Karadeniz'deki güvenlik dengelerinin kilit ülkesi olarak bu çatışmadan doğrudan etkilenmektedir. Sivillere yönelik saldırıların tırmanması, Türkiye'nin arabuluculuk rollerinin önemini artırırken, Türkiye'nin tahıl koridoru girişimlerinin geleceğini de tehdit etmektedir. Ayrıca, savaşın uzaması, Türkiye'nin enerji ithalat maliyetlerini yükseltmekte ve turizm ile ticaret gelirlerinde kayıplara neden olmaktadır. Türk savunma sanayii, Ukrayna'yla olan iş birliklerini sürdürse de, Rusya ile olan ilişkilerini de dengelemek zorundadır. Bu bağlamda Ankara, hem sahada hem masada barışın tesisi için diplomasiye ağırlık vermelidir.