Peru Kongresi, 28 Temmuz'da görevi devralacak seçilmiş Başkan Keiko Fujimori'nin yeni yönetimine mali destek sağlamak amacıyla 2.8 milyar dolarlık (yaklaşık 10,5 milyar TL) bütçe artışını onayladı. Salı akşamı yapılan oylamayla kabul edilen genişleme, altyapı projeleri, sağlık, eğitim ve güvenlik gibi temel kamu hizmetlerine kaynak aktarılmasını öngörüyor. Karar, ülkenin mali disiplini ve borç sürdürülebilirliği konusunda tartışmalara yol açtı. Kongre'de yapılan oylamada hükümet yanlısı milletvekillerinin desteğiyle kabul edilen bütçe genişlemesi, muhalefetin sert eleştirilerine hedef oldu. Muhalefet, bu kararın enflasyonu körükleyebileceğini ve kamu borcunu artırabileceğini öne sürüyor.
Fujimori'nin Ekonomik Vizyonu ve Beklentiler
Seçilmiş Başkan Fujimori, seçim kampanyasında kamu yatırımlarını artırma ve ekonomik büyümeyi hızlandırma vaadinde bulunmuştu. Bu bütçe genişlemesi, onun ilk icraatları arasında yer alacak. Ancak analistler, Mevcut Başkan Dina Boluarte'nin istifa edeceği ve Fujimori'nin geçiş sürecini yöneteceği kesin olmakla birlikte, bu kadar büyük bir bütçe artışının mali riske yol açabileceğini belirtiyor. Peru, son yıllarda siyasi istikrarsızlık ve COVID-19 salgınının ekonomik etkileriyle mücadele ediyor. Ülke, 2023'te %1,1 büyürken, 2024'te %2,5 büyüme hedefleniyor. Yeni bütçeyle birlikte enflasyon ve döviz kuru baskıları artabilir. Peru Merkez Bankası, politika faizini %7,75'te sabit tutarken, bu karar faiz indirimi beklentilerini de etkileyebilir.
Bölgesel ve Küresel Bağlam: Latin Amerika'da Benzer Uygulamalar
Peru'daki bu bütçe hamlesi, Latin Amerika'da siyasi geçiş dönemlerinde benzer mali genişlemelerin bir örneği olarak görülüyor. Brezilya, Kolombiya ve Arjantin gibi ülkelerde, yeni yönetimler genellikle ilk yıllarında kamu harcamalarını artırma eğiliminde oluyor. Ancak bu politikalar uzun vadede borçlanma maliyetlerini yükseltebiliyor. Peru'nun kamu borcunun GSYİH'ye oranı %33 seviyesinde bulunuyor ve diğer Latin Amerika ülkelerine kıyasla nispeten düşük. Bu durum, ülkenin hâlâ mali genişleme için bir nebze alanı olduğunu gösteriyor. Öte yandan, küresel faiz oranlarının yüksek seyretmesi ve Çin'deki yavaşlamanın emtia fiyatlarını baskılaması, Peru gibi ihracata dayalı ekonomiler için risk oluşturuyor. Peru'nun bakır ve altın ihracatı, bütçe gelirlerinin önemli bir kısmını oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru’daki bütçe artışı, Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelerdeki mali politikaları izlemesi açısından önemli. Türkiye de benzer şekilde seçim dönemlerinde kamu harcamalarını artırma eğiliminde oluyor. Ancak Peru’nun borç oranının düşük olması, Türkiye’nin yüksek borçluluk oranından farklılaşıyor. Bu durum, mali disiplinin sürdürülebilirliği konusunda Peru’nun daha avantajlı olduğunu gösteriyor. Ayrıca, Peru’nun siyasi istikrarsızlık geçmişi, Türkiye için bir ders niteliği taşıyor: Sık hükümet değişiklikleri ve yolsuzluk iddiaları, yatırımcı güvenini zedeliyor. Türkiye’nin Latin Amerika ile ticari ilişkileri sınırlı olsa da, bu tür gelişmeler küresel yatırım akışları ve emtia fiyatları üzerinden dolaylı etkiler yaratabilir.