Nepal ile Çin arasındaki sınır bölgesinde meydana gelen ani sellerde ölü sayısı her geçen saat artarken, kurtarma ekipleri dördüncü günde de enkaz altında kalanları ve mahsur kalanları kurtarmak için yoğun çaba harcıyor. Yetkililer, özellikle dağlık arazideki uzak köylerde hâlâ ulaşılamayan onlarca kişi olabileceğini belirtiyor.
Felaket, bölgede etkili olan şiddetli muson yağmurlarının yol açtığı ani sel ve toprak kaymalarının ardından Çarşamba günü meydana geldi. Nepal'in kuzeydoğusundaki Sankhuwasabha bölgesi ile Çin'in Tibet Özerk Bölgesi sınırındaki dağlık alanlarda, onlarca ev sular altında kaldı veya toprak altına gömüldü.
Gelişmenin Arka Planı
Yetkililer, şu ana kadar en az 15 kişinin hayatını kaybettiğini, 40'tan fazla kişinin ise yaralandığını açıkladı. Ancak ölü sayısının artmasından endişe ediliyor. Kurtarma ekipleri, bölgeye ulaşmakta güçlük çekiyor; yolların çoğu sel nedeniyle kullanılamaz durumda. Nepal ordusu ve polisi, helikopterlerle havadan müdahale ederken, sınırın Çin tarafında da arama kurtarma ekipleri görev yapıyor.
Felaketin yaşandığı bölge, Himalayalar'ın eteklerinde, deniz seviyesinden 3.000 metre yükseklikteki köylerden oluşuyor. Bu köylerde yaşayanların çoğu, tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlıyor. Sel, köylerdeki evlerin yanı sıra tarım arazilerini de kullanılamaz hale getirdi. Bölge halkı, yetkililerin ifadesiyle "sırtlarındaki kıyafetlerden başka hiçbir şeyleri olmadan" tahliye ediliyor.
Nepal hükümeti, bölgede acil durum ilan etti ve uluslararası yardım çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler ve birçok sivil toplum kuruluşu, bölgeye insani yardım ulaştırmak için harekete geçti. Ancak zorlu coğrafi koşullar ve altyapı eksikliği, yardımların ulaştırılmasını geciktiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu felaket, iklim değişikliğinin etkisiyle giderek daha sık ve şiddetli hale gelen ani sellerin bölgede yarattığı yıkımın son örneği. Himalayalar, küresel ısınmanın etkisiyle eriyen buzullar ve değişen yağış rejimleri nedeniyle doğal afetlere karşı giderek daha kırılgan hale geliyor. Bilim insanları, bu tür aşırı hava olaylarının gelecekte daha da artabileceği uyarısında bulunuyor.
Nepal, iklim değişikliğinden en az sorumlu olmasına rağmen en çok etkilenen ülkelerden biri. Ülke, her yıl sel, toprak kayması ve çığ gibi afetlerle mücadele etmek zorunda kalıyor. Bu durum, gelişmiş ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum süreçlerine yeterli finansal destek sağlamadığı eleştirilerini de beraberinde getiriyor.
Bölgede yaşanan bu felaket, Çin ve Nepal arasındaki sınır ötesi iş birliğinin önemini de ortaya koyuyor. İki ülke, Himalayalar'daki ortak sınır bölgelerinde doğal afetlere karşı daha koordineli bir şekilde mücadele etmek için mekanizmalar geliştirmeye çalışıyor. Ancak bu tür felaketlerin sınır tanımayan etkisi, uluslararası dayanışmanın gerekliliğini bir kez daha gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğal afetlerle mücadelede deneyimli bir ülke olarak, bu tür felaketlerde uluslararası dayanışmaya katkı sağlayabilir. Ayrıca, iklim değişikliğinin yol açtığı aşırı hava olayları, Türkiye'nin de dahil olduğu Akdeniz havzası dahil tüm dünyada tarım, su kaynakları ve yerleşim yerleri üzerinde ciddi tehditler oluşturuyor. Bu felaket, Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum politikalarını güçlendirmesi ve afet yönetimi kapasitesini artırması gerektiğine dair önemli bir hatırlatma niteliği taşıyor. Ayrıca, bölgesel istikrar açısından Nepal'deki bu tür insani krizler, göç hareketlerini tetikleyebilir ve bu da Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgesel dinamikleri etkileyebilir.