Çin'in belirleyici etkisi altındaki Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), tıpkı BRICS gibi Hindistan'a sunduğu sınırlı faydalarla gündemde. Yeni Delhi yönetimi, örgütün karar alma mekanizmalarındaki ağırlığının giderek azaldığını ve üyelikten beklenen stratejik kazanımların gerçekleşmediğini görüyor. Üyelikten kaynaklanan yükümlülükler ise devam ediyor.
ŞİÖ'nün Artan Çin Etkisi ve Hindistan’ın Hayal Kırıklığı
2001 yılında kurulan ve bugün sekiz üyesi bulunan Şanghay İşbirliği Örgütü, başlangıçta güvenlik ve ekonomi odaklı bir platform olarak tasarlandı. Ancak Çin'in özellikle Kuşak ve Yol Projesi kapsamında Orta Asya'da artan nüfuzu, örgütün gündemini şekillendirirken New Delhi'nin etkisini sınırlandırıyor.
Hindistan'ın 2017'de tam üyeliğe kabul edilmesiyle birlikte büyük beklentiler oluşmuştu. Özellikle Pakistan'la yaşanan terör sorununda ŞİÖ platformunun dolaylı bir baskı aracı olabileceği umuluyordu. Ancak Çin'in Pakistan'a verdiği sarsılmaz destek nedeniyle bu beklentiler boşa çıktı. Örgütün Pakistan'ı terörle mücadelede hesap vermeye zorlayacak bir mekanizma kurmadığı, hatta bildirilerde bu konudaki ifadelerin yumuşatıldığı görülüyor.
Hindistan'ın ŞİÖ'ye üyeliğinden elde ettiği diğer bir beklenti ise Orta Asya ülkeleriyle güvenlik alanında iş birliğini artırmaktı. Ancak bu alandaki ilerleme, Çin'in bölgedeki baskın konumu nedeniyle sınırlı kaldı. Örgütün Hindistan'a sağladığı tek somut fayda ise sınırlı ticari ve kültürel temasların sürdürülmesi oldu.
Hindistan'ın ŞİÖ'ye Yaklaşımında Yeni Dönem
Hindistan'ın ŞİÖ'ye olan ilgisi, özellikle son yıllarda Üçlü Güvenlik Diyaloğu (ABD-Hindistan-Avustralya-Japonya) ve BRICS gibi çok taraflı platformların öne çıkmasıyla azaldı. Uzmanlar, Yeni Delhi'nin ŞİÖ'deki varlığını sürdürmesine rağmen örgütü stratejik bir öncelik olarak görmediğini belirtiyor. Hindistan'ın 2020'de Rusya'nın Ufa kentinde düzenlenen zirveye katılımı da bu durumu doğrular nitelikte.
Hindu milliyetçisi hükümetin izlediği çok yönlü dış politika anlayışı çerçevesinde ŞİÖ, Hindistan'ın çıkar alanlarında sınırlı bir araç konumunda. Özellikle sınır güvenliği ve terörle mücadele gibi alanlarda Batı ittifaklarıyla kurduğu ilişkiler daha derin ve stratejik öneme sahip. Bu da ŞİÖ'nün Hindistan için değerini her geçen gün azaltıyor.
Öte yandan ŞİÖ üyeliğinin devam etmesi, Hindistan'ın Orta Asya'da Rusya ve Çin ile rekabet edebileceği tek platform olma özelliğini taşıyor. Ancak bu rekabetin Hindistan lehine bir sonuç üretmediği gözlerden kaçmıyor. Örgütün yapısal sorunları ve Çin'in belirleyici rolü, Hindistan'ın örgütten beklediği faydayı minimize ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ŞİÖ'nün Hindistan için azalan faydası, Türkiye'nin örgüte yönelik olası üyelik tartışmaları bağlamında önemli bir örnek teşkil ediyor. Ankara, mevcut NATO üyeliği ve AB süreci ile çelişmeyecek şekilde ŞİÖ ile diyaloğunu geliştiriyor. Ancak Hindistan deneyimi, örgütün karar alma mekanizmalarındaki Çin ağırlığının üye ülkelerin beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin özellikle Orta Asya'daki Türk cumhuriyetleriyle olan bağları ve enerji koridorları konusundaki hedefleri, ŞİÖ'yü Ankara için cazip kılsa da, elde edilecek kazanımların sınırlı olabileceği ve üyelik maliyetlerinin göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulanmalı.