İspanya'nın kuzeyindeki Pamplona kentinde bu yıl dördüncü kez düzenlenen San Fermín boğa koşusu, arnavut kaldırımlı dar sokaklarda hızlı ve tehlikeli bir mücadeleye sahne oldu. Yetkililer, koşu sırasında 9 kişinin yaralandığını açıkladı. Yaralılardan birinin boynuz darbesi aldığı, diğerlerinin ise düşme ve ezilme sonucu hafif sıyrıklarla kurtulduğu belirtildi. Olay, her yıl binlerce turistin katılımıyla gerçekleşen geleneksel etkinliğin ne denli riskli olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Geleneksel boğa koşusunun arka planı
San Fermín festivali, her yıl 6-14 Temmuz tarihleri arasında Pamplona'da düzenleniyor. Festivalin en bilinen etkinliği olan "encierro" (boğa koşusu), her sabah 8'de başlıyor ve katılımcıların öfkeli boğaların önünde dar sokaklardan koşarak boğa güreşi arenasına ulaşmasını içeriyor. Koşu yaklaşık 875 metre uzunluğunda ve 2-3 dakika sürüyor. Bu yılki dördüncü koşuya 6 boğa ve 8 yedek boğa katıldı. Yetkililer, yaralıların hastaneye kaldırıldığını ve durumlarının iyi olduğunu bildirdi.
Festival, 1591 yılından bu yana düzenleniyor ve özellikle Ernest Hemingway'in 1926 tarihli "Güneş de Doğar" romanı sayesinde uluslararası üne kavuştu. Her yıl yaklaşık 1 milyon kişi festivali ziyaret ediyor. Ancak etkinlik, hayvan hakları savunucularının yoğun eleştirilerine maruz kalıyor. Koşular sırasında boğaların strese girdiği ve sakatlandığı, zaman zaman da katılımcıların ciddi yaralanmalar yaşadığı biliniyor. Geçen yıl bir kişi boynuz darbesiyle ağır yaralanmış, 2019'da ise 37 kişi yaralanmıştı.
Boğa koşusu tartışmaları ve güvenlik önlemleri
San Fermín boğa koşusu, İspanya'nın geleneksel kültürünün bir parçası olarak savunulurken, son yıllarda hayvan hakları örgütleri tarafından şiddetle eleştiriliyor. Etkinlik sırasında boğaların şehir merkezinde koşturulması ve ardından arenada öldürülmesi, hayvanlara eziyet olarak nitelendiriliyor. Buna karşın, festival Katalonya ve Bask Bölgesi'ndeki bazı yerel yönetimlerin boğa güreşlerini yasaklamasına rağmen Navarra bölgesinde devam ediyor. Güvenlik önlemleri kapsamında koşu güzergahı boyunca ahşap bariyerler kuruluyor ve sağlık ekipleri hazır bulunuyor. Ancak her yıl olduğu gibi bu yıl da yaralanmalar yaşandı.
Uzmanlar, boğa koşularının kültürel bir miras mı yoksa çağdışı bir eziyet mi olduğu konusunda bölünmüş durumda. İspanya'da yapılan anketler, halkın yaklaşık yarısının boğa güreşlerinin yasaklanmasını desteklediğini gösteriyor. Avrupa Birliği ise hayvan refahı standartlarını yükseltme çabaları kapsamında bu tür etkinliklere dolaylı olarak baskı uyguluyor. Bununla birlikte, Pamplona belediyesi festivalin süreceğini ve daha sıkı güvenlik önlemleri alınacağını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
San Fermín boğa koşusu, Türkiye'deki benzer kültürel etkinliklerle karşılaştırıldığında bir referans noktası oluşturmuyor. Ancak Avrupa Birliği'ndeki hayvan hakları tartışmaları, Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde benzer düzenlemeleri gündemine alabileceğini gösteriyor. Türkiye'de 2011 yılında kabul edilen Hayvanları Koruma Kanunu'na rağmen, geleneksel şenliklerde hayvanların kullanımı devam ediyor. Bu haber, Türk turizm sektörü açısından da bir uyarı niteliği taşıyor: Kültürel etkinliklerin sürdürülebilirliği, hayvan refahı standartlarına uyumla doğru orantılı hale geliyor. Ayrıca, Avrupa'da artan hayvan hakları bilinci, Türkiye'deki sivil toplum örgütlerine de ilham kaynağı olabilir. Bu çerçevede, Türkiye'nin turizm ve kültür politikalarında etik turizm kavramını daha fazla dikkate alması gerektiği anlaşılıyor.