Rusya'nın Ukrayna'daki savaşta giderek zor duruma düşmesi, Kremlin'in dikkatini Baltık bölgesine çevirebileceği endişesini artırıyor. Uzmanlara göre Vladimir Putin, yenilgiyi kabullenmek yerine NATO'nun doğu kanadında riskli bir hamleyle dikkatleri dağıtmayı deneyebilir. Böyle bir senaryoda Litvanya, Letonya ve Estonya'nın yanı sıra Polonya da hedefte olabilir. Ancak bu, Rusya'nın bir NATO üyesine saldırması anlamına geleceği için küresel bir krizi tetikleyebilir.
Savaşın seyri ve Putin'in ikilemi
Rus ordusu, Ukrayna'da beklenenden çok daha ağır kayıplar veriyor. Harkiv ve Herson bölgelerinde geri çekilmek zorunda kalan Moskova yönetimi, savaşı kazanmanın imkansıza yakın olduğunu görmeye başladı. Putin'in bu durumdan siyasi olarak sıyrılması, zafer olmadan savaşı sonlandırması neredeyse imkansız. Batılı istihbarat kaynakları, Rus liderin çıkış yolunu Baltık ülkelerinde bir kriz yaratmakta arayabileceğini belirtiyor.
Kremlin'in elindeki araçlar sınırlı: Ukrayna'daki başarısızlığı örtmek için yeni bir cephe açmak ya da NATO'yu yıpratmak amacıyla hibrit saldırılara yönelmek. Litvanya'nın Kaliningrad'a uyguladığı transit kısıtlamaları, Rusya'nın daha önce sert tepki vermesine neden olmuştu. Benzer şekilde Letonya ve Estonya'daki Rus azınlık üzerinden gerilim tırmandırılabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
NATO'nun Baltık ülkelerinde konuşlu çokuluslu taburları, Rusya'nın olası bir hamlesine karşı caydırıcılık sağlamayı hedefliyor. Ancak savunma planlamacıları, Rusya'nın beklenmedik bir noktadan saldırı düzenleme ihtimaline karşı hazırlıklı olunması gerektiğini vurguluyor. ABD ve Almanya, bölgeye ek askeri yığınak yapma kararı aldıklarını duyurdu. Fransız Cumhurbaşkanı Macron, Baltık güvenliğinin Avrupa'nın geleceği açısından kilit önemde olduğunu belirtti. Öte yandan Çin'in Ukrayna savaşındaki dengeli tutumu, Rusya'nın yeni bir cephe açması durumunda Pekin'in Moskova'ya desteğini sorgulamaya açık hale getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Karadeniz'de Rusya ile doğrudan komşu olması nedeniyle Baltık'taki bir gerilimden doğrudan etkilenmese de NATO'nun doğu kanadında yaşanacak bir kriz, ittifakın güney kanadını zorlayabilir. Türkiye'nin boğazlar üzerindeki kontrolü ve Montrö Sözleşmesi'ndeki rolü, Rusya'nın Karadeniz'deki hareket kabiliyetini sınırlandırırken, Ankara'nın NATO içindeki konumu daha da kritik hale gelir. Ayrıca Ukrayna savaşının genişlemesi, Türkiye'nin tahıl koridoru ve esir takası gibi arabuluculuk girişimlerini baltalayabilir. Türkiye, bu senaryoda ittifak dayanışmasını korurken kendi çıkarlarını da gözetmek zorunda kalacaktır.