Nepal'in başkenti Katmandu yakınlarındaki Trisuli Nehri'nde meydana gelen ani ve şiddetli seller, ülkeyi yasa boğarken, sosyal medyada yayınlanan video görüntüleri, insanların balkonlarda hayata tutunma mücadelesini gözler önüne serdi. BBC Verify ekibi, afet bölgesinden onlarca videoyu doğrulayarak, görgü tanıklarının ifadeleriyle örtüşen bir kurtuluş hikayesini ortaya çıkardı. Seller, özellikle Trisuli Nehri çevresindeki yerleşim yerlerinde büyük yıkıma yol açtı ve yüzlerce kişi evlerinde mahsur kaldı. Yetkililer, can kaybının artmasından endişe ederken, arama kurtarma çalışmaları helikopter ve botlarla sürüyor. Bu felaket, Nepal'in kırılgan altyapısını ve iklim değişikliğinin tetiklediği aşırı hava olaylarına karşı dirençsizliğini bir kez daha gündeme getirdi.
Gelişmenin arka planı
Trisuli Nehri, Nepal'in orta kesimlerinden geçen ve birçok yerleşim yeri için hayati önem taşıyan bir su kaynağı. Ancak muson yağmurlarının şiddetini artırması, nehrin taşarak çevresindeki düzlükleri sular altında bırakmasına neden oldu. BBC Verify'nin doğruladığı videolardan birinde, bir binanın ikinci katındaki balkonda toplanmış yaklaşık on kişi, çevresini saran kahverengi sulara karşı çaresizce bekliyor. Görüntülerde, mahsur kalanların bazılarının el sallayarak yardım istediği, bazılarının ise cep telefonlarıyla son anları kaydettiği görülüyor. Başka bir videoda ise, bir grup insanın çatıya tırmanarak canlarını kurtarmaya çalıştığı, aşağıda akıntıya kapılan ev eşyalarının sürüklendiği anlar yer alıyor.
Nepal İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, son 48 saatte en az 110 kişinin hayatını kaybettiği, 64 kişinin ise kayıp olduğu bildirildi. Yetkililer, ölü sayısının artabileceği uyarısında bulunurken, kurtarma ekipleri çamur ve enkaz altında kalanları arıyor. Başkent Katmandu'da da etkili olan şiddetli yağışlar, birçok mahalleyi su altında bıraktı ve ulaşımı felç etti. Okullar tatil edilirken, hastanelerde acil durum ilan edildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Nepal'deki bu yıkıcı sel, Güney Asya genelinde artan iklim kaynaklı afetlerin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, iklim değişikliği nedeniyle muson yağmurlarının daha düzensiz ve şiddetli hale geldiğini, bunun da bölgede sel ve toprak kayması riskini artırdığını vurguluyor. Himalayaların eteklerinde yer alan Nepal, küresel ısınmanın etkisiyle eriyen buzulların oluşturduğu buzul göllerinin taşması riskiyle de karşı karşıya. Bu durum, yalnızca Nepal için değil, Hindistan ve Bangladeş gibi aşağı havza ülkeleri için de ciddi bir tehdit oluşturuyor. Öte yandan, bölgedeki altyapı yetersizliği ve plansız kentleşme, doğal afetlerin etkisini katlayarak artırıyor. Uluslararası yardım kuruluşları, Nepal'e acil insani yardım göndermeye başlarken, Birleşmiş Milletler de iklim değişikliğiyle mücadelede gelişmekte olan ülkelere daha fazla destek verilmesi çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Güney Asya'daki doğal afetlere kayıtsız kalmayan ülkeler arasında yer alıyor. Nepal'de meydana gelen bu sel felaketi, Türkiye'nin bölge ülkeleriyle olan insani diplomasi ilişkilerini güçlendirme fırsatı olarak görülebilir. Türkiye, daha önce de Pakistan ve Bangladeş'teki sel felaketlerinde arama kurtarma ekipleri ve insani yardım göndererek dayanışma göstermişti. Bu tür afetler, aynı zamanda Türkiye'nin afet yönetimindeki deneyimini paylaşabileceği ve bölgesel krizlere müdahale kapasitesini artırabileceği alanlar olarak dikkat çekiyor. Türkiye'nin bu felakete hızlı ve etkili bir şekilde yanıt vermesi, hem ikili ilişkileri olumlu etkileyecek hem de uluslararası platformda Türkiye'nin itibarını artıracaktır.