Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Ankara ve Bakü ile normalleşme sürecini hızlandırırken, ABD öncülüğündeki Zangezur Koridoru projesine verdiği destek nedeniyle Tahran yönetimini ikna etmek için yoğun bir diplomatik mesai harcıyor. Paşinyan, İran'ın artan rahatsızlığına rağmen, bölgesel ulaşım hatlarının çeşitlendirilmesi ve ekonomik entegrasyonun derinleştirilmesi hedefinden vazgeçmiyor. Ermenistan Başbakanı, bir yandan Türkiye ve Azerbaycan ile sınırların açılması ve diplomatik ilişkilerin kurulması için adımlar atarken, diğer yandan İran'a verdiği güvencelerle Tahran'ın endişelerini gidermeye çalışıyor.
Üçlü normalleşme süreci ve İran'ın hassasiyeti
Ermenistan ile Türkiye arasında 2021 yılında başlayan özel temsilci görüşmeleri, Azerbaycan ile sınır belirleme komisyonu toplantıları ve barış anlaşması müzakereleri, Paşinyan hükümetinin dış politika öncelikleri arasında yer alıyor. Bu süreçte ABD ve Avrupa Birliği'nin desteklediği 'Zangezur Koridoru' projesi, İran'ın tepkisini çekiyor. Tahran, Nahçıvan'a bağlanacak bu koridorun, kuzey-güney ticaret rotasını zayıflatacağından ve bölgedeki nüfuzunu azaltacağından endişe ediyor. Paşinyan, İran Dışişleri Bakanı ve diğer üst düzey yetkililerle yaptığı görüşmelerde, koridorun İran'ın çıkarlarına zarar vermeyeceğini, aksine bölgesel ticareti artırarak herkese fayda sağlayacağını savunuyor. Ayrıca Ermenistan'ın İran sınır güvenliğine saygı duyduğunu ve transit geçişlerde Tahran'ın onayı olmadan adım atılmayacağını taahhüt ediyor.
Paşinyan'ın bu çabalarına rağmen, İran'ın güvensizliği derin. İran Devrim Muhafızları'na yakın kaynaklar, Zangezur Koridoru'nun 'İsrail ve ABD'nin bölgeye sızma planı' olduğunu iddia ediyor. Paşinyan bu iddiaları reddetse de, Tahran'daki şüphecilerin sayısı az değil. Özellikle Ermenistan'ın ABD ile askeri tatbikatlar yapması ve Batı yanlısı bir çizgi izlemesi, İran'ı rahatsız ediyor. Paşinyan ise İran'la stratejik ortaklığı vurgulayarak, 'Ermenistan kimsenin aleyhine bir projede yer almaz' mesajı veriyor.
Bölgesel ve küresel boyutu
Ermenistan'ın bu denge politikası, sadece Kafkasya'yı değil, Orta Doğu ve Avrasya enerji güvenliğini de ilgilendiriyor. Zangezur Koridoru, Azerbaycan'ı Nahçıvan üzerinden Türkiye'ye bağlayarak Hazar enerji kaynaklarının Avrupa'ya taşınmasını kolaylaştıracak. Bu durum, Rusya'nın bölgedeki etkisini azaltırken, İran'ın Türkiye ve Azerbaycan'a yönelik ekonomik manevra kabiliyetini sınırlandırabilir. Ayrıca, Paşinyan'ın ABD ve AB ile yakınlaşması, Rusya'yı tedirgin ediyor. Moskova, Ermenistan'ın Batı'ya kaymasını engellemek için İran ve Türkiye'yi kullanabilir. Paşinyan ise tüm aktörleri memnun etmeye çalışarak egemenliğini korumayı hedefliyor. Ancak bu, Paşinyan'ı sürekli bir ip cambazına dönüştürüyor: Her yeni adımı, en az bir büyük gücün tepkisini çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ermenistan ile normalleşme sürecine ve Zangezur Koridoru'na büyük önem veriyor. Koridor, hem Azerbaycan ile kara bağlantısını güçlendirecek hem de Türkiye'nin Orta Asya ve Hazar bölgesine erişimini kolaylaştıracak. Paşinyan'ın İran'ı yatıştırma çabaları Türkiye'nin çıkarlarıyla çelişmiyor; aksine Tahran'ın olası bir sabotaj veya diplomatik engelini ortadan kaldırmaya yardımcı oluyor. Ancak Türkiye, İran'ın bölgedeki varlığını ve Paşinyan'ın olası tavizlerini yakından izlemeli. Ankara, normalleşme sürecinin hızlanması için Ermenistan'a destek verse de, İran'a verilecek aşırı güvencelerin Zangezur Koridoru'nun hayata geçmesini geciktirmesine izin vermemelidir. Ayrıca, Paşinyan'ın Batı'ya yakınlaşması, Türkiye'nin Rusya ve İran ile rekabetinde kısa vadede fırsatlar yaratabilir, ancak uzun vadede Ermenistan'ın ABD yanlısı bir pozisyon alması Türkiye için yeni zorluklar doğurabilir.