Japon e-ticaret devi Rakuten Group Inc., çeyreklik operasyonel kârının analist tahminlerinin altında kalmasının ardından hisselerinde altı ayın en sert düşüşünü yaşadı. Şirketin Tokyo Borsası'ndaki hisseleri, çarşamba günü yüzde 10'a varan kayıpla kapanışta yüzde 8,5 değer kaybederek 1.224,5 yene (yaklaşık 8,1 dolar) geriledi. Bu, Rakuten hisseleri için Haziran ayından bu yana en büyük günlük düşüş olarak kayıtlara geçti. Düşüşün tetikleyicisi, şirketin bu yılın üçüncü çeyreğinde açıkladığı 90 milyar yen (yaklaşık 600 milyon dolar) tutarındaki operasyonel kârın, piyasanın ortalama beklentisi olan 97,4 milyar yenin oldukça altında kalması oldu.
Gelişmenin arka planı
Rakuten, Japonya'nın en büyük online alışveriş platformlarından biri olarak bilinse de, son yıllarda telekomünikasyon ve fintech alanlarındaki yatırımları nedeniyle maliyetleri artan bir görünüm sergiliyor. Şirket, 2020 yılında mobil ağ operatörü olarak pazara girmiş, ancak bu alandaki yoğun rekabet ve altyapı yatırımları kârlılığını olumsuz etkilemişti. Üçüncü çeyrek sonuçlarında operasyonel kârdaki artışın yüzde 12 ile sınırlı kalması, yatırımcıların büyüme beklentilerini karşılamaktan uzak bir tablo çizdi. Ayrıca, şirketin bankacılık ve sigorta kollarını içeren fintech segmenti de beklentilerin altında bir performans sergileyerek genel kârlılığı baskıladı.
Analistler, Rakuten'in özellikle e-ticaret tarafındaki büyümesinin yavaşladığına dikkat çekiyor. Japonya'da e-ticaret pazarı olgunlaşırken, Rakuten'in hem yerel rakipleri hem de uluslararası oyuncularla rekabeti daha da kızışıyor. Amazon Japonya'nın güçlü varlığı, Rakuten'i fiyat ve hizmet kalitesi açısından zorluyor. Ayrıca, şirketin mobil servis tarafında abone kazanımı için yaptığı agresif pazarlama harcamaları, kâr marjlarını sıkıştırıyor.
Rakuten, 2023 yılı genelinde operasyonel kârının yüzde 20 artarak 350 milyar yene ulaşacağını öngörüyor. Ancak yılın ilk üç çeyreğindeki toplam operasyonel kârın 215 milyar yen olması, bu hedefin ancak son çeyrekte çok güçlü bir performansla yakalanabileceğini gösteriyor. Piyasa, şirketin verdiği hedefi iyimser buluyor ve bu da hisse üzerindeki baskıyı artıran bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Rakuten'in kâr düşüşü, yalnızca şirketin kendi sorunlarından kaynaklanmıyor; aynı zamanda küresel teknoloji ve e-ticaret sektöründeki genel yavaşlamanın da bir yansıması. Pandemi döneminde artan online alışveriş talebi, normalleşmeyle birlikte hız kesmiş durumda. Bu durum, Amazon, Alibaba ve Shopify gibi küresel oyuncuların da büyüme hızlarını etkiliyor. Öte yandan, Japonya'nın genel ekonomik görünümü, zayıf yen ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle tüketici harcamalarını baskılıyor. Bu da e-ticaret şirketlerinin gelirlerine doğrudan yansıyor.
Rakuten, aynı zamanda Japonya'nın dijital ekonomisinin öncü şirketlerinden biri olarak kabul ediliyor. Şirketin karşılaştığı bu zorluklar, Japon teknoloji hisselerinin genel performansını da etkiliyor. Nikkei 225 endeksi, Rakuten'in düşüşüne paralel olarak hafif bir gerileme kaydetti. Küresel yatırımcılar, Japonya'nın teknoloji sektörüne olan ilgilerini, Rakuten gibi büyük oyuncuların kârlılığına bakarak şekillendiriyor. Bu bağlamda, Rakuten'in finansal sonuçları, Japon borsasında işlem yapan uluslararası fonların risk iştahını da belirleyen önemli bir gösterge haline geliyor.
Şirketin kurucusu ve CEO'su Hiroshi Mikitani, yaptığı açıklamada uzun vadeli büyüme stratejilerine sadık kaldıklarını, mobil ve fintech yatırımlarının zaman içinde değer yaratacağını savundu. Ancak piyasa, kârlılığın ancak 2025 yılında belirgin şekilde artacağına dair şüpheci bir tutum sergiliyor. Rakuten, özellikle mobil tarifelerdeki fiyat savaşları nedeniyle Japonya'da pazar payı kazanmakta zorlanıyor; NTT Docomo, KDDI ve SoftBank gibi üç büyük operatörün hakimiyeti sürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rakuten'in yaşadığı bu mali zorluklar, Türkiye'nin e-ticaret ve finansal teknolojiler alanındaki gelişmeleri açısından dolaylı ama önemli ipuçları barındırıyor. Türkiye'de e-ticaret sektörü hızla büyürken, küresel oyuncuların kârlılık sorunları, bu sektördeki yatırım kararlarını etkileyebilir. Özellikle fintech alanında faaliyet gösteren Türk şirketleri, global ölçekteki bu tür dalgalanmalardan etkilenebilir. Ayrıca, Rakuten'in Japonya'daki deneyimi, Türkiye'deki e-ticaret şirketlerine, büyüme odaklı stratejilerin kârlılıkla dengelenmesi gerektiğine dair bir ders niteliğinde. Türkiye'nin ekonomik istikrarı açısından, yabancı yatırımcıların risk iştahını şekillendiren bu tür gelişmeler, ülkeye yönelik yatırım ortamını da dolaylı olarak etkileyebilir.