Norveç, uzun yıllar tahtta kalan Kral V. Harald'ı kaybetmenin yasını tutuyor. Başkent Oslo'da bulunan Kraliyet Sarayı önünde toplanan binlerce kişi, sevilen krala son görevini yerine getirirken, saraydan yapılan açıklamada Kral V. Harald'ın vefatının ardından oğlu Veliaht Prens Haakon'un, VIII. Haakon adıyla tahta çıktığı duyuruldu. Yeni kral, babasının cenazesinin ardından yaptığı ilk konuşmada, aile sloganı olan 'her şey Norveç için' ifadesini benimseyerek ülkesine hizmet edeceğini vurguladı.
Bir Dönemin Kapanışı: Kral V. Harald'ın Mirası
1937 doğumlu Kral V. Harald, 1991 yılında babası V. Olav'ın vefatı üzerine tahta çıkmış ve 34 yıl boyunca Norveç'e hükmetmişti. Ülkesinin II. Dünya Savaşı'ndaki işgaline tanıklık eden Harald, savaş sonrası dönemde Norveç'in yeniden inşasında ve modern bir monarşiye dönüşümünde önemli bir rol oynadı. Özellikle 2020'deki kalp ameliyatı sonrası sağlık sorunlarıyla mücadele etmiş, ancak halkıyla bağını hiç koparmamıştı. Yapılan anketler, Kral Harald'ın halk arasında yüzde 90'ın üzerinde bir destek oranına sahip olduğunu gösteriyordu. Cenaze törenine, aralarında İsveç Kralı Carl XVI. Gustaf, Danimarka Kraliçesi II. Margrethe ve Britanya Kralı III. Charles'ın da bulunduğu birçok Avrupalı hükümdar, devlet başkanı ve siyasetçi katıldı. Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre, yaptığı açıklamada, 'Kral Harald, milletimizin birliğinin sembolüydü. Onun liderliği ve tevazuu, hepimiz için örnek oldu.' ifadelerini kullandı.
Kral V. Harald'ın cenaze töreni, ülke tarihinde görülmemiş bir katılımla gerçekleşti. Oslo sokakları, tabutu taşıyan top arabasını selamlamak için toplanan insanlarla doldu. Norveç Kraliyet Muhafızları'nın eşlik ettiği törende, halk gözyaşları içinde kralına veda etti. Kraliyet Sarayı'nda düzenlenen özel bir törenle tabuta sarılan Norveç bayrağı, ardından ülkenin en büyük kilisesi olan Nidaros Katedrali'ne götürüldü. Burada düzenlenen dini törenin ardından Kral Harald, aile bireylerinin de bulunduğu özel bir mezara defnedildi.
Yeni Kral VIII. Haakon ve Norveç'in Geleceği
Yeni Kral VIII. Haakon, 1973 doğumlu olup, Oxford Üniversitesi'nde siyaset bilimi eğitimi almıştır. Veliahtlık döneminde Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nda (UNDP) görev almış, özellikle gençlik ve iklim konularındaki duyarlılığıyla tanınmıştır. 2001 yılında evlendiği eşi Kraliçe Mette-Marit ile birlikte halkla iç içe bir yaşam süren Haakon, modern ve sade bir monarşi anlayışını benimsiyor. Babasının aksine daha aktif bir siyasi rol üstlenebileceği yorumları yapılırken, Haakon tahta çıkış konuşmasında, 'Norveç halkına layık olmaya çalışacağım. Babamın başlattığı işi, aynı kararlılıkla sürdüreceğim. Sloganımız değişmedi: Her şey Norveç için.' dedi. Uzmanlar, VIII. Haakon döneminde monarşinin daha genç bir profile kavuşacağını ve iklim değişikliği, sürdürülebilirlik gibi küresel meselelerde daha görünür bir rol oynayacağını öngörüyor.
Norveç'teki monarşi, Anayasa'da belirlenen yetkileriyle büyük ölçüde sembolik bir konuma sahip. Bununla birlikte kral, devlet başkanı olarak ülkeyi temsil etme, hükümetin kurulmasında ve önemli devlet törenlerinde resmi görevler üstlenme yetkisine sahip. Yeni Kral'ın, ülkenin en büyük ticaret ortakları arasında yer alması ve NATO üyesi olması nedeniyle, özellikle Avrupa Birliği ile ilişkilerde ve güvenlik politikalarında önemli bir aktör olacağı belirtiliyor. Norveç, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarının ardından NATO'nun kuzey kanadında stratejik bir öneme sahip.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kral V. Harald'ın vefatı ve VIII. Haakon'un tahta çıkışı, Türkiye-Norveç ilişkileri açısından doğrudan bir değişiklik yaratmayacak olsa da, iki ülke arasındaki diplomatik temasların ve ticari iş birliklerinin devamı açısından önem teşkil ediyor. Norveç, NATO'nun önemli bir üyesi olarak Türkiye ile aynı ittifak içinde yer alıyor. İki ülke arasında özellikle savunma sanayi, enerji ve denizcilik alanlarında iş birliği potansiyeli bulunuyor. Yeni Kral'ın küresel iklim politikalarına verdiği önem, Türkiye'nin de enerji dönüşümü hedefleriyle örtüşen bir zemin hazırlayabilir. Uzun vadede, monarşi değişikliğinin iki ülke arasındaki ilişkilerde olumlu bir ivme yaratması beklenebilir.