Birleşik Krallık'ta 23 Haziran 2016'da yapılan Avrupa Birliği referandumunun üzerinden tam on yıl geçti. 'Brexit' olarak adlandırılan bu tarihi karar, İngiliz siyasetinde derin kırılmalara yol açarken, ülkenin küresel konumunu da temelden değiştirdi. Referandum sonucunun açıklandığı 24 Haziran sabahından bu yana, İngiltere'deki siyasi çalkantı ve AB ile ilişkilerdeki belirsizlik dinmedi. Peki, on yıl sonra varılan nokta ne? Brexit hayal kırıklığı mı yarattı, yoksa beklenen faydalar yavaş yavaş mı ortaya çıkıyor? Bu sorular, hem İngiltere'de hem de AB'de hararetle tartışılmaya devam ediyor.
Brexit'in Siyasi ve Ekonomik Mirası
Referandum sonucu, İngiltere'de Muhafazakar Parti içinde iktidar mücadelelerine ve birbiri ardına gelen başbakan değişikliklerine neden oldu. David Cameron'un istifasının ardından Theresa May, Boris Johnson, Liz Truss ve Rishi Sunak gibi liderler göreve geldi ancak hiçbiri Brexit'in yarattığı toplumsal bölünmeyi tamir edemedi. Brexit sonrası imzalanan Ticaret ve İşbirliği Anlaşması, AB ile ilişkileri düzenlese de, özellikle Kuzey İrlanda Protokolü konusunda yaşanan anlaşmazlıklar sürüyor. Ekonomik cephede ise Brexit'in etkileri tartışmalı. İngiltere'nin AB'den ayrılması, ticarette ek maliyetler ve bürokrasi yaratırken, hizmet sektörü ve finans alanında rekabet gücü sorgulanıyor. Öte yandan, bağımsız ticaret politikası sayesinde Avustralya, Yeni Zelanda ve Hindistan gibi ülkelerle yeni anlaşmalar imzalanması olumlu gelişmeler arasında sayılıyor.
AB-İngiltere İlişkilerinin Geleceği
Brexit'in üzerinden on yıl geçmesine rağmen, İngiltere'de kamuoyunun önemli bir kısmı AB'ye yeniden katılmayı istiyor (Regrexit). Ancak bu siyasi olarak şu an için mümkün görünmüyor. AB ise Brexit sonrası kendi gündemine odaklanmış durumda; genişleme, iklim politikaları ve savunma gibi alanlarda ilerlemeye çalışıyor. İngiltere'nin AB'den ayrılması, AB içinde de entegrasyonun hızlanmasına yol açtı. İki taraf arasındaki ilişkiler, zamanla daha pragmatik bir zemine otururken, güvenlik ve dış politika gibi alanlarda işbirliği devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brexit'in Türkiye için en önemli yansıması, AB ile ilişkiler ve küresel ticaret dengeleri üzerinden oldu. İngiltere'nin AB'den ayrılması, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik sürecini doğrudan etkilemese de, AB'nin genişleme politikasını yeniden şekillendirdi. Türkiye, Brexit sonrası İngiltere ile ikili ticaretini artırmaya yönelik adımlar attı; ancak İngiltere'nin AB'den ayrılması, Türk ihracatçıları için yeni gümrük engelleri yarattı. Ayrıca, Brexit'in ardından İngiltere'nin savunma sanayiinde AB'den bağımsız hareket etme çabaları, Türkiye ile savunma işbirliği açısından yeni fırsatlar doğurabilir. Küresel ölçekte ise Brexit, popülizm ve milliyetçiliğin yükselişine bir örnek olarak görülürken, Türkiye'nin AB ile entegrasyon sürecinde benzer söylemlerin güçlenmemesi için dikkatli olması gerekiyor.