ABD ile İran arasındaki askeri gerilim üçüncü gününde de devam ediyor. Amerikan ordusu, İran topraklarındaki hedeflere yönelik geniş çaplı hava saldırıları düzenlerken, Tahran yönetimi Ürdün ve Bahreyn'deki ABD hava üslerine balistik füzeler fırlattı. Taraflar arasında savaşın eşiğine gelindiği yorumları yapılırken, uluslararası toplum büyüyen krizi durdurmak için yoğun diplomatik çaba harcıyor. Yaşanan son gelişmeler, bölgede topyekûn bir savaşın tetiklenebileceği endişesini artırdı.
Üçüncü gün hava saldırıları ve füze yağmuru
Kaynaklara göre, ABD savaş uçakları cuma akşamından itibaren İran'ın doğu ve güney bölgelerindeki askeri tesisler ile füze rampalarını hedef aldı. Saldırılarda insansız hava araçları ve seyir füzelerinin de kullanıldığı bildiriliyor. İran resmi ajansı IRNA, saldırılar sonucunda bazı noktalarda hasar oluştuğunu ancak can kaybı yaşanmadığını duyurdu. Öte yandan İran Devrim Muhafızları, Ürdün'deki el-Mafrak Hava Üssü ile Bahreyn'deki Şeyh İsa Hava Üssü'ne onlarca balistik füze fırlattı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), saldırıların başarısız olduğunu ve füzelerin çoğunun hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü açıkladı. Ancak ilk belirlemelere göre en az 2 ABD askerinin hayatını kaybettiği, 30'dan fazla askerin ise yaralandığı öğrenildi. Bölge genelinde alarm seviyesi en üst düzeye çıkarıldı.
Retorik savaşın tırmanışı ve uluslararası tepkiler
Askeri çatışmaların yanı sıra taraflar arasındaki sözlü savaş da giderek kızışıyor. ABD Başkanı Trump, İran'a yönelik "tarihin en sert" yaptırımlarını uygulayacaklarını ve Tahran'ın nükleer programının tamamen sonlandırılmadığı takdirde askeri seçeneğin masada olduğunu söyledi. İran Cumhurbaşkanı Ruhani ise "Saldırganlığa karşı meşru müdafaa hakkımızı sonuna kadar kullanacağız. ABD üsleri cehenneme dönecek" ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, dünya piyasalarında dalgalanmaya yol açarken, petrol fiyatları yüzde 6'nın üzerinde yükseldi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil olarak toplanırken, Rusya ve Çin tarafları itidal çağrısında bulundu. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell "Bölgenin ateşe atılmasını engellemek için mümkün olan her diplomatik yolu deneyeceğiz" dedi. NATO da durumu yakından takip ettiğini ve üyelerinin güvenliği için gerekli tedbirleri alacağını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, coğrafi olarak İran ve Ortadoğu'ya sınırı bulunan bir ülke olarak bu gerginlikten doğrudan etkilenme potansiyeli taşıyor. Yaşanan füze ve hava saldırıları, özellikle Türkiye'nin doğu ve güneydoğu sınırlarına yakın bölgelerde güvenlik riski oluşturabilir. Ayrıca olası bir savaş durumunda, Türkiye'nin enerji tedarik hatları ve bölgesel ticaret yolları tehdit altına girebilir. Rusya ve İran ile imzalanan Astana süreci gibi diplomatik mekanizmaların sorgulanmasına neden olabilecek bu gelişme, Türkiye'nin itidal çağrılarını ve arabuluculuk rollerini daha da önemli kılıyor. Ankara'nın hem NATO müttefiki ABD hem de komşusu İran ile dengeli ilişkilerini sürdürmesi, bölgesel istikrarın korunması açısından kritik bir faktör olarak öne çıkıyor.